Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/1206 E. 2024/1436 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1206
Karar No
2024/1436
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1206 - 2024/1436 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1206 KARAR NO : 2024/1436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/02/2024 NUMARASI : 2023/133 E. - 2024/92 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/02/2024 tarih ve 2023/133 E. - 2024/92 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 2020/11051 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlanması üzerine davalı şirketin 2019/132233, 2019/132240, 2019/24392, 2019/24450, 2019/24485, 2019/24534, 2019/24539, 2019/24550, 2019/24556, 2019/24564, 2019/26564, 2019/33586 sayılı ve "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek, başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin bu kez 2021-M-438 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların bütün olarak bıraktığı izlenim, şekilleri, logoları, renkleri vb. göz önüne alındığında markalar arasında hiçbir surette benzerlik ve iltibas tehlikesi olmadığını, markalarda kullanılan yazı stilinin ve renklerinin farklı olduğunu, tescil edilen mallar açısından genel ve jenerik sayılabilecek ... ibaresinin davalının tekelinde olmadığını ve yalnızca davalıya işaret etmesinin de mümkün olamayacağını, her iki şirketin sektörlerinin birbirinden farklı bulunduğunu ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-438 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı şirket davaya cevap vermemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, müvekkiline ait "..." ibaresini içeren seri markalar ile davacı tarafın tescilini talep etmiş olduğu marka arasında benzerliğin ötesinde aynı olmasına neden olan unsurlar bulunduğunu, davacı yanca tescili talep edilen markanın bu hali ile tescil edilmesinin açıkça müvekkilinin ticari hayatına ve dolayısıyla hitap ettiği kitle ile ekonomik gücüne büyük ölçüde halel getireceğini, zira ... ibaresini içeren markaların müvekkili ile bütünleşmiş olduğunu ve tüm kitlelere hitap ettiğini, davacı yanın iddia ettiği gibi markalara ait logoların renklerinin ve boyutunun farklı olmasının markalar arasındaki aynılığa/benzerliğe engel teşkil etmediğini, her iki tarafın da markanın esaslı unsurunun ''...'' ibaresi olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimali yarattığını, müvekkilin ''...'' markasının 41. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından tescilli olduğunu, uyuşmazlık konusu marka başvurusunun da müvekkili markası ile aynı/benzer/ilişkili mallar bakımından tescil edilmek istendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının emtia listelerinin dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve davalı itirazı üzerine kısmen reddedilen çekişme konusu 41. sınıfın tamamı bakımından aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili hizmetlerden oluştuğu, dava konusu edilen 2020/11051 sayılı "...+şekil" ibareli davacı marka başvurusunun ayırt edici esaslı unsuru konusumda olan ... kelimesinin TDK Güncel Türkçe Sözlükte karşılığı bulunmamakla birlikte, Fransızca ve İngilizce’de “usul, tarz” anlamına gelen “...” kelimesi gündelik dile ... olarak yerleşmiş ve aynı anlamlarda kullanılır hale geldiği, redde mesnet alınan ve 41. sınıftaki çekişme konusu hizmetleri kapsayan davalı markalarının ise; ... + şekil şeklinde olduğu, markaların tamamının ... kelimesine “okulları” ibaresinin veya “Ankara, Eryaman, Elvankent, Etimesgut, Sincan, Fatih, Batıkent, Yenimahalle” gibi şehir ve ilçe adlarının eklenmesi ile oluşturulmuş seri markalar olduğu, markaların tamamında vurgu ve ayırt ediciliğin ... kelimesine yüklendiği, markaların yazım stilleri ve ... ibaresini merkeze alan genel marka kompozisyonları dikkate alındığında taraf markaları arasında görsel, kavramsal ve işitsel benzerlik bulunduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların bütün olarak bıraktığı izlenim, şekilleri, logoları, renkleri vb. göz önüne alındığında markalar arasında hiçbir surette benzerlik ve iltibas tehlikesi olmadığını, müvekkilinin markası ve davalı yanın markaları görsel açıdan incelendiğinde, aralarında benzerlik olmadığının açıkça görüleceğini, zira yazımdaki farklılık, kullanılan yazı stilinin farklılığı, renk farklılığının da bunu açıkça gözler önüne serdiğini, davalı dışında pek çok kişi ve firmanın kullandığı tescil edilen mallar açısından genel ve jenerik sayılabilecek ... ibaresinin davalının tekelinde olmadığını, ... ibaresinin yalnızca davalıya işaret etmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 2020/11051 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının itirazına mesnet olan ... + şekil ibareli tescilli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen davda davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, istinaf başvurusu sırasında yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1206, K. 2024/1436, T. 20.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2024-1206-e-2024-1436-k-d29f92c1efef