Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/785 E. 2024/991 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/785
- Karar No
- 2024/991
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/785 - 2024/991 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/785 KARAR NO : 2024/991 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2021 NUMARASI : 2021/31 E. - 2021/427 K. DAVACI-BİR.DOS.DAVALI : VEKİLİ : DAVALI-BİR.DOSBDAVACI : DAVANIN KONUSU : Faydalı Modele Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi B. DAVANIN KONUSU : Faydalı Modelin Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2021 tarih ve 2021/31 E. - 2021/427 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı-birleşen dosya davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 2013/08782 no.lu faydalı modelin (kaplama levhası) sahibi olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının müvekkiline ait faydalı model konusu ürünleri izinsiz olarak ticari alana çıkarttığını, davalı taraf eylemlerinin müvekkilinin faydalı modeline tecavüz oluşturduğunu ve bu hususta davalıya ihtarname gönderildiğini ancak tecavüze son verilmediğini ileri sürerek, dava konusu faydalı modele tecavüzün tespiti, meni ve refi ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili; davacı tarafından faydalı modele konu bir buluş olduğu iddia edilmişse de esasen bu faydalı modelin yeni olmadığını, üniversal nitelikte olduğunu, yurt içinde ve dışında üretilip piyasaya arz edildiğini, müvekkili ürünlerinin davacı faydalı modelinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili; davalı tarafından yapılan başvuru sonucunda tescil edilen 2013/08782 numaralı faydalı modeli yeni bir buluş olduğunun iddia edildiğini ancak söz konusu tekniğin 23/09/1975 tarihinde tescil edilen US390669 A numaralı faydalı model karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, davalının 2013/08782 numaralı faydalı modelinin ''yenilik unsuru'' taşımadığını ileri sürerek, davalıya ait 2013/08782 başvuru numaralı faydalı modelin, daha evvel tecil edilmiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili; 2013/08782 numaralı faydalı modeli yeni bir buluş olduğunu savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu faydalı modelin US3906696 sayılı Amerikan patenti karşısında tüm istemleri itibariyle yeni olmadığı, asıl dava bakımından davalı ürünlerinin dava konusu 2013/08782 no.lu faydalı modelin kapsamında kaldığı ancak birleşen dava bakımından 2013/08782 no.lu faydalı modelin tüm istemleri itibariyle yeni olmadığı, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olup davaya konu faydalı model baştan itibaren hükümsüz sayılacağından asıl davanın (tecavüz davasının) reddine, birleşen davanın kabulü ile davaya konu 2013/08782 nolu faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Çatı Cephe Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin buluşunun dünyada kullanılan "universal" bir model olmadığını, dünya çapında yeni ve sanayiye uygulanabilir bir buluş olduğunu, asıl davada davalı birleşen davada davacı şirketin ürünlerinin müvekkili şirketin tescilli modellerinin kapsamında kaldığını, müvekkili şirkete ait 2013/08728 numaralı faydalı modelin yenilik unsurunu taşıdığını, dava konusu faydalı model ile tescillenmiş olan iki panelin birbiri ile birleştirilmesinde kullanılan teknik ile parçaların US390669A no’lu faydalı modelden farklı olduğunu, 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun m.141/I hükmünün a ve ç bentleri uyarınca davalının dava konusu fiillerinin faydalı model hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Asıl dava, faydalı modele tecavüzün tespiti ve önlenmesi, birleşen dava faydalı modelin hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, asıl davada davalı ürünlerinin dava konusu 2013/08782 no.lu faydalı modelin kapsamında kaldığı ancak 2013/08782 no.lu faydalı modelin tüm istemleri itibariyle yeni olmadığı, bu nedenle birleşen davada 2013/08782 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu, SMK'nın 145.maddesi yollamasıyla somut olayda uygulanması gereken SMK'nın 139/1.maddesi uyarınca hükümsüzlük kararının geçmişe dönük olarak etkili olacağı ve faydalı model ile sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı, bu nedenle faydalı modele tecavüze dayalı asıl davanın reddine karar verilmesinin de isabetli olduğu anlaşılmakla, davacı-birleşen dosya davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken asıl dava yönünden 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, birleşen dava yönünden 427,60-TL maktu istinaf karar harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'den, davacı-birleşen davada davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 774,50-TL'nin davacı- birleşen davada davalı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı-birleşen dosya davalısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.