Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/56 E. 2024/243 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/56
Karar No
2024/243
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/56 - 2024/243 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/56 KARAR NO : 2024/243 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2021 NUMARASI : 2020/179 E. - 2021/278 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka, YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2021 Tarih ve 2020/179 Esas - 2021/278 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacının ticaret unvanının çekirdeğinin baş harflerinden alınan “...” kısaltmasını markasal hüviyette petrol ve petrol ürünlerinde, akaryakıt dolum ve dağıtım istasyonlarında uzun yıllardır kullandığını, "...", "... ...+şekil" gibi çok sayıda tescilli markalarının bulunduğunu, davaya konu 2018/72619 sayılı "Şekil+... ..." ibareli markanın davacının tescilli markalarıyla benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetler göz önüne alındığında, davalı markasının davacıya ait “...”li seri markaların bir devamı olarak algılanacağını, davacının markalarının halk nezdinde belli bir tanınmışlığa ve bilinirliğe sahip olduğunu, bu hususun davalı ... tarafından da T/02601 özel statülü marka ile kabul edilerek sicile işlenmiş olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli ve haksız rekabet saikiyle yapıldığının açık olduğunu, davalı firmanın derdestlik itirazlarının yerinde olmadığını zira bu itirazlara mesnet alınan davanın konusu olan YİDK kararının başka bir karar olduğunu iddia ederek, ... YİDK’in 22.04.2020 tarihli ve 2020-M-3446 sayılı kararının iptalini ve davalının 2018/72619 sayılı markasının tescili talep edilen 37.sınıftaki tescilinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, taraf markalarının birbirlerine benzemediğini ve bu yüzden de dava konusu edilen markanın davacının seri olduğu ileri sürülen markalarının arasına sızma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markalarında esas unsurun “...” ibaresi ile bu ibarenin arkasında yer alan “güneş şekli” olduğunu, davalının markasının çerçeve tasarımının ve markada geçen “...” harflerinin açılımı olan kelimelerin taraf markalarının farklılaşması için yeterli unsurlar olduğunu, seyir halindeki araçların dikkatini çekmek için en uygun renk olan kırmızı rengin davalının logosunda seçilmesinin doğal olduğunu, her iki markanın açılımlarının logolar üzerinde yer aldığını ve “...” ve “...” ibarelerinin çok farklı ibareler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "Şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " Şekil+... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın "Şekil+... ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın "Şekil+... ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ve dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığının ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, itiraza konu marka ile müvekkilinin "..." ibareli ve kırmızı çerçeveli seri markalarının esas unsurlarının aynı harflerden ve şekilden oluşmak suretiyle oldukça benzediğini, görsel, işitsel ve yazılış itibariyle ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve içerdikleri mal ve hizmetlerin de aynı olması nedeniyle, tüketiciler nezdinde ilişkilendirme dahil karışıklığa yol açacağını, itiraza konu markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin, müvekkiline ait seri markaların kapsadığı mal ve hizmetler ile birebir aynı olması sebebi ile de müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, dava konusu markanın, tüketiciler nezdinde müvekkiline ait marka olarak algılanarak iltibas yaratmasının, kullanıldığı malların müvekkilinin kalite güvencesi altında sunulduğu düşünülerek tercih edilmesine neden olacağını, bu durumun ise müvekkilinin hem ekonomik kaybına hem de itibarının zedelenmesine sebebiyet vereceğini, davalı şirket tarafından başvurusu yapılmak istenen ve “...” ibareli marka başvurusunun tescil talebinde bulunulan tüm mal ve hizmetler bakımından reddi gerektiğini, müvekkilinin “...” ibareli ve özgün şekil unsurlu (kırmızı ve kenarları yuvarlatılmış çerçeve) markalarının tanınmışlık vasfını da haiz olduğunu, bir çok şekil, harf ve renk alternatifi olmasına rağmen davalı markasının aynı hizmet sınıfında hizmet verirken müvekkili markasıyla aynı şekil, renk ve harfleri kullanmasının tesadüf olmadığını, burada müvekkilinin tanınırlığından yararlanma isteği ile yapılmış kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, davacıya ait markalardaki "..." ibaresi ile dava konusu "..." ibaresinin yeterince ayırt edicilik taşıdığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.01.2015 tarih ve 2014/13288 Esas, 2015/139 Karar sayılı ilamıyla da kabul edilmiş olduğu, taraf markaları benzer bulunmadığından davacı markasının tanınmış olmasının somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, önceye dayalı hak sahipliği, ticaret unvanından kaynaklanan üstün hak ve kötü niyetli tescil iddialarının kanıtlanamadığı, haksız rekabet koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/56, K. 2024/243, T. 16.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2022-56-e-2024-243-k-ce70b2c0af96