İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/216 E. 2024/540 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/216
- Karar No
- 2024/540
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/216 Esas - 2024/540 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/216 KARAR NO : 2024/540 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : : 2- 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 22/11/2022 KARAR TARİHİ: 22/05/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/06/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; yasanın aynı konuda faaliyet gösteren başka bir şirkette yönetim kurulu üyesi olmayı yasakladığını, davalılardan ...'un yasayı hiçe sayarak tamamı kendisine ait Anonim Şirket kurarak, yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin içini boşalttığını ve boşaltmaya devam ettiğini, yönetim kurulu başkanı olduğu halde, genel kuruldan onay almaksızın şirketin konusuna giren bir işi yapan şirket kurduğu gibi, kurduğu firmaya ... ismini vermekle üçüncü şahıslara karşı tek firma varmış izlenimi verdiğini, şirketinin adresi de asıl şirketle aynı adres olduğunu, böylece şirket karının büyük kısmını haksız hukuksuz bir şekilde kendisine aktardığını ve aktarmaya devam ettiğini, kendisinin bu fiili TTK 395’e aykırı olduğu gibi TTK 396. maddeye göre rekabet yasağının ihlali olduğunu, tüm uyarılara ve ihtarlara rağmen pervasızca haksız eylemine devam ettiğini ve her gün şirketin ve müvekkilin zararı artarak büyümeye devam ettiğini, şirketin daha önce olduğu gibi aracıya gerek duymaksızın kendi malını kendi satabileceğini, ... şirketinin bir personeli olmayıp ihracat dahil satışlar fiilen ... A.Ş. tarafından yapıldığını, ... A.Ş.arasındaki alışveriş kağıt üzerinde olduğunu,.../.. e-imza e-imza e-imza e-imza .../...davalılardan ...'un kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğni, şirketi ve kaynaklarını kendi menfaati için kullandığını, kanuna aykırı olarak kendi kendisiyle ticaret yaptığını belirterek, ... marka ve logosunun izinsiz olarak ... A.Ş. ve ... şirketlerine kullandırılması nedeniyle belirlenecek marka hakkının ihlalinden doğan maddi zararın belirlenerek (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL belirsiz alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) ... A.Ş.’ne ödenmesine; ... A.Ş.’nin yıllar itibariyle tüm kazancının belirlenerek bu tutarın (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 500 TL belirsiz alacak olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) ...A.Ş.’ne ödenmesine; ... A.Ş. tarafından yıllar itibariyle ...’a doğrudan veya dolaylı ödenen türlü hakkı huzur, kar payı, prim gibi ödemelerin (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 500 TL belirsiz alacak olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle) ... A.Ş.ne ödenmesine; Davacı pay sahiplerinin doğrudan zararı olan: 2019 yılında yeniden değerlendirme yapılmaması sonucunda, sermayenin haksız olarak dış kaynaklara başvurulmak yoluyla 13.800.000 TL’ye çıkartılması nedeniyle şirketteki payları %30’dan %15,12’ye düşürülen müvekkillerimin mahrum kaldığı kar payının (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 500 TL belirsiz alacak olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle); (Mahkemenizin ... E. sayılı dosyası); 2020 yılı karından davacıların payına düşen kar payının haklı neden olmaksızın birbuçuk yıl sonra ödenmesi nedeniyle oluşan değer kaybının (Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik 500 TL belirsiz alacak olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle); davacı pay sahiplerine ödenmesine, ticari defterler sunulduğunda yeni zarar kalemleri çıkması halinde talep hakkımızın saklı tutulmasına; Alacaklara doğduğu tarihten itibaren avans faizi uygulanmasına; Davalıların sorumlulukları belirlenirken farklılaştırılmış teselsül hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalıların haksız fiili ile şirkete verdikleri zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde davalıların haksız fiilleri neticesinde oluşan zararların tazmininin belirlenerek ödenmesini istemiştir. Mahkememizce finansal ve mali açıdan şirket yöneticilerinin sorumluluk şartlarının oluşup oluşmadığı açısından dosya bilirkişiye gönderilmiştir. Bilirkişi kök ve itirazların karşılandığı ek raporunda davalı ve dava dışı ... A.Ş. defterlerinde yapılan incelemeler sonucunda; ... Açısından; ... firması tarafından görevlendirilen sorumlu denetçi ... tarafından düzenlenen Bağımsız Denetim Raporunda davacıların ortağı bulunduğu dava dışı ... A.Ş.'nin zarara uğratılmasına ve dolayısıyla ortakların zarara uğratıldığına ilişkin veya raporda bilgi saklanmasına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, ... A.Ş. Açısından; Dava dışı ... A.Ş. Yönetim kurulunca görevlendirilen ... şirketi tarafından düzenlenen Bağımsız Denetim Raporunda davacıların ortağı bulunduğu dava dışı ... A.Ş.'nin zarara uğratılmasına ve dolayısıyla ortakların zarara uğratıldığına ilişkin veya raporda bilgi saklanmasına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, şirketin zarara uğratılmasına ve dolayısıyla ortakların zarara uğratıldığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı belirtilmiştir. Alınan bu rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişlidir. Gerçekten de davalıların dava dışı şirketi zarara uğrattıklarına yönelik herhangi bir haksız fiiline rastlanılmamıştır. Diğer taraftan davacı taraf dava dilekçesinde davacıların anılan davalı ve dava dışı şirketler arasındaki ilişkiyi TTK m.195 kapsamında hakim şirket-bağlı şirket olarak değerlendirerek../.. e-imza e-imza e-imza e-imza .../...şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği yönünde iddialarının hukuken tartışılması gerekmektedir. Hâkim şirket ile bağlı şirketin tanımı 6102 sayılı Kanun'un 195 inci maddesinde yapılmıştır. Bu hükme göre bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa, bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Burada tartışılması gereken husus şirketler topluluğunun varlığından söz etmek için kaç şirketin olması gerektiğidir. Burada Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 105.maddesinde açık bir şekilde "...Kanunun 195 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında, bir şirketler topluluğu, bir ticaret şirketi ile buna doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan en az iki ticaret şirketinden meydana gelir..." düzenlemesi mevcuttur. Aslında ilgili Yönetmelik hükmünün Kanunun vermiş olduğu sayıyı en az iki olarak belirlemesi bir çelişkiye işaret etmektedir. Mahkememizce söz konusu sayının bir olarak düşünülmesi durumunda dahi ortada TTK'nun TTK m.209'un doğrudan uygulama alanı bulabileceği sonucuna ulaşılamayacağı, 209. maddenin uygulanabilmesi için 195. maddede sıralanan ve yukarıda ayrıntılarına değinilen şartların birlikte var olduğunun ispat edilemediği vicdani kanaatine varılmıştır.Zira alınan raporda yapılan işlemler sonucu bir zararın oluştuğu belirlenememiştir. Dolayısıyla davacı tarafın iddialarına ilişkin olarak davalıların sorumluluğunu doğuracak zarar unsurunun oluşmadığı, bu nedenle davalıların yukarıda belirtilen düzenlemeler çerçevesinde sorumluluklarının söz konusu olamayacağına vicdanen kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 4.500,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacılara iadesine, Dair, davacılar vekili, davalılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2024 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza