Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/515 E. 2024/863 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/515
Karar No
2024/863
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/515 KARAR NO : 2024/863 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2021 NUMARASI : 2020/187 E. - 2021/67 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/02/2021 tarih ve 2020/187 Esas - 2021/67 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/24218 numarası ile 35 ve 43. sınıf hizmetler için "..." ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, davalı gerçek kişi tarafından "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kabul edildiğini ve müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait başvurunun yalnızca kelime unsurundan oluşmadığını, başvuruda bir logoya da yer verildiğini, söz konusu logonun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığını, müvekkilinin petshop, butik, hediyelik eşya ve kafe konseptlerini birleştirerek, müşteriler ve müşterilerin evcil hayvanları için bir ortam yarattığını, bu sebeple markanın İngilizce’de evcil hayvan anlamına gelen "..." kelimesi ile başladığını ve müvekkili tarafından üretilen bir kelime olan "..." kelimesi ile birlikte kullanıldığını, logonun içerisinde hayvan figürlerine yer verildiğini, bu haliyle markanın standart kullanımdan uzaklaştığını, davalıya ait "..." markasına ait işletmenin merkezinin Ankara’da bulunduğunu, markalara ait emtianın farklı sektörlerde satışa sunulduğunu, hitap ettiği tüketici kitlesinin de farklı olduğunu, bu sebeplerle markaların karıştırılma ihtimalinin mümkün olmadığını, "..." markasının yer aldığı sektör dışında tanınırlığı olmadığından markanın koruma alanının daraltılmasının gerektiğini ileri sürülerek, YİDK'in 2020-M-1502 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markalar ile dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresi arasında sadece tek harf farklılığı bulunduğunu, orta düzey tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, marka kapsamlarının da aynı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu ile davalı şahsın redde mesnet alınan markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkiline ait başvuru ile redde mesnet markalar arasında kapsam ve işaret benzerliğinin bulunmadığını, marka işaretleri arasında benzerlik olduğunu kabul etmemekle birlikte işaretlerin benzer olmaları halinde dahi bunun markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu anlamına gelmediğini, benzer dahi olmayan markaların birbiriyle karıştırılabileceği tespitinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece müvekkili başvurusunda ilk olarak göze çarpan, dikkat çeken unsurun, Türkçe'de herhangi bir anlam ifade etmeyen "..." kelimesi olduğunun kabul edildiğini, oysa müvekkili başvurusunun sadece "..." kelimesinden oluşan bir kelime markası olmadığını, başvurunun bir logodan oluştuğunu, mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... " ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu ve bu ibare ile redde mesnet markaların asli unsurları arasında yüksek düzeyli benzerlik olduğu, başvuruda yer verilen şekil unsuru ile tanımlayıcı nitelikteki "shop&cafe" ibarelerinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/515, K. 2024/863, T. 03.05.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2022-515-e-2024-863-k-49af0d4f3942