Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/456 E. 2024/781 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/456
Karar No
2024/781
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/456 KARAR NO : 2024/781 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/09/2021 NUMARASI : 2020/219 E. - 2021/326 K. DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/09/2021 tarih ve 2020/219 Esas - 2021/326 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/86246 başvuru numaralı “... ...” ibaresine yayın aşamasında davalı şirket tarafından 2018/45337 numaralı “... ...” markasına dayanılarak benzerlik iddiasıyla itiraz edildiğini, başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, tıbbi cihaz, medikal ve kozmetik ürün, ilaç alanında tüketicinin dikkat düzeyinin çok yüksek olduğunu, başvurunun tescil talebi ile redde dayanak yapılan markanın tescil kapsamının farklı bulunduğunu, ürün ve hizmetler arasında iltibas değerlendirmesinin tümden değil tek tek ele alınarak yapılacağını, hizmet alanıyla ürünler arasında iltibas kıyaslaması yapmanın çoğu zaman doğru olmadığını, taraf markalarının benzer bulunmadığını, marka benzerlik değerlendirmesi yapılırken tüketiciyi geri zekâlı olarak değerlendirmemek gerektiğini, markanın bir bütün olduğunu ve bütün olarak korunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-6271 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tüm sınıflarda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvuru markası ile davalı Şirketin redde mesnet markası arasında aynı veya benzer mallar/hizmetler bulunmakla birlikte işaret aynılığı/benzerliğinin bulunmadığı, bu durumda salt kapsam aynılığı/benzerliği nedeniyle karşılaştırılan işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlıkta SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2020-M-6271 sayılı YİDK kararının, davalı şirketin itirazının kabulüne ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı... vekili, başvuru kapsamından çıkarılan tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği koşulunun gerçekleştiğini, mahkeme tarafından markaların esas unsurunun ... ve ... olduğu kabul edilmesine karşın, taraf markalarında yer alan tali unsurlar ve yazı stili gibi farklılıklardan hareketle markaların farklı kabul edilmesinin olmadığını, markaların esas unsurlarının ve markaların iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davacı tarafça, dava konusu markanın kendisi adına tesciline karar verilmesinin talep edildiğini, bu talebin de ayrıca ve açıkça reddi gerekirken mahkemece bu konuda karar verilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ...+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "... ..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira başvuru markasında asli unsur olan "..." ibaresindeki "n" harfi şekil unsuru olarak algılanabilecek nitelikte olduğu, görsel olarak başvurunun farklılaştırıldığı, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici nezdinde markaların karıştırılmayacağı, diğer taraftanYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.3.2017 tarih, 2017/78-521 E.,K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere 6769 sayılı SMK kapsamında mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetkinin olmadığı, tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olup, Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğu, dolayısıyla tescil isteminin ayrı bir dava olarak değerlendirilemeyeceği ve ayrıca bu talebin reddine karar verilmemesinin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/456, K. 2024/781, T. 19.04.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2022-456-e-2024-781-k-4eae171a0da5