Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1441 E. 2024/1003 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1441
- Karar No
- 2024/1003
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1441 Esas 2024/1003 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1441 KARAR NO : 2024/1003 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2022 NUMARASI : 2022/25 Esas 2022/421 Karar DAVACI : VEKİLLERİ DAVALILAR : DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2022 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2024 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı ve borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, icra takibi konusu bedelin tahsili için hukukun ve mevzuatın gerekliliklerin yerine getirilmeden müvekkillerinden bu bedel talep edilmeden temerrüte düşürülmeden direkt olarak icra takibine başlandığını, temerrütün oluşabilmesi için borçlunun mütemerrit hale getirilebilmesi için borcun muaccel olması, ayrıca alacaklının da ihtar ile bunu talep etmesi şartlarının sağlanması gerektiğini, davacının alacağı olduğunu iddia ettiği bedeli talep etmediğini, etmemekle birlikte alacağın olduğunu da kanıtlayamadığını, davalıların borcunun bulunmadığını, müvekkillerinin kefil iradesinin olmadığını, kefalet süresi ve kefil olduğu miktarın açıkça kendi el yazısı ile yazılması gerekirken böyle bir beyanlarının bulunmadığını, kredi sözleşmesinde faizin belirtilmediğini, temerrüt faiz oranı taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadıkça akdi faiz uygulanması gerektiğini, davacının tüm talepleri gibi icra inkar tazminatı isteminin de talebe dayanak kredi sözleşmesine ilişkin ihtilaf yargılamaya muhtaç olduğundan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı banka ile dava dışı ... Petrol Ürünleri ... A.Ş. arasında 2 adet genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, 27/09/2013 tarihli sözleşmede davalı ...'ın müteselsil kefaletinin bulunduğu, davalı ... ... A.Ş.'nin kaşesi üzerine atılı bir imza bulunmadığı, 07/11/2016 tarihli sözleşmede ise her iki davalının müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, davalı ...'ın asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, kredi sözleşmeleri kapsamında dava dışı asıl borçluya kredi kullandırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ile davalı kefillere ihtarname tebliğe çıkartılarak ihtarnamede belirtilen miktarın tebliğden itibaren 1 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirketin sözleşmede yazılı adresine tebliğe çıkarılıp taşındığından bahisle 12/03/2019 tarihinde iade edildiği, sözleşmenin 18. maddesi de nazara alınarak 12/03/2019 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı, davalı ...'a 13/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... ... A.Ş.'ye çıkartılan tebligatın iade edildiği, bu durumda davalı ... için temerrüdün ihtarnamede verilen sürenin de eklenmesiyle 15/03/2019 tarihinde oluşacağı, diğer davalı kefile ihtarname tebliğ edilemediğinden takip tarihi itibariyle temerrüdün oluşacağı, takip tarihine kadar akdi faiz işletilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi ve oranı başlıklı 12. maddesinde bankaca kedilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın %50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahip olduğunun düzenlendiği, bankaca dosyaya sunulan kredi hesap hareketlerinin incelenmesinde %30 oranının fiilen uygulanan faiz oranı olduğu, temerrüt faiz oranı %39 olarak talep edilmiş ve belirlenmiş olup bu oranın yerinde olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda borç miktarının hesaplandığı, davalı ...'ın temerrüt tarihi de nazara alınarak bu davalı yönünden yapılan hesaplamanın yerinde olduğu ve borcun 351.393,73 TL asıl alacak, 68.522,34 TL işlemiş akdi faiz, 423.899,88 TL işlemiş temerrüt faizi, 4.782,87 TL masraf, 1.367,18 TL sabit faiz BSMV, 21.431,38 TL işlemiş faiz BSMV'si olmak üzere toplam 871.397,38 TL olduğu, davalı kefil ... .... A.Ş.'nin takip tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından takibe kadar akdi faiz işletilmesi suretiyle yapılan hesaplamanın yerinde bulunduğu, borcun 351.393,73 TL asıl alacak, 63.794,60 TL işlemiş akdi faiz, 330.804,56 TL işlemiş temerrüt faizi, 4.782,87 TL masraf, 1.367,18 TL sabit faiz BSMV, 16.540,23 TL işlemiş faiz BSMV'si olmak üzere toplam 768.683,17 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında itirazının 351.393,73 TL asıl alacak, 68.522,34 TL işlemiş akdi faiz, 423.899,88 TL işlemiş temerrüt faizi, 4.782,87 TL masraf, 1.367,18 TL BSMV, 21.431,38 TL BSMV olmak üzere toplam 871.397,38 TL (davalı kefil ... Petrol Ürünleri Nakliyat ve Tiç A.Ş.'nin 351.393,73 TL asıl alacak, 63.794,60 TL işlemiş akdi faiz, 330.804,56 TL işlemiş temerrüt faizi, 4.782,87 TL masraf, 1.367,18 TL BSMV, 16.540,23 TL BSMV olmak üzere toplam 768.683,17 TL kısmından sorumlu olmak üzere) üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 174.279,48 TL (davalı ... Petrol Ürünleri Nakliyat ve Tiç A.Ş.'nin hakkında hükmolunan meblağın %20'si olan 153.736,63 TL kısmından sorumlu olmak üzere) icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili ile dava dışı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesabının kat edilerek asıl borçlu ve kefillere ihtarname keşide edildiğini, borcun süresinde ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda akdi faizin kat tarihinden, tebliğ tarihine kadar hesaplandığını, temerrüt faizinin ise yine tebliğ tarihinden itibaren hesaplandığı anlaşılmış olup, hesaplama yöntemlerine riayet edilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2021/18275 (Yeni Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/183745) sayılı icra dosyasında davalılar vekili Avukat ... davalı borçluların borca itirazlarından vazgeçtiklerini 16/09/2024 tarihinde icra müdürlüğüne bildirdiği görülmüştür. Dava ve karar tarihi itibarıyla, yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasına ilişkin itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleşmiştir. Karar tarihinden sonra ise, davalılar vekili dava konusu Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2021/18275 (Yeni Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/183745) sayılı takip dosyasına itirazlarından vazgeçmişlerdir. Bu durumda davalılar vekili icra takibine itirazlarından vazgeçtiğinden açılan itirazın iptali davası konusuz kalmıştır. Davacı vekili 25/09/2024 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile karşı taraftan icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, arabuluculuk ücretinin ise davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, karar tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatına, yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, arabuluculuk ücretinin ise davacı tarafından yapılan yargılama gideri niteliği bulunmadığından davada haksız olan davalılar üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2022 tarih 2022/25 Esas 2022/421 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcının davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı vekilinin talebi bulunmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin taraflarca yapılmayan ve mahkemece hükmedilecek yargılama gideri olduğu gözetilerek davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 9-Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından ve davacı yanın talebi bulunmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.