İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1369 E. 2024/871 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1369
- Karar No
- 2024/871
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1369 Esas - 2024/871 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/1369 Esas KARAR NO : 2024/871 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ: 03/09/2024 K. YAZIM TARİHİ: 10/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı arasında ticari ilişki kapsamında ürün ticareti olduğunu, müvekkilinin davalı yana satmış olduğu ürünleri teslim ettiğini ve satmış olduğu ürünler karşılığında Fatura No: ... olan 28/12/2022 tarihli, İrsaliye No: ... ve irsaliye tarihi 28/12/2022 olan 250.160 TL bedelli ticari faturayı keserek davalıya gönderdiğini, davalının bu ticari ilişki kapsamında müvekkiline 31/08/2022 tarihinde 50.000 TL ödeme yaptığını ve davalının müvekkiline bakiye 200.160 TL borcu bulunduğunu, ticari defter ve kayıtlarda, BA/BS formlarında durumun sabit olduğunu, davalının iş bu fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibine başlandığını, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takip durdurulduğunu beyan ederek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden borçludan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve içeriğini kabul etmediklerini, başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrindeki ve dava dilekçesindeki fatura örneğinin taraflarına gönderilmediğini, bu itibarla fatura içeriğine ilişkin itirazlarını mahfuz tuttuklarını, fatura içeriğini bilmemeleri hasebiyle borcu kabul etmediklerini, davacı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, faize ve oranına ilişkin itirazlarını yinelediklerini, bu açıdan da davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, alacağın likid olmadığını, alacağın varlığı ve miktarının muhakeme konusu edilmesi gerektiğini, bu itibarla icra inkâr tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca icra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olacağından davacı yanın talep etmiş olduğu işlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 19/09/2023 tarihli ödeme emri ile 200.160,00 TL asıl alacak 16.099,17 TL işlemiş faiz olmak üzere 216.259,17 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine icra takibinin 28/09/2023 tarihinde durdurulduğu, eldeki davanın 27/12/2023 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 216.259,17TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosyaya kazandırılan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı 2022 ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nın 64. Maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 222. Maddesi de göz önüne alınarak sahipleri lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davacının 2023 yılında e-defter mükellefi olduğu, zamanında ve usulüne uygun olarak defterlerin GİB e-defter sitesine yüklenerek beratlarının alınmış olduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava ve icra konusu faturanın davacı ticari defterlerinde ve taraf BA-BS formlarında kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 200.160,00 TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı vekiline 14/05//2024 tarihli celsede verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Ticari defterlerde bulunan ödeme fatura bedelinden düşülmüş, icra takibi de bu ödeme de gözetilerek başlatılmıştır. Davacı taraf her ne kadar işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da, dosya kapsamında temerrüte düşürücü bir belge bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle 200.160,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 200.160,00 TL üzerinden devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 200.160,00 TL asıl alacak üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-200.160,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 13.672,93 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.611,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.061,06 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin, 2.887,73 TL sinin davalıdan, 232,27 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 2.611,87 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.920,12 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 107,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.607,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 3.348,38 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 32.024,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 16.099,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/09/2024 Katip Hakim e-imza e-imza