İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/911 E. 2025/387 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/911
- Karar No
- 2025/387
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/911 Esas - 2025/387 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/911 KARAR NO : 2025/387 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ: 11/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/05/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisi ...nın ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel sayılı Zemin Kat ... Bağımsız bölüm numaralı asma katı ve idare binası bulunan kargir fabrika nitelikli taşınmazın ve müştemilatının önceki maliklerinden olduğunu, davacı şirket ... A.Ş.'nin kullandığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere taşınmazın Türkiye ... Bankası A.Ş. lehine ipotek verildiğini, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine taşınmazın alacağa mahsuben alacaklı banka tarafından alındığını, vefa hakkı davacıda kalmak kaydı ile Türkiye ... Bankası A.Ş. adına tescil edildiğini, davacının kendisine tanınan vefa hakkını Türkiye ... Bankası A.Ş.'ye olan borçların ödenmesi kayıt şartı ile davalı ... Şirketi (nevi değişikliğinden önce eski adı ... Şirketi) ile kullandığını, ... A.Ş.'nin taşınmazın tamamına karşılık gelen hisse bedelini ödeyerek taşınmazı aldığını, devredilen fabrika içerisinde davacı şirketin maliki olduğu, değeri 109.800,00-TL olan üretim makinaları, demirbaşlar, tesisatlar ve üretime yönelik yedek parçalar ile şirket stoğunda bulunan ve bedeli yaklaşık 3.000.000,00-TL'yi bulan malzemelerin dava dışı şirket yetkisi ...'nın davalı ... A.Ş. ve dava dışı ... A.Ş.'ye duyduğu güven sebebiyle fabrikadan götürülmediğini, ancak gelinen noktada davalı şirketin fabrikayı devretmediği gibi 2023 yılı başlarında da fabrikanın üçüncü şahıs ... A.Ş.'ye kiraya verdiğini iddia ederek, zikredilen malların tespiti için Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitte söz konusu malların fabrikada olmadığının, fabrikanın boş kiralandığının belirlendiğini beyan etmiş ve davacıya ait malların iadesine, eğer bu mümkün değilse bedelin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. e-imza e-imza e-imza e-imza CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, 1995 yılından beri asansör parçaları imalatı yapan, faaliyet gösterdiği sektörün öncülerinden olan kurumsal bir firma olduğunu, bu süreçte ticari faaliyetlerinin gereği olarak davalı müvekkili şirketin yüzlerce makine, yedek parça, malzeme satın aldığını, davacı yanın, soyut iddialarıyla, herhangi bir somut delil sunmadan, davalı müvekkiline ait olan mallardan kazanç sağlamaya çalıştığını, fabrikanın 2016 yılında müvekkili tarafından satın alındığını, bu süreçte, davacı yanın davalı müvekkilden hiçbir talepte bulunmamış olmasının da ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafından soyut iddialarla ve haksız kazanç elde etme çabasıyla müvekkili aleyhine açılan usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... ili .... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümdeki davacıya ait olduğu iddia edilen makineler ve demirbaşların aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı yan, davacı şirket yetkilisi davadışı ...'nın ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel sayılı Zemin Kat ... Bağımsız bölüm numaralı asma katı ve idare binası bulunan ... fabrika nitelikli taşınmazın ve müştemilatının maliki olduğunu, davacı şirketin ise kiracı olduğunu, davacı şirketin davadışı Türkiye ... Bankası A.Ş.'den kullandığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere davacı şirket yetkilisinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde Türkiye ... Bankası A.Ş. lehine ipotek tesis edildiğini, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, takip sonucunda taşınmazın satışına karar verildiğini, taşınmazın alacağa mahsuben alacaklı banka tarafından alındığını, satış kesinleşmeden davadışı malik ile alacaklı banka arasında anlaşma yapılarak 31/07/2016 tarihine kadar geri alınmak, satım, kullanım, kiralama hakkı davacı kiracıda kalmak kaydı ile Türkiye ... Bankası A.Ş. adına tescil edildiğini, vefa hakkının süresinin dolmasına az kaldığından ve ortak işletileceği inancıyla taşınmazın 1/2 hissesinin davalı şirkete verilmesi konusunda anlaşıldığını, ancak kredi çıkmaması üzerine taşınmazın tamamının davalıya duyulan güven sebebiyle devredildiğini, taşınmaz içerisindeki tüm malzemenin vefa hakkı kapsamı sebebiyle taşınmazda bırakıldığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında taşınmazın devrinden sonra ticari ilişkinin devam ettiğini ancak ihtilaf yaşanması sonucunda davalının 1/2 hisseyi devirden kaçındığını iddia ederek taşınmazda bırakılan tespite konu malların aynen iadesini olmadığı takdirde bedelini talep etmiştir. Davalı yan zamanaşımı definde bulunmuşsa da TBK'nın 146. Maddesi uyarınca taşınmazın davalıya devir tarihi olan 03/08/2016 tarihinden dava tarihi olan 08/08/2024 tarihine kadar 10 yıllık sürenin dolmadığı anlaşıldığından yerinde olmayan zamanaşımı define itibar edilmemiştir. Mahkememizce davacı yana iddialarını ve talep sonucunu HMK madde 194 kapsamında somutlaştırması için iki hafta kesin süre verildiği, davacı vekilinin 26/11/2024 tarihli dilekçeyi sunduğu görülmüştür. Dilekçe içeriğinde fabrikada bırakılan emtiaların neler olduğu açıklanmışsa da bu emtiaların dayanaklarına ilişkin fatura, irsaliye, teslim-tesellüm tutanağı vs. belgelerin sunulmadığı görüldüğünden davacı yana bu hususta kesin süre verilmiş ve sonuçları ihtar edilmiştir. Davacı vekili ara karar uyarınca 26/02/2025 tarihli dilekçesini sunmuş ancak istenilen bilgi ve belgeler sunulamamıştır. Davacı yan aynen iadeye konu emtiaların fabrikada bırakıldığını iddia etmektedir. Dayanağı olarak da Ankara Batı İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasını ve Ankara Batı ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile yapılan bilirkişi incelemesini göstermektedir. Taşınmazın davalıya devir tarihinin 03/08/2016 olduğu, talimat dosyasında alınan son bilirkişi raporunun ise 11/01/2013 tanzim tarihli olduğu görülmüştür. Yani fabrikada bırakıldığı iddia edilen emtiaların fabrikada olduğunu gösterir tek delilin bilirkişi raporu olduğu, bu raporun da devir tarihinden çok öncesine ait olduğu anlaşılmıştır. Taşınmazın devri sözleşmesinde aksi açıkça belirtilmedikçe, taşınmazın devralan kişiye boş olarak teslim edilmesi karine olup taraflar sözleşmeye aksine ilişkin madde ekleyerek ya da sözleşmenin niteliğine göre içindekilerle birlikte de devrini kararlaştırabilirler. Somut uyuşmazlık bakımından, dosyaya sunulu e-imza e-imza e-imza e-imza delillerin değerlendirilmesi neticesinde taşınmazın içindekilerle birlikte devredildiği iddiasını ispata yarar delil bulunmadığı görülmüştür. Gerek soruşturma dosyası, gerek İcra Müdürlüğü ile İcra Hukuk Mahkemesi'nin dosyaları iddianın ispatına yeterli görülmemiştir. Nitekim davacı yan davalı ile aralarında anlaşma olduğunu da ispat edememiştir. Bu kapsamda son çare olarak davacı yana dilekçesinde dayanmış olduğu yemin delili hatırlatılmış, davacı yan bu delile başvurmak istediğini beyan ederek yemin metnini dosyaya sunmuştur. Davalı şirket yetkilisi duruşmaya katılarak yemini eda etmiş ve yeminli beyanından da anlaşıldığı üzere taşınmazın boş bir şekilde devralındığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılmıştır. 11/04/2025 tarihli celseye davacı vekili geçerli bir mazeret bildirmeksizin katılmamışsa da davalı yan davayı takip ettiğinden HMK madde 150 hükümleri uygulanmaksızın davacı yanın yokluğunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 853,88TL ve tamamlama yolu ile alınan 50.378,63TL harçtan mahsubu ile artan 50.617,11TL harcın karar kesinleşince ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.800,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 384.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/04/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza