İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/78 E. 2025/599 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/78
Karar No
2025/599
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/78 Esas - 2025/599 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/78 KARAR NO : 2025/599 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : . İFLAS İDARE MEMURU: DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/04/2016 KARAR TARİHİ: 28/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Sermaye Piyasası Kurulu'nun 23/09/2011 tarihli kararı ile ...'nin faaliyetlerinin 2499 sayılı SPK'nun 46. maddesi (h) bendi uyarınca geçici olarak durdurdulmasına, ... tarihli kararı ile davacı şirketin, SPK'nun 46. maddesi uyarınca tedrici tasfiyesine karar verildiğini, aracı kurumların Tedrici Tasfiye Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesi uyarınca Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından davacı şirket kayıtlarında yapılan incelemede, grup şirketi olan borçlunun davacıya, işlemiş faizi ile birlikte 31/03/2015 tarihi itibariyle 537.764,91TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini, söz konusu meblağın 01/01/2011-30/03/2015 tarihlerinde grup şirketleri arasında gerçekleşen işlemlerden kaynaklanmakta olup, söz konusu döneme ilişkin hesap özetinin bir örneğinin ekte yer aldığını, söz konusu borcun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldıysa da borçlunun, 04/04/2016 tarihli dilekçesi ile yalnızca borca itiraz ettiğini, İcra Müdürlüğünün 06/04/2016 tarihinde takibin durdurulmasına karar verdiğini, borçulunun borcu bulunmadığına ilişkin itirazının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle borçlunun ödeme emrine yapmış olduğu itirazın kaldırılarak takibin devamını, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra takibine konu ettiği asıl alacak tutarı ile davalı şirketin ticari kayıt ve belgelerindeki bilgilerin örtüşmediğini, icra takibi ve dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresinin mevcut olup davalı şirkete ait ... nolu müşteri hesabına ilişkin herhangi bir belge ve kayıt sunulmadığını, cari hesap bakiyesi ile müşteri hesabındaki bakiyenin e-imza e-imza e-imza e-imza birlikte değerlendirilmediğini, bilirkişi incelemesi yapılması halinde mükerrer hesaplama yapılmış olması ihtimalinin yüksek olduğunu, icra takibine konu edilen miktarda adat faiz hesaplaması yapıldığını, adat faiz hesaplamasına ilişkin cetvellerin bulunmasının gerekli olduğunu, ayrıca adat faiz faturasının kesilip davalı şirkete gönderilmesi gerekli iken bu işlemin yapılmadığının ve davalı şirket kayıtlarında görülmediğinin anlaşıldığını, davacı şirketin tedrici tasfiyeye girmesi ile davalı şirket ile yapmış olduğu sözleşmenin fesh olduğunu, bu kapsamda sözleşmeden dönme cezasının hesaplamasının yapılarak cari hesaba yansıtılmasının gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddi ile inkar tazminatının davacı taraftan alınarak davalıya verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, borsa aracı kurumu olan ve mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu gereğince tedrici tasfiyesine karar verilen, akabinde kesinleşen mahkeme kararıyla iflasına karar verilmiş olan müflis ....'nin, Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yapılan inceleme neticesinde davalının ana şirketi olduğu şirketler grubu ile arasındaki işlemlerden (cari hesap sözleşmesinden) kaynaklandığı tespit edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, mahkememizin 10/10/2018 tarihli ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkememizden verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 25/12/2024 tarihli ve 2023/1972 Esas, 2024/2780 Karar sayılı ilamı ile; "Bilindiği üzere, davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçları doğar (HMK m.311). Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile, davacı feragatten dönemez (rücu edemez) başka bir ifadeyle davacı, feragat beyanı ile bağlıdır. Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun iradeyi bozan bir halin nedenine dayandığı (HMK m.311) kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından iradesi fesada uğrayan kimseye talep hakkı bahşedeceğinden kuşku yoktur. Feragate ilişkin irade açıklanmasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde, bu halin ya aynı dava içerisinde HMK'nin 163.maddesine göre ön sorun (hadise) şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, davacı şirket adına yapılan feragatin yetkisiz temsilci tarafından yapıldığına ilişkin hadise şeklinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 162. ve 163. maddeleri-önsorun) aynı dava içerisinde her türlü delille ispatının mümkün olduğu gözetilerek, yukarıda zikredilen tedrici tasfiye kararı ile iflas kararları da değerlendirilerek tartışılması ve diğer taraf delillerinin de toplanması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir." denilmek suretiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce alınan ve hüküm kurmayşa ve denetime elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi takip tarihi itibariyle davalı tarafın ticari defterlerine göre dahi davacının alacaklı olduğu, ancak davacı tarafın davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürmediği dikkate alındığında faize hükmedilemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş , alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatı hesaplanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 325.037,84TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarının %20'si olan 65.007,57TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 22.203,33TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, e-imza e-imza e-imza e-imza 3-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 52.006,05TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 1.350,00TL bilirkişi ücreti, 772,30TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.122,30TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.282,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine, Dair, ... ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/78, K. 2025/599, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-78-e-2025-599-k-88963dae0b8a