İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/369 E. 2024/42 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/369
Karar No
2024/42
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/369 Esas - 2024/42 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/369 Esas KARAR NO : 2024/42 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) DAVA TARİHİ : 10/04/2023 KARAR TARİHİ: 16/01/2024 K. YAZIM TARİHİ: 23/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin ... Bankası ... şubesine ait, keşidecisi ... Tic.Ltd.Şti olan, 28/01/2023 keşide tarihli, ... seri numaralı, 150.000,00 TL bedelli çekin yetkili hamili olduğunu, çek, yasal ibraz süresi içinde bankaya ibraz edildiğini, ancak Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/695 Esas, 2022/970 Karar sayılı dosyasıyla çekin iptaline karar verildiği öğrenildiğini, bu nedenle de müvekkilinin, çek iptal davasından ve ödeme yasağından önceden haberdar olamadığını ve davaya müdahale imkanını kaybettiğini, iptaline karar verilen çekin keşide tarihi 28/01/2023 tarihi olmasına rağmen, iptal kararının 25/10/2022 tarihinde yani ibraz süresinden önce verildiğini ve kesinleştiğini, mahkemenin, çekin ibraz gününü bekleyip davacıya istirdat davası açmak için süre vermek ve bunun sonucuna göre hüküm kurmak yerine çekin iptaline karar vermesinin yerinde olmadığını, dava konusu çekin de zayi olmayıp müvekkili elinde olduğunu, TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağının belirtildiğini, takip konusu çekte, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkilinin yetkili ve meşru hamil olduğunu, çek bedelinin tahsil edilememesi nedeniyle müvekkili tarafından davalının da içinde bulunduğu çek borçluları hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, bu nedenle de çekin iptaline karar verilmesi yerinde olmayıp çek iptal kararının kaldırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/695 Esas, 2022/970 Karar sayılı dosyasından verilen çek iptal kararının iptaline karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE : Dava, çek iptali kararının kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 166. maddesinin 1. fıkrasında "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmüne yer verilmiş, 4. fıkrasında ise davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının var sayılacağı düzenlenmiştir. Tarafları aynı olan İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/89 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacısının dosyamız davalısı olduğu, davalısının da dosyamız davacısı olduğu, dava konusunun davamız konusu çek bedelinin tahsil edilememesi nedeniyle başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olduğu, dosyanın halen derdest olup duruşmasının 22/03/2024 tarihine bırakılmış olduğu anlaşılnıştır. TTK' nun 703 maddesi hükümlerine göre hamile yazılı çek, menkul mülkiyetinde olduğu gibi tarafların anlaşmaları ve zilyetliğin devri ile bir başkasına devredilebilir (MK 687). Hamile yazılı bir çekin cirosu esas itibarıyla devri gösteren bir ispat vasıtası olarak anlam taşıyabilir fakat hakkı devredici bir fonksiyonu yoktur. Hamile yazılı çekte, hak sahipliği senedi elinde bulundurmakla tesis edildiğinden, böyle bir cironun ayrıca hak sahipliğini teşhis fonksiyonu da mevcut değildir. Hamile yazılı çekteki cirolar arasındaki muntazam bir ciro zincirinin varlığı önem taşımaz. Bu gibi çeklerde mündemiç olan hak, muntazam ciro zinciriyle değil, sadece, senedin verilmesiyle intikal eder ( Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. Bası s. 1148 vd. Y. 12. H.D. 15.09.2012 gün E.2520, K.10324, Y. 11H.D. 27.06.1994 gün E.1710, K.5517) Bazen senede dayanılarak gerçekleştirilen “Alacaklılığın ispatı” keyfiyeti gerçeğe uymayabilir. TTK.'nun 564. maddesi gereğince iptal kararı uyarınca hak sahibi hakkını senetsiz olarak da öne sürebilecektir. Mahkemeden alınan iptal kararı yalnızca hak sahipliğinin teşhisine imkan verir. Yasa uyarınca, hasımsız alınması gereken iptal kararı ilgilinin borçluluğunu saptamaz ve kesin hüküm teşkil etmez. Borçlu, iptal kararına karşın iptal kararı alan kişinin hak sahibi olmadığını öne sürebilir. Alınan iptal kararının ibrazı üzerine çek bedelini ödeyen keşideci (borçlu) kaybolduğu iddia edilen çekin sonradan yetkili hamil tarafından ibraz edilmesi halinde TTK'nun 558/2 ve 599 maddelerindeki şartların oluşması durumunda ödeme def'inde bulunamayacak ve çek bedelini ibraz eden hamile bir daha ödemek zorunda kalacaktır (Y.11. H.D. 10.5.1979 gün ve E. 480, K.2529) İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/89 esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının iş bu dosyanın davalısı olduğu, davalısının da iş bu dosyanın davacısı olduğu, dava konusu olan çekin aynı olduğu, uyuşmazlık konusunun da aynı çekle ilgili olduğu, delillerin usul ekonomisi açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dosya arasında HMK'nun 166. maddesi kapsamında bağlantı bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda ortada biri çeke dayalı menfi tespit istemi, diğeri ise zayi nedeniyle iptal kararının iptali istemi ile gerçek hamilin ispatı gerekmektedir Bir çekten dolayı iki meşru hamil olamayacağından gerçek hak sahibinin tespiti gerekmektedir. (Yargıtay 11.HD 26/01/2001tarih, 5674/8724, 19HD 04/12/2014 tarih 11006/17491) Bu durum karşısında dava dosyasının 6100 Sayılı HMK'nun 166/1 maddesi gereğince İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/89 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dava dosyasının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/89 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mütakip işlemlerin üzerinde birleştirme kararı verilen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/89 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, dosyamızın esasının da bu suretle kapatılmasına, 2-Harç, masraf ve vekalet ücreti hususlarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/89 esas sayılı dosyasında takdir edilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/01/2024 Katip . Hakim . e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/369, K. 2024/42, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-369-e-2024-42-k-d02e9b701032