İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1354 E. 2024/1183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1354
Karar No
2024/1183
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1354 Esas - 2024/1183 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/1354 Esas KARAR NO : 2024/1183 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2023 KARAR TARİHİ: 05/11/2024 K. YAZIM TARİHİ: 29/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın davalı firmaya 06.07.2022 tarihinde ... No' lu fatura ile toplamda 142.190,00 TL bedelle ticari satış yaptığını, satış sonrası davalının uyarılmasına rağmen borcunu ödemekten imtina ettiğini, bu alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının kanuni süresinde 03.01.2023 tarihinde itiraz ettiğini ve itirazının ardından takibe konu borca yönelik Ankara Batı İcra Dairesinin ... Nolu dosyaya ait ödeme açıklamasıyla 17.03.2023 tarihinde 24.000,00 TL, 25.03.2023 tarihinde 20.000,00 TL, 18.07.2023 tarihinde 8.500,00 TL, 18.07.2023 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere 72.500,00 TL haricen ödeme yapıldığını, icra dosyasının 19.12.2023 tarihli kapak hesabında davalının davacıya 108.155,40 TL bakiye borcu bulunduğunu, emsal BAM kararları uyarınca takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin, temerrüt faizi işlemeye başlamış ise öncelikle masraf ve faizlerden mahsubunun gerektiğini beyan ederek davalının Ankara Batı İcra Dairesinin ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin 108.155,40 TL bakiye asıl alacak ve ferileri bakımından devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, davalı vekili, icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde; davalı şirketin alacaklı olarak görülen şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle takibe borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı bakiye alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 22/12/2022 tarihli ödeme emri ile 142.190,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 02/01/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 22/12/2023 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan bakiye 108.155,40 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Tarafların uyuşmazlık dönemini kapsayan BA-BS formları dosya arasına celp edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından alınan 09/09/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı ... A.Ş in bilanço esasına göre elektronik ortamda defter tutan şirket olduğu, fiziki ortamda tutulan 2022- 2023 yıllarına ait envanter defterinin mevcut olduğu T.T.K 64/3. maddesine göre, elektronik ortamda tutulan 2022-2023 yılları Yevmiye Defteri ve Defteri Kebirin, 1 sıra nolu Elektronik Defter Genel Tebliğinin 3.3.2. maddesine göre alınan beratları üzerinden, açılış ve kapanış onaylarının mevcut olduğu, davacı ... A.Ş ile davalı ... Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu, Davacı firmanın, davalı adına düzenlemiş olduğu davaya konu 06.07.2022 tarih ... seri numaralı 142.190,00 TL tutarındaki faturayı 06.07.2022 tarih ... yevmiye madde numaralı fişle ticari defter ve kayıtlarına aldığı, Davacı firmanın, takip tarihi olan 22.12.2022 tarihi itibariyle, 120.01.09028 ... Şti. hesabından dolayı davalıdan 121.290,00 TL alacaklı olduğu, Davalı firmanın, davacı firmaya 2023 yılında 72.500,00 TL ödeme yaptığı, davacı firmanın davalı firmadan dava tarihi olan 22.12.2023 tarihi itibariyle 48.790,00 TL alacaklı olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında yer alan BS formu incelemesinde; davacı ... A.Ş in 07/2022 döneminde bildirdiği 1 adet belge KDV Hariç 120.500,00 TL mal ve hizmet satış tutarı ile davalı ... Şti ne TL mal ve hizmet sattığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulundukları yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 09/09//2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda davacının dava tarihi itibariyle 48.790,00TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bir alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin dava konusu olan1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın dava tarihinden önce yapılan, icra dosyasına davacı tarafından bildirimi yapılan ve bilirkişi raporunda mahsubu yapılan icra takibinden sonra ancak dava açılmadan önce 72.500,00 TL ödeme dışında iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; itirazın iptali davası açılmadan önce borcun kısmen ödendiği hallerde, alacaklının ödenen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı olmayacağından, ödenen miktar göz önüne alınmaksızın bu kısım için de icra inkar tazminatına hükmedilemeyecektir. Alacağın varlığının dava tarihi gözetilerek belirlenmesi ve alacaklının dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre icra inkar tazminatına hükmedilmesi, dava ekonomisi ve yararlar dengesine de uygun düşecektir. Şu da eklenmelidir ki; takip konusu alacak için borçlunun icra dairesi dışında yaptığı ödemeler, takip konusu alacaktan İcra Müdürlüğünce kendiliğinden mahsup edilemeyeceğinden; eş söyleyişle, harici ödemelerin İcra Müdürlüğünce kabulü için, alacaklının muvafakati gerektiğinden; itirazın iptali davasında mahkemece kısmi ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğuna dair bir karar verilmesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. (Yargıtay HGK'nın 2007/19-159 esas, 2007/220 karar sayılı ilamı) Sonuç olarak; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından kısmi ödeme yapılmış olması ve bu hususun icra dosyasına bildirilmiş olması nedeniyle mahkememizce, kısmi ödemeler düşülerek, dava tarihine göre belirlenecek bakiye alacak tutarı üzerinden karar verilmiş ve icra inkar tazminatı da bu miktar üzerinden belirlenmiştir. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 48.790,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak faturaya dayandığından, miktar likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden hükmedilen alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 48.790,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-48.790,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.332,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.136,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.196,77 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00 TL'nin, 1.055,60 TL sinin davalıdan, 1.284,40 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.136,08 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.444,33 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 142,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.642,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 1.642,94 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2024 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1354, K. 2024/1183, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1354-e-2024-1183-k-db88a2e4671d