İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/461 E. 2024/1057 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/461
- Karar No
- 2024/1057
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/461 Esas - 2024/1057 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/461 Esas KARAR NO : 2024/1057 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ: 10/10/2024 K. YAZIM TARİHİ: 01/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket yetkilisi ...'in şahsi kullanımı ve şirketin kendi işlerinde kullanmak üzere ... plakalı, ... Şase Nolu, ... Modet, ... marka aracı, 28.12.2023 tarihinde 33.000 km'de iken Gaziosmanpaşa ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı, Araç Satış Sözleşmesi ile 2. el araç ticareti yapan davalı taraftan satın aldığını, davalı taraf araçta herhangi bir sıkıntı ve sorun olmadığını belirtmekle müvekkili şirket yetkilisine de araçla ilgili ekspertiz raporu sunmadığını, araç ...'dan ...'ya geldikten sonra şanzıman arızası verdiğini, bunun üzerine aracın müvekkili tarafından ... Yetkili servisine götürüldüğünü, aracın alımından 2.000 Km ve 33 gün sonrasında şanzıman arızası verdiğini, Yetkili Servis tarafından şanzımanın sökülmeden bu arızanın anlaşılamayacağı bildirilmekle, aracın şanzımanının söküldüğünü ve sonrasında aracın baskı balatasının bitik durumda olduğu, bu haliyle ithalatçı ve üretici garantisi kapsamında olmadığının belirtildiğini, aracın yaptırıldığını ve yapım maliyetleri satıcı/davalı tarafa bildirilmesine karşın hukuka aykırı tavır ve davranışları nedeniyle davacı müvekkiline ödeme yapılmadığını, Davalı tarafa Ankara ... Noterliği ... Yevmiye ve 08.02.2024 tarihli ihtarname ile İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliği kapsamındaki yükümlülükleri çerçevesinde ödeme yapmalarının ihtar edildiğini, satıcı/davalının Gaziosmanpaşa ... Noterliği ... Yevmiye ve 14.02 2024 tarihli ihtarnamesi ile taleplerini yine asılsız gerekçe ve ithamlarla reddettiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL Maddi Tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL olan maddi tazminat talebini 45.412,53 TL artırarak, 45.512,53 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 08.02.2024 Tarihli İhtarname ile yapılan ayıp ihbarının amir kanun hükmüne aykırı olduğunu, TTK m.23/1-c maddesine göre “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.” Demek suretiyle ticari satışlarda ayıp süresinin 8 gün olduğunu ve bu süre içerisinde gerekli incelemeyi yapmak veya yaptırmak suretiyle tespit ederek satıcıya bildirilmesi gerektiğine işaret edildiğini, davaya konu aracın ... model ve 33.000 km de olup, üretici/ithalatçı garantisinin devam ettiğini, bu sebeple de şirketin sorumluluğu bulunmadığını, şanzımanı bozuk bir aracın 2.000 kın kullanılmasının da teknik olarak mümkün olmadığını, Şanzımanın aracın esaslı unsurlarından biri olduğunu, ... model bir aracın şanzımanının bozuk olduğu kabul edilse bile, zaten aracın arıza lambasının yanmasını gerektiğini, ancak aracın satış esnasında böyle bir arızası olmadığından arıza lambasının da yanmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber arıza lambasının yandığı kabul edilse de o zaman da davacı şirketin aracı ayıplı hali ile aldığının kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... plakalı araca ait servis kayıtları, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, araç satış sözleşmesinden kaynaklı ayıp nedeniyle araç tamir bedeline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf tacir sıfatıyla davalıdan araç aldığını, ancak aracın ayıplı olması nedeniyle araç satımına ilişkin ticari faaliyeti bulunan davalının İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticari Hakkındaki Yönetmelik hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğunu iddia ederek yaptığı masraflara yönelik talepte bulunmuş, davalı ise iddiaları reddedip sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve ayıp iddiasının tartışılarak sorumlulukların belirlenmesi ile varsa zararının hesaplanması bakımından dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya kazandırılan 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; Davaya konu ... plakalı bu araçta ortaya çıkan şanzıman arızası ve debriyaj baskı balatasının bitmiş olması durumunun; normalde bir araç için 35.500 km gibi kısa km de ve kısa bir süreçte şanzıman arızası vererek 2.000 km kullanımla baskı balatasının bitmesinin düşünülemeyeceği, dolayısıyla söz konusu araçta ortaya çıkan bu olumsuz durumla ilgili hususun, aracın davacı tarafa satışının yapılmadan öncesi bir evveliyatı olduğu ve davalı tarafın da bu hususta bir sorumluluk taşıdığı,Araçta meydana gelen bu sorunların giderilmesi yönüyle 07.02.2024 tarihli e-faturada da belirtildiği üzere ... A.Ş. firması ilgili servis tarafından araştırmalarda (ilgili servisler, tamirhaneler, yedek parçacılar, internet vb.) maddi yönden uygun olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu araçla ilgili olarak davacı tarafından aracın satın alınışında, davalı tarafından araçla ilgili ekspertiz raporu sunulduğunda dair dava dosyasında bir belge görülmemiştir. Davalı tarafından aracın satışında araçla ilgili olumlu, olumsuz her tür bilgiyi davacı tarafa bildirmek durumundadır. Davacı tarafından belli bir kullanım sonrası oluşum gösteren bu tür olumsuzlukların sorumluluğu, söz konusu bu aracın satışını yapan davalı tarafın sorumluluğunu teşkil edeceği, nitekim İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 15/1 Maddesi; "İkinci el otomobil ve arazi taşıtının motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre, ikinci elmotorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmenin garantisi altındadır. İşletme, garanti kapsamına giren hususları sigorta yaptırmak suretiyle karşılayabilir" ile İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 14/1 Maddesinin; "...ikinci el otomobil veya arazi taşıtı satışı yapan işletme tarafından, satışın yapıldığı tarihten önceki üç gün içinde ekspertiz raporu alınır. Ekspertiz raporu ücreti, satış işleminin alıcıdan kaynaklanan bir nedenle gerçekleşmemesi durumunda alıcı, diğer hallerde satıcı işletme tarafından ödenir. " hükümlerini ihtiva etmekte olup, ekspertiz raporu almadığı araçla alakalı şanzıman arızasından dolayı tacir olan davalının ilgili yönetmelik maddeleri ve bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar gözetilerek sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı taraf her ne kadar aracın kiralama nedeniyle özensiz kullanıldığını beyan etmişse de; bilirkişi raporunda aracın herhangi bir kazaya karışmadığı ve kullanım süresinin kısalığından dolayı kullanıcı hatası olmadığı tespiti gözetilerek bu savunmaya itibar edilmemiştir. Bu kapsamda davalının ayıp nedeniyle ortaya çıkan onarım masraflarından sorumlu olduğu, davacının yaptığı onarım masraflarının piyasa rayiçleriyle uygun olduğu, araç servis kayıt tarihi (07/02/2024) ve Ankara ... Noterliğinden ayıba ilişkin gönderilen ihtarname tarihi (08/02/2024) ile ayıbın kullanımla ortaya çıkması nedeniyle gizli ayıp olduğu hususları gözetilerek ayıp ihbar ve süresinin usulüne uygun yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL olan maddi tazminat talebini 45.412,53 TL artırarak, 45.512,53 TL'ye yükseltmiş, dava dilekçesiyle faiz talep etmemesine rağmen ıslah dilekçesiyle faiz talep etmiştir. Faiz, asıl alacağın bir bölümü olmayıp, asıl alacağa bağlı fer’i nitelikte bir haktır. Faiz asıl alacağa bağlı olmasına rağmen, asıl alacaktan ayrı olarak dava veya takip konusu edilebilir. Asıl alacak için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması dahi daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına veya ıslah ile faiz talep edilmesine engel teşkil etmez. O halde; davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmese bile ıslah ile faiz talep edilebileceğinden faize hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Taraflar tacir olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerekmekteyse de, davacı seçimlik hak olan ticari faizi seçmediğinden ve faiz türü belirtmediğinden faiz türünün taleple balı kalınarak yasal faiz olduğu ve yine faiz başlangıç tarihi talep edilmediğinden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunun kabulü ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE ; 45.512,53 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.108,96 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL ile 775,54 TL ıslah harcı toplamı 1.203,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.905,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 427,60 TL peşin harç, 775,54 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.691,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 910,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 4.910,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2024 Katip Hakim e-imza e-imza