İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/456 E. 2024/661 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/456
- Karar No
- 2024/661
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/456 Esas - 2024/661 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/456 Esas KARAR NO : 2024/661 BAŞKAN : ..... ÜYE : ..... ÜYE : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 08/07/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 YAZIM TARİHİ : 25/11/2024 DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi'nin Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, (son 5 yıl olağan genel kurul yapılmaması nedeniyle) 21.08.2015 tarihinde re'sen silindiğini, terkin işleminin Ticaret Sicil Gazetesinin 21.08.2015 tarihli ve 8889 sayılı nüshasında ilan edildiğini, şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ..... 'da olduğunu, Şirketin ticaret sicilinde re'sen terkin ediliğinden dolayı bu davada husumeti, sadece ... yönelttiklerini, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa dahi, şirketinin ihyası sağlanarak, tüzel kişiliğin davalara taraf edilmesi mümkün olduğunu belirterek müvekkili şirketin terkin edilmesine yönelik işlemin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda davalı tarafından terkin işleminin gerçekleştirildiği müvekkil şirkete ait dava dosyaları mevcut olduğunu, davalı tarafından terkin işlemleri gerçekleştirilmeden önce şirket yetkilisi olan müvekkiline Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7/4-a maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olarak ihtar çekilmediğini, yapılan terkin işleminin bu yönden de hukuka aykırı olduğunu, Dava konusu şirketin ticari faaliyetleri devam ederken 03.08.1999 tarih ve 27251 sayılı beyanname muhteviyatı dahil ve işlem izin belgesi kapsamında yurt dışından temin edilen malları gerekli işlemi yaptıktan sonra yeniden yurt dışına gönderdiğini, Gümrük işlemleri yapılırken ... A.Ş. tarafından ... Sayılı işleme izin belgesi kapsamında teminat mektupları düzenlendiğini, bu teminat mektuplarından birinin de 8.017,53 TL bedelli teminat mektubu olduğunu, müvekkili şirketin, 2000 yılında tüm dünyada yaşanan ekonomik krizden etkilendiğini ve ticari faaliyetlerine devam edemez duruma geldiğini, aldığı işleri yerine getirdikten sonra faaliyetlerine son veren müvekkil şirketin ... A.Ş. tarafından düzenlenen teminat mektuplarının iadesini talep ettiğini, düzenlenen diğer teminat mektuplarının taraflarına iade edildiği halde dava konusu edecekleri teminat mektubu bulunamadığı söylenerek iade edilmediğini, ... A.Ş tarafından ...'ne . ..... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında temin edilen 8.017,53 TL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ile iptali talebi ile dava açılması gerektiğini, bu sebeple davada taraf olabilmek ve ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvuru yapabilmek, ... A.Ş tarafından ...'ne ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında temin edilen 8.017,53 TL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ile iptali talebi ile dava açabilmek, dava açmak ve arabuluculuk başvurusu yapabilmek için gerekli tüm yetkileri de kapsar şekilde Türk Borçlar Kanunu ve Avukatlık Kanunu gereğince vekaletname düzenleme yetkisinin verilmesi amacıyla ihyasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ihya davasına konu edilen ... Şirketi'nin 116406 sicil numarası ile 15/01/1996 tarihinde müdürlüklerinde kurulduğunu, şirketin terkin edilmeden önceki son olağan genel kurul toplantısını 04/07/2005 tarihinde yapıldığını, bu hususun 28/07/2005 Tarih, ve 6356 sayılı TTSG'de ilan edildiğini, TTK'nın geçici 7. Maddesinin 4. Fıkrasının a bendindeki tebligat usulünün düzenlendiğini, Şirketin müdürlüklerine bildirilen son adresinin ..... olduğunu, 12/05/2015 tarihinde şirket adresine gerekli ihtarın tebliği yapıldığını, ancak tebligatın "adres: kapalı" ibaresi ile müdürlüklerine iade edildiğini, 12/05/2015 tarihinde Şirket yetkilisine de tebligat yapıldığını, fakat işbu tebligatında taraflarına iade edildiğini, ayrıca ihtarın 18/05/2015 tarih 8822 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, ayrıca şirketlerin 6102 sayılı TTK'nin 31'nci maddesi uyarınca, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerekmekte olduğunu, ancak şirket adres değişikliğinin tescili zorunluluğunu yerine getirmediğini ve bu konudaki sorumluluğun şirket yetkililerinde olduğunu, Söz konusu TTK'nın geçici 7'nci maddesindeki tebligata dair hükümler, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre; hem özel hüküm hem de sonraki hüküm niteliğinde olduğundan, TTK Geçici 7'nci madde hükümleri uygulanması gerektiğini, şirketin son adresine ve yetkilisine ayrı ayrı tebligat yapıldığından, tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilan Tebligat Kanunu uyarınca yapılmış bir tebligat sayılacağından yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, Şirketin kendisine bildirilen 2 aylık sürede münfesih olmadığını belgeleyen hiçbir evrak ibraz etmediğinden 21/08/2015 tarih ve 8889 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, Müdürlüklerince dava konusu şirketin geçici 7.maddenin 1.fikrasinın d bendine göre yapılan terkini hukuka uygun olduğunu, ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin, ticaret sicilinden silinme ile sona erdiği ve tüzel kişiliği sona ermiş şirketin hak ehliyetinin ve bu kapsamda davada taraf ehliyetinin varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, davacı terkin olmuş bir şirket olduğundan açılan davada dava ehliyetine sahip olmadığını, davanın terkin olmuş ilgili şirket tarafından açılması usule aykırı bulunduğunu, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. ve 115. maddeleri uyarınca sıfata ilişkin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memurunun T.C. kimlik no ile atanmasını, müdürlüklerinin açılan bu davada yasal hasim olduğundan aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı şirketin sicilden re'sen terkin edilmesine karşın ... AŞ tarafından ...'ne ..... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında temin edilen 8.017,53 TL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin dava açılabilmesi için söz konusu istemle sınırlı tüm işlemlerin yapılabilmesi için davacı şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davalı şirkete ait temin olunan sicil dosyası ve ... müzekkere cevabı ile dava dilekçesi içeriğinden, davacı şirketin olağan genel kurul toplantısını süresinde yapmaması nedeniyle 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrasının d bendi uyarınca ticaret sicilinden 21/08/2015 tarih ve 8899 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiği anlaşılmaktadır. Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, medeni(maddi) hukuktaki hak ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Dava, tüzel kişi adına veya tüzel kişiye karşı açılır. Tüzel kişi adına tüzel kişinin organı tarafından dava açılır. Tüzel kişinin (organı olmayan) üyeleri veya ortakları, tüzel kişi adına dava açamazlar. Tüzel kişiliğin son bulması ile taraf ehliyeti de sona erer. Bundan sonra onun adına dava açılamaz. Tüzel kişiliğini kaybeden şirketin dava açabilmesi için şirketin yeniden ihyası gerekir. Dava tarihi itibariyle davacı şirketin daha önce ticaret sicilinden re'sen terkini nedeniyle tüzel kişiliği sona ermiş ve taraf ehliyetini de yitirmiş olması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının taraf ehliyeti bulunmamakla, HMK'nın 114/1-d maddesi ve fıkrası uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince; Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-... yasal hasım olmakla, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığının tespitine, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Başkan ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Katip ..... ¸e-imzalıdır.