Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/562 E. 2024/849 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/562
- Karar No
- 2024/849
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/562 KARAR NO : 2024/849 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2022 NUMARASI : 2021/109 E. - 2022/20 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2022 tarih ve 2021/109 E. - 2022/20 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/100976 nolu ve "... ..." ibareli marka başvurusunun, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla, kapsamına alınmak istenilen “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” açısından SMK'nın 5/1 (b) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddedildiğini, müvekkilinin daha önceki bir tarihte 2019/108171 sayılı ve "...-a" ibareli markasının aynı hizmetler açısından davalı Kurum tarafından ayırt edici bulunarak tescil edildiğini, bu durumun dava konusu edilen YİDK kararı ile çeliştiğini, dava konusu edilen YİDK kararında belirtildiğinin aksine, “...” ibaresinin İspanyolca’da sadece “et” anlamına gelmediğini, bu kelimenin birçok farklı anlamının daha bulunduğunu, dolayısıyla sadece bir anlamına bakılarak ayırt edicilik/tanımlayıcılık değerlendirmesinin yapılmış olmasının yerinde ve doğru olmadığını, zaten de “...” ibaresinin bu anlamının markanın hitap ettiği tüketici kitlesi tarafından yaygın olarak bilinmesinin mümkün olmadığını, yabancı dilden gelmiş kelimelerin anlamlarının hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde yaygın olarak bilinmediği durumlarda bu ibarelerin markasal hüviyette ayırt ediciliklerinin bulunduğu ve tanımlayıcı olmadıkları yönünde inşa olunmuş emsal birçok Yargıtay kararının mevcut olduğunu, ayrıca dava konusu markanın şekil/logo markası niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-1305 sayılı kısmi red kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, SMK 5/1-b maddesi yönünden; “...” ibaresinin söz konusu hizmetlerin bir özelliğini doğrudan doğruya ve derhal düşündürmediği, bu ilişkinin tüketicinin algısında ekstra bir irdeleme veya analize veya ilave bir araştırmaya gerek olmadan doğrudan kurulamayacağı, yani; markasal hüviyette soyut ve somut ayırt ediciliği haiz bir işaret olduğu; SMK 5/1-c maddesi yönünden, dava konusu edilen markada geçen “...” ibaresinin, bütünleşik olarak algılandığı kompozisyonun içinde, markanın esas unsuru olduğu düşünülse de, bu ibarenin İspanyolca’da “et, et yemekleri” anlamına geliyor olmasının, Türk tüketicilerinin İspanyolca diline hakim olma oranının yüksek olmadığı, bir takım İngilizce ve dahi Almanca kelimelerin aksine bu kelimenin Türkçe günlük konuşma diline yerleşmemiş olduğu, dolayısıyla İspanyolca’da “et, et yemekleri” anlamına gelen bu ibarenin, “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin hitap ettiği bilgili/ilgili bir kesim tarafından dahi bilinmesinin ve bu tüketicilerde “et, et yemekleri” algısını yaratmasının hayatın olağan akışı içinde beklenebilir olmadığı, işaretin tüketici zihninde uyandırdığı algının doğrudan bir ürünü işaret etmesi ihtimalinin mevcut olmadığı, kavramsal olarak İspanyolca bilmeyen tüketicilerin zihninde “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin karakteristik bir özelliğini betimlememekte ya da bu hizmetlerin cinsini, vasfını ve türünü belirtmediği, ancak ve sadece “kurgusal veya yabancı bir dilden alınmış sözcük” algısını yarattığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2021-M-1305 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin İspanyolca "et, et yemekleri" anlamına geldiğini, 43/01. sınıf hizmetler yönünden ayırt edici işlevinin bulunmadığını, cins, vasıf, karakteristik özellik belirttiğini, SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddesi uyarınca mutlak ret nedeni oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunu teşkil eden "..." ibaresinin anlamı çekişmeli hizmetlerin ortalama tüketicileri tarafından bilinmesi beklenmeyeceği gibi bu ibarenin "et ve et yemekleri" dışında başka anlamlara da geldiği, marka, kompozisyonu itibariyle ayırt ediciliği haiz olduğu gibi, "..." ibaresinin çekişmeli hizmetlerde cins, çeşit, vasıf bildirdiği gerekçesiyle reddinin isabetli olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...