Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/764 E. 2024/1004 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/764
- Karar No
- 2024/1004
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/764 KARAR NO : 2024/1004 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2020 NUMARASI : 2020/40 E. - 2020/123 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/03/2020 tarih ve 2020/40 E. - 2020/123 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, gıda sektöründe öncü firmalardan biri olan müvekkilinin bünyesinde barındırdığı markalardan bir tanesinin de “...” olduğunu, davalı şirketin diğer davalı ... Kurumu nezdinde yapmış olduğu 2016/42308 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında hem görsel hem de işitsel benzerlik bulunduğunu, okunuşu ve yazılışı müvekkilinin markasına bu derece benzer bir marka başvurusunda bulunan davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını ve başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2017-M-966 sayılı kararının iptali ile davalının 2016/42308 sayılı ve “...” ibareli markasının 29. ve 30. sınıfta yer alan malların tamamı açısından hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı markasının sadece kelime markası, davalı markasının ise kelime+şekil markası olduğu markaların görsel olarak birbirinden farklı oldukları, somut olayda davalı markasının hem kompozisyonu hem de kelime unsuru bakımından davacı markasından farklılık gösterdiği, markaların anlamlarının da farklı olduğu; tüketici kesiminin taraf markalarının iki farklı anlama gelen iki farklı marka olduğunu anlayacağı, toplumda sıklıkla kullanılan kelimeler olması nedeniyle karıştırma yaşanmayacağı; işitsel olarak, davacı markası “...” harfi ile bitmekte olup marka telaffuz edilirken yumuşak bir sessiz harfle son bulduğu, davalı markasının sonunda yer alan “-...” harfleri telaffuz edilirken son iki harfinin üzerine vurgu yapıldığı, tüketicilerin markaları bölerek değil bir bütün olarak algılayacakları, salt harf dizilim benzerliğinden yola çıkarak markalar ya da marka sahibi işletmeler arasında bağlantı kurmayacakları, aksi yorumun tüketicilerin her harf benzerliğinden etkilenecekleri ve hiçbir biçimde marka algısına ve ayrımına sahip olmadıkları anlamına geleceği, davalı başvurusundaki farklı kelimlelerden oluşmuş bütünün davacı markasından yeterince uzaklaştığı, taraf markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun müvekkili markasının taklidi niteliği taşıdığını, davalının müvekkilinin markasına yanaşma amacının bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karıştırma tehlikesinin değerlendirmesinde, markaların ayırt edici unsurlarının özellikle baskın kısımları gözetilmek suretiyle, ortalama tüketicilerin markaların görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerine göre oluşacak bütüncül intibalarının dikkate alınması gerektiği, somut uyuşmazlıkta her ne kadar taraf markaları "..." ibaresiyle başlamakta ise de, davalı başvurusundaki ek unsurlar ile baskın şekil unsurunun markalar arasında görsel benzerlik oluşmasının önüne geçecek mahiyette olduğu, taraf markalarının işitsel ve anlamsal olarak da yeterince farklılaştıkları, bu hale göre, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilecekleri, markaların arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/06/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...