İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/92 E. 2026/244 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/92
- Karar No
- 2026/244
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/92 Esas - 2026/244 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/92 KARAR NO: 2026/244
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2024 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca borçlu.... Ticaret Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete olan 32,321.30 TL fatura borcuna karşılık Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... E. dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun herhangi bir borcu olmadığı gerekçesiyle borcun tamamına, faize ve her türlü fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, borçlunun müvekkili şirkete 32,321.30 TL borcu bulunmakta olup buna ilişkin fatura ve cari ekstrelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, borçlunun borcunu ödemediği gibi satış konusu malları da geri teslim etmediğini, ayrıca TTK 21/2'ye göre 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz edilmediğinden borcun kabul edilmiş sayıldığını beyan ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle aleyhine hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirkete fayda sağlamanın aksine maddi ve ticari zarara neden olduğunu, buna rağmen tamamlanmayan iş karşılığı bedelinin müvekkili şirkete fatura edilmiş olduğunu, 19/08/2023 tarihli .... fatura numaralı ve 32,321.30 TL bedelli .... Ticaret Ltd. Şti adına düzenlenen faturanın müvekkili şirkete gönderildiğini, şirket yetkilisi ....'ın yurt dışında olması sebebiyle ayıplı olarak gönderilen malların kullanılmadan depoda bekletildiğini, davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı işin yapılmadığını, müvekkili şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketi yetkilisi .....'ın şirket işleri için yurt dışında olması nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük sürenin geçtiğini, ancak tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, müvekkili şirket yetkilisi yurt dışından döndüğünde gelen malların ayıplı olduğunu görmesi üzerine davacı şirket yetkilisi ile iletişime geçip malların iadesi konusunda anlaştıklarını ve davacı şirketin gönderdiği araca malları yükleyip 10/10/2023 tarih ve ..... fatura numaralı ....Taşımacılığı ..... adına kesilen 3.770,00 TL bedelli fatura ile iade işlemini gerçekleştirdiğini beyan ederek haksız davanın reddine, Müvekkil şirketin aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takip başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 15/04/2024 tarihli ödeme emri ile 32.321,30 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 20/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 15/04/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 04/06/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ....ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 15.04.2024 tarihinde Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün .....E. sayılı dosyası ile davalı .... Ticaret Ltd. Şti. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 15.04.2024 tarihi itibariyle davalı şirketten 32,321,30 TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Yine söz konusu faturanın davalı tarafından kendi defterlerine kaydedildiği de görülmüştür. Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin, 22.01.2016 tarih, 2015/3319 Esas, 2016/314 K. sayılı “ Taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcından itibaren düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine yada faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, asıl davada davacının faturalara dayalı alacağının varlığını H.M.K.'nun 222.maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir” şeklinde ilamı, Yine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/271 esas-2019/471 1 karar sayılı ve 10.10.2019 günlü ilamı ile “... Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre bir mal satın alan tacirin bu mala ait alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malın teslimine karine teşkil etmektedir.” Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesinde ayıp iddiasında bulunmuş olup, ön inceleme duruşmasında verilen 3 nolu ara karar uyarınca tarafına ihtarlı olarak kesin süre verilmiştir. Hem dosya kapsamı hem de davalının sunduğu 06/03/2025 tarihli beyan dilekçesi incelendiğinde, dava konusu malların ayıplı olduğuna, süresinde ayıp ihbarı yapıldığına veya ihbar şekline uyulduğuna, yine davalı tarafından sunulan malların iade edilmesine ilişkin nakliye faturasının dava konusu ticari ilişkiye ait olduğuna ilişkin somut bir delil bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle TBK'nın 223.maddesi ile TTK'nın 18.maddesi gereğince ayıp ihbar ve süresine uyulmadığı gibi ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gibi davalı tarafa verilen ihtar gözetilerek ayıp iddiasını kanıtlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 32.321,30TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla dava değeri gözetilerek davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-32.321,30 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.207,87 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.780,27 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 222,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.222,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 32.321,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, reddedilen miktar (0,70 TL) ve ekonomik menfaat gözetilerek bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/04/2026
Katip .... e-imza Hakim .... e-imza