Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/1581 E. 2024/1806 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1581
- Karar No
- 2024/1806
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1581 KARAR NO : 2024/1806 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2022 NUMARASI : 2022/3 E. - 2022/219 K. DAVACI VEKİLLERİ : DAVALI DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2022 tarih ve 2022/3 E. - 2022/219 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ibareli unsurlu tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/32992 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiği, oysa davalı markasının esaslı unsuru "..." ibaresinin müvekkilinin "..." markasını birebir içerdiğini, müvekkilinin "..." esas unsurlu seri markalarına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davaya konusu markanın 35. sınıfta tescil edilmek istendiğini, müvekkili markalarının da aynı ve benzer hizmetler üzerinde tescilli olduğunu, ayrıca müvekkilinin markaları kapsamında ürün sınıflarında yer alan emtiaların, müvekkiline bu emtiaların perakendecilik hizmetleri açısından da otomatik bir kullanım ve koruma imkânı da sağladığını, bu nedenle benzer markalar karşısında müvekkili markasının perakendecilik hizmetleri bakımından da korunacağını, müvekkilinin davalının bu marka altında sunacağı hizmetlerin kalitesini denetleme ya da müdahale etme imkânının bulunmadığını, işbu başvuru kapsamında hizmetlerin sunumu sebebiyle de, müvekkiline ait "..." ibareli markaların itibarına ciddi zararlar verebileceğini, davaya konu YİDK kararının SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesi uyarınca iptal edilmesinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-9810 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/32992 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin markasının esaslı unsurunun davacı yanın dilekçesinde iddia edildiği üzere "..." olmayıp "..." olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, kötü niyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında emtia benzerliği gerçekleşmiş ise de, davacıya ait “...” ibaresi ile “...” ibaresi arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının dava konusu “...” ibaresi üzerinde dava konusu hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanımının olmadığı, davacının SMK'nın 6/6. maddesi kapsamında yaptığı itirazın da yerinde görülmediği, SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Akhisar 1. Asliye Hukuk mahkemesinin 2009/432 E.-2011/496 K. sayılı kararında "..." ile "..." ibarelerinin benzer olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin tanınmış markası ile başvuru arasında iltibas oluşacağını, YİDK kararının SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da iptalinin gerektiğini, müvekkili markasının farklı ürün ve hizmetler karşısında dahi korunması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının markalarının esas unsuru olan "..." ibareli davaya konu marka başvurusunun başında yer almakta ise de, "..." şeklindeki başvuru ile mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahi karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, zira, başvurunun görsel, işitsel ve özellikle kavramsal olarak mesnet markalardan oldukça uzak olduğu, başvurunun davacının mesnet markalarını çağrıştırmadığı, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlık iddiasının da somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan her marka başvurusunun kendi şartları içinde değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/12/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...