İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/296 E. 2024/583 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/296
Karar No
2024/583
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/296 Esas - 2024/583 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/296 Esas KARAR NO : 2024/583

HAKİM : ..... KATİP : .....

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 23/12/2020 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 YAZIM TARİHİ : 10/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ..... şubesince, ... Şirketine kullandırılmış olan krediye dayanak Genel Kredi Sözleşmesinde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunmakta olduğunu, borçlu şirket ve kefillere keşide edilen ihtarnameye rağmen alacağın tahsil edilememiş olması üzerine asıl borçlu firma hakkında ..... sayılı dosyadan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe, müteselsil kefil ... hakkında da tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ..... sayılı dosyasından icra takibine geçilmiş olduğunu, ancak davalı takip borçlusu tarafından ..... sayılı dosya borcuna itiraz edilmiş olması nedeniyle İcra Müdürlüğünce takibin durmasına karar verildiğini belirterek, davalının ..... sayılı dosyasından başlattıkları icra takibine ilişkin itirazlarının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının süresinde ipotek verene başvurmamış doğrudan kefil olduğunu iddia ettiği müvekkiline yönelik olarak takip ve dava yoluna gitmiş olması nedeniyle husumet yokluğundan davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, müvekkilin kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil değil adi kefil durumunda olduğunu, ayrıca müvekkile hiçbir bildirim, ihtar vb. yapılmamış olduğunu, alacaklı bankanın müvekkilinin tek kefil olduğu genel kredi sözleşmesini devamı sözleşmelerde de uygulamış, müvekkilin bu duruma itiraz ettiğinde noter aracılığıyla genel kredi sözleşmesine kefillik iradesinin olmadığına dair ihtarname çekmesi gerektiğinde aksi takdirde böyle devam edeceğinin belirtilmiş olduğunu, buna ilişkin yazılı belgenin delilleri sunduklarında görüleceğini, bu doğrultuda davacı bankanın kefilin imzası olsun olmasın tüm ...'leri birleştirip tek bir alacak olarak kefalet limiti talebinde bulunması ve bu taleplerini ...'de yer alan "... doğmuş ve doğacak bütün borçlarının teminatı olarak .... TL'ye kadar kefilim...." maddesine dayandırmasının hukuken geçersiz olduğunu, kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olacağı en yüksek miktar ile kefalet tarihinin açıkça gösterilmesi gerektiğini, aksi halde kefalet sözleşmesinin geçerli olmayacağını, müvekkil aleyhine çok sayıda icra takibi bulunduğu sırada kefalet sözleşmesi imzalanmış olduğunu, bu nedenle müvekkilin bu anlamda da sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, İpotek veren ... tarafından yapılan ödemelerin düşülmemiş olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: - ..... sayılı dosyası, -Taraflar arasına imzalanan genel kredi sözleşmesi ve ekleri, banka kayıtları, -Bilirkişi raporları: 12/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamına sunulmuş belgelerin ve davacı bankanın ... Şubesinde yerinde yapılan inceleme sonucunda; takip tarihi (10.08.2020) itibariyle hesaplanan asıl alacağın 446.174,23 TL, işlemiş temerrüt faizinin 80.164,50 TL, BSMV'nin 4.008,22 TL olmak üzere toplam 530.346,95 TL olduğu, davacı bankanın isteminin asıl alacak yönünden 473.935,51 TL, işlemiş temerrüt faizinin 80.164,50 TL, BSMV'nin 1.067,26 TL olmak üzere toplam 484.412,80 TL olduğu, davacı bankanın isteyebileceği miktarın asıl alacak yönünden 446.174,23 TL, işlemiş temerrüt faizinin 9.140,03 TL, BSMV'nin 457,00 TL olmak üzere toplam 455.771,26 TL olduğu, mahkemece takibin devamına karar verilmesi durumunda, 455.771,26 TL tutarındaki toplam borcun; 446.174,23 TL asıl alacağa, takip tarihinden (10.08.2020) itibaren %17,55 oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si ile birlikte ödenmesi gerekeceği sonucuna varıldığı, dava tarihi (23.12.2020) itibariyle hesaplanan asıl alacağın 353.564,22 TL, işlemiş temerrüt faizinin 55.246,49 TL, BSMV'nin 2.762,32 TL olmak üzere 411.573,03 TL olduğu, davalı kefilin dava tarihi itibariyle borcunun 411.573,03 TL olarak hesaplandığını, 353.564,22 TL asıl alacağa dava tarihinden (23.12.2020) itibaren %17,55 oranı üzerinden temerrüt faizi işletilebileceğini, dava tarihinden sonra ödendiği tespit edilen; 29.12.2020 tarihinde 6.159,44 TL, 32,70 TL, 4.000,00 TL, 189.038,28 TL, 769,58 TL tutarındaki tahsilatların icra müdürlüğünce dikkate alınması gerekeceğini, ... tarafından ödenmiş olduğu görülen 31.12.2020 tarihinde 148.615,97 TL ve 02.03.2021 tarihinde 4.601,50 TL tutarındaki ödemeler yönünden ise davacı bankanın bu kez ... adına takibi yürüteceğinin bilindiği, dava tarihinden sonraki gerçek tahsilat niteliğinde olmayan bu tahsilatların değerlendirmeye alınmadığı belirtilmiştir. 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 2 adet Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalının; 02/09/2016 tarihli 500.000,00 TL limitli sözleşmede kefalet imzası bulunduğu, 02.03.2018 tarihli 650.000,00 TL limitli sözleşmede kefalet imzası bulunmadığını, davaya konu borçların, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılmış olan TTK ve ... kredileri ile tazmin olan çek bedellerinden kaynaklandığı, davaya konu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırılmış olduğu noktasından bakıldığında, ... nolu ve ... nolu Taksitli Ticari Kredilerin davalı kefilin kefalet imzası bulunan 02/09/2016 tarihli sözleşme kapsamında, ..... nolu ... kredileri ile nakde dönüşen çeklerin davalı kefilin kefalet imzası bulunmayan 02/03/2018 tarihli sözleşme kapsamında, kullandırılmış olduğunun saptandığı, davacı bankanın davalı kefilin imzası bulunmayan ikinci sözleşmeyi yeni kredi kullandırabilmek için zorunlu olarak almış olduğu, dolayısıyla ikinci sözleşmenin alınması ile davalı kefilin ilk sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere olan kefaletinin devam etmesi gerektiği, zira ilk sözleşmenin yok sayılması durumunda sözleşme açığının ortaya çıkacağı sonucunun ortaya çıktığı, yapılan tespitlere göre mahkemece takibin devamına ve davalı kefilin hem imzası bulunan 02/09/2016 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden hem de imzası bulunmayan 02.03.2018 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden sorumlu olduğu yönünde karar verildiği takdirde kök raporda değişikliğe gidilmesi gerekmediği, yapılan tespitlere göre mahkemece takibin devamına ve davalı kefilin imzası bulunan 02/09/2016 tarihli 500.000,00 TL limitli sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden sorumlu olduğu, 02.03.2018 tarihli 650.000,00 TL limitli sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden ise sorumlu olmadığı yönünde karar verildiği takdirde; takip tarihi (10.08.2020) itibariyle davalı kefilin davacı bankaya karşı takip tarihi itibariyle olan toplam borcunun, 165.287,25 TL asıl alacak, 29.697,30 TL temerrüt faizi ve 1.484,86 TL BSMV olmak üzere toplam 196.469,42 TL olduğu, işbu toplam borcun; 165.287,25 TL tutarındaki asıl alacağa takip tarihinden (10.08.2020) itibaren %17,55 oranı üzerinden temerrüt faizi işletilebileceği sonucuna varıldığı, dava tarihi (23.12.2020) itibariyle takipten sonra fakat davadan önce olmak üzere tespit edilen ödemelerin, davacı banka kayıtlarında, davalı kefilin imzası bulunmayan sözleşme kapsamında kullandırılan ... kredileri ve tazmin olan çek bedellerinden kaynaklanan borçlardan mahsup edildiği için, bilirkişi tarafından da davacı banka kayıtlarına paralel şekilde takipten sonra davadan önce yapılan tahsilatlar işbu borçlardan mahsup edildiği, dolayısıyla davalı kefilin kefalet imzası bulunan ilk sözleşme kapsamında kullandırılan taksitli ticari kredilerden kaynaklanan borçlara herhangi bir tahsilatın söz konusu olmadığı, bu duruma göre, davalı kefilin davacı bankaya karşı dava tarihi itibariyle olan toplam borcunun, 165.287,25 TL asıl alacak, 40.575,27 TL temerrüt faizi ve 2.028,76 TL BSMV olmak üzere toplam 207.891,28 TL olduğu, işbu toplam borcun; 165.287,25 TL tutarındaki asıl alacağa dava tarihinden (23.12.2020) itibaren %17,55 oranı üzerinden temerrüt faizi işletilebileceği sonucuna varıldığı, her ne kadar dava tarihinden sonra da bazı ödemeler yapılmış ise de işbu ödemeler de davalı kefilin kefalet imzası bulunan ilk sözleşme kapsamında kullandırılan taksitli ticari kredilerden kaynaklanan borçlar dışındaki borçlara mahsup edildiği belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ..... sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 12/10/2021 tarihli rapor, ..... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasının Uyap'tan gelen sureti, ..... sayılı takip dosyasının Uyap sureti, dava dışı asıl borçlunun müşteri hesap ekstresi, ödeme planları dosya içerisinde yer almaktadır. Mahkememizden verilen 09/12/2021 tarih ve ..... ., sayılı karar ..... Dairesi'nin 27/03/2024 tarih, ..... ., sayılı kararında yer verilen: "Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden banka kayıtlarında yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunda ise, davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 02/09/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi incelenmiş, istinaf aşamasında Dairemizce yazılan müzekkere üzerine ibraz edilen 02/03/2018 tarihli genel kredi sözleşmesine ilişkin bir incelemeye ise yer verilmemiştir. Bir başka anlatımla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen borcun hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığına yönelik bir tespite yer verilmediğinden hüküm altına alınan alacağın davalının müteselsil kefaletinin bulunduğu 02/09/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinden mi, yoksa kefaletinin bulunmadığı 02/03/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden mi kaynaklandığı anlaşılamamaktadır. İstinaf incelemesi sırasında yürürlüğe giren 22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 35.maddesi ile yapılan değişik HMK'nun 353/1.a-6 maddesi "Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, bankacı bilirkişiden takip konusu alacağın davalının müteselsil kefaletinin bulunduğu 02/09/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinden mi, yoksa davalının kefalet imzasının bulunmadığı 02/03/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden mi kaynakladığı hususunda ek rapor alınarak tüm deliller değerlendirilip sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir." gerekçe ile kaldırılmakla yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görüldü. Kaldırma kararı sonrası, belirlenen eksikliklerin giderilmesi amacıyla bilirkişi raporu alınmış davalının imzasının bulunduğu 02/09/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ile imzasının bulunmadığı 02/03/2018 tarihli sözleşme yönünden icra takibine konu borç irdelenmiş ve davacının imzasının bulunduğu sözleşme nedeniyle sorumlu olduğu borç miktarının 165.287,25 TL asıl alacak, 29.697,30 TL işlemiş temerrüt faizi,1.484,86 TL BSMV olduğu tespit edilmekle davanın bu miktarlar üzerinden kabulüne, davalının imzasının bulunmadığı sözleşme yönünden borcun doğmadığı kabul edilmekle fazlaya ilişkin talebin reddine aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; ..... esas sayılı ve ..... esas sayılı dosyalarında tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla, Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının ..... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile, takibin; dava tarihi itibariyle 165.287,25 TL asıl alacak, 29.697,30 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.484,86 TL BSMV alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacağa (165.287,25 TL) dava tarihinden geçerli olmak üzere yıllık %17,55 temerrüt faizi yürütülmesine, Davadan sonra 29/12/2020 tarihinde yapıldığı tespit edilen 6.159,44 TL - 32,70 TL - 4.000,00 TL - 189.038,28 TL - 769,58 TL tahsilatların icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına, Hükmolunan alacağın (196.469,41 TL) %20'si oranında takdir edilen icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 13.420,83 TL harçtan peşin alınan 5.847,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.573,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 31.435,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 46.027,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.497,40 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1.419,28 TL'si ile 54,40 TL başvurma, 5.847,24 TL peşin harç toplamı 5,901,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Davalı tarafından yapılan 19,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 11,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, Davacı Vekili Av. ..... (e-duruşma) , Davalı Vekili Av. ..... 'ın (e-duruşma) yüzlerine kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2024

Katip ..... ¸e-imzalıdır.

Hakim ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/296, K. 2024/583, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-296-e-2024-583-k-2d6e585524c6