İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/134 E. 2024/165 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/134
- Karar No
- 2024/165
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/134 Esas KARAR NO : 2024/165 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... -.... Av. ... -... DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2022 KARAR TARİHİ : 29/02/2024 YAZIM TARİHİ : 29/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın şirketin teslim aracı olduğunu, ilgili aracın 07.02.2022 tarihinden bu yana dava dışı ...’da çalışamaz halde bulunduğunu, aracın kullanılmadığı her günün müvekkili şirket açısından ciddi bir maddi zarar oluşturduğunu, bu nedenle mahkemeden yerinde ve ivedi bir tespit inceleme yapılmasının talep edildiğini, uyuşmazlığa konu aracın arıza öncesinde servis hizmetinin davalı tarafından verildiğini, müvekkili şirket aracı Ekim/2021 tarihinde yağ kaçırma şikâyeti ile davalı servise götürdüğünü, serviste 3-4 gün kaldığını, aracın tamirinde üst kapak contası ve keçelerinin değiştiğinin bildirildiğini, 01.11.2021 tarihinde araç davalıya ait servisten alındıktan sonra aynı akşam ....semtinde yolda kaldığını, aracın tekrar servise çekici ile götürüldüğünü, araçtaki arızanın motordan kaynaklı olduğunun davalı tarafından tespit edildiğini, aracın komple motor tamiratının yapıldığını ve 22.12.2021 tarihli faturaya istinaden 35.907,40 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket aracı 05.02.2022 tarihinde ...’a yapılan sevkiyattan dönerken tekrar arıza vererek yolda kaldığını, müvekkili şirketin davalı şirketi telefonla arayarak ihbarda bulunduğunu, ancak davalının arıza ile ilgilenmediğini, müvekkilinin ise aracı 6.000,00 TL ödeyerek .... arızalı bir şekilde çekildiğini, burada yapılan ön incelemede kapak contasının orijinal olmaması nedeniyle mevcut zararın çok ciddi şekilde arttığını, dolayısıyla bu hasara davalı şahsın sebep olduğunun anlaşıldığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla üzere şimdilik kısmi olarak 3.000,00.-TL tazminatın taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bahse konu dava hem mutlak ve nispi ticari dava kapsamına girmemekle birlikte müvekkilinin de tacir sıfatına haiz olmadığı bu nedenle de davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiği kanaatinde olduğunu, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Araç, davalı müvekkile tamir için getirilmeden önce hali hazırda, eski ve yıpranmış olduğunu, karşı tarafa bu durumun açıklanmasına rağmen söz konusu uyarının davacı tarafça dikkate alınmadığını, 22.12.2021 tarihinde kesilen faturada yer alan parçalara ilişkin özelliklerin ve fiyat bilgisinin yer aldığı proforma faturanın, işlem öncesinde karşı tarafa gönderildiğini onay alındıktan sonra işleme başlanıldığı, karşı tarafın onay vermesine istinaden ilgili parçaların değiştirildiğini (üst kapak contası ve keçeleri) yan sanayi olduğunun karşı tarafça bilindiğini, 22.12.2021tarihinde araç servisten çıktıktan sonra yaklaşık 50 gün içinde şehirlerarası yol aldığını, aracın kilometresi 500.000’nin üzerinde olduğundan aracın değiştirilmesi gerektiği, diğer parçalarının yıprandığı için motora zarar verebileceğinin kendisine iletildiğini, ayıplı mal tesliminden dolayı satıcının sorumlu olabilmesi için ayıbın teslim anında olması gerektiğini, hasar teslimden sonra meydana geldiğinden müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, karşı tarafça araçta meydana gelen arızanın müvekkilden kaynaklandığının ispat edilemediğini, karşı tarafça sunulan ... nolu kararında karşı tarafın tespit isteminin reddedildiğini, arabuluculuk sürecinde aracın tekrar tamir edilmesi teklif edilmesine rağmen bu teklifin reddedildiğini, dolayısıyla davacının iddialarının somut olay ile ters düştüğünü, davacının bu iddiasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, beyan ederek, davacının dava dilekçesindeki iddia ve taleplerinin reddini talep etmişlerdir. DELİLLER: -Taraf ticari defter ve kayıtları, -... plakalı araca ait fotoğraflar ve kayıtlar, -Bilirkişi raporları: 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Rektifiye tabir olunan işlemde Piston kafası, Segmanlar. Piston kolu (Biyel kolu), Krank ve Eksantrik mili, Supaplar, Burçlar, Yaylar, Motor bloğu, Silindir kapağı Turbo mekanizması, Yakıt emme sistemleri ile Yakıt Enjektörleri gibi parçalar olmak üzere motorun tüm parçaları çıkartılıp tek tek kontrol edilir, hangi parçaların yıprandığı hangi parçaların değişmesi gerektiğine, silindir yüzeyine (gömleğine) herhangi bir işlem yapılıp yapılmayacağına, pistonların değiştirilmesine, silindir bloğunun üzerine işlem yapılıp yapılamayacağı (gerektiğinde değişim söz konusu olabileceği) vb. gibi işlemlere karar verileceği, yapılan işlemler sonrası motor kapatıldığında motordaki güç değerlerinin orijinal haline yakın olması beklenildiği, dava konusu olayda ise, 22.12.2021 tarihli e-fatura incelendiğinde özellikle Krank, Piston, Silindir kapağı, Burçlar, Supaplar, Turbo vb.gibi parçalarının değiştirildiği ve rektifiye işçiliğinin yapıldığı görüldüğünden, rektifiye tabir olunan düzeltme işleminin yanında diğer tamirat işleri ve sarf malzemelerin de olduğu kalemler bulunduğu, yapılan bu işlem sonrası da araç sahibinin motorunun tamiri sonrası sıkıştırma oranının orijinal haline ve kat ettiği kilometreye (günümüz teknolojisinde dizel motorların 600.000 km yakın ekonomik ömürleri olduğu bilinmektedir) yakın değerlere ulaşmasını talep etmek hakkı olduğu, dava dosyasındaki bilgilere göre rektifiye işlemi gören 9 yaşındaki aracın onarımdan (22.12.2021) tarihinden 50 gün sonra (05.02.2022) arızalanması nedeniyle heyetimizce yapılan işlemlerin fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmadığını düşündükleri, söz konusu rektifiye işlemi (motor yenileme, doğrultma) esnasında uygun yedek parçaların yanında birçok algoritmanın da uygulanması gerektiği, bu işlemlerin doğru yapıldığının kontrolü içinde bir kısım testlerinin (kompresyon testi vb.gibi) yapılmış olması, egzoz emisyon değerleri gibi verilerin aracın orijinal verileri içerisinde sağlanmış olduğunun görülmesi gerektiği, dosya kapsamında söz konusu araçla ilgili herhangi bir test yapıldığına dair test raporu da bulunmadığından, 22.12.2021 tarihli fatura bedelinin ödenmesi sonrası rektifiye işleminden beklenilen faydanın sağlanamadığı görüşüne varıldığı, neticede davaya konu bu aracın gereği şekilde uygun tarzda tamir ve onarımı ile uygun parça kullanılmaksızın davalı tarafça ayıplı hizmet verilmiş olduğu ve aracın bu durumu itibariyle davalı tarafça sorumluluk teşkil ettiği belirtilmiştir. 17/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu ... plakalı .... model ... markalı aracın değerlendirme kısmında belirtilen açıklamalar dahilinde; Davalı ...'e ait 22.12.2021 tarih ... e-fatura muhteviyatında davacı aracına yapılan onarım hizmetinin hatalı / eksik yapıldığı, motora yapılan onarımı yönünden de değerlendirildiğinde, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan ve ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksikleri içeren "ayıplı hizmet" kapsamının olduğu, dava konusu araçtaki eksikliklerin ayıplı ve ayıpsız durumları dikkate alınarak tarafımızca yapılan değerlendirmeler neticesinde, davacı aracını onarım sonrası almış olduğu tarihte, söz konusu motor mekanik parçalar yönünden ayıbın alıcının olağan bir gözden geçirmesi ile bilinmesinin veya fark edilmesinin mümkün olmaması nedeni ile "gizli ayıp" niteliğinde olduğu, ... plakalı ... model .... markalı araç için 22.12.2021 tarihinde davalı tarafça 32.907,40 TL yedek parça + 3.000,00 TL işçilik müşterek toplamda 35.907,40 TL'lik hizmetin eksik ve hatalı olduğu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava; eser sözleşmesine konu tamirin ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. 6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. (....) Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir. (....) Eserdeki ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin, ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında uzun süre var ise davanın geç açılmasında davalı yüklenicinin bir kusuru bulunmadığından 6098 sayılı TBK'nın 114/II. maddesi yollamasıyla 52. maddeleri gereğince artan zarardan davalı sorumlu tutulamaz. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasındaki maliyet farkına (artan zarara) iş sahibi katlanmak durumundadır. Ayrıca, ayıpların giderim bedelinin mahalli piyasa rayicine göre, mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici karı dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV ve yüklenici karı eklenmeksizin ayıp giderim bedeli belirlenmelidir. (....) Davalı tarafın iddiaları ayıplı ve eksik imalata ilişkindir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Somut olayda davacıya ait ... plakalı aracın davalı tarafından yapılan tamiratlarının ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, alınan iki ayrı bilirkişi heyeti raporunda da davalı hizmetinin ayıplı olduğu tespit edilmiş olup ayıbın gizli ayıp olduğu 17/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir. Hal böyle olunca davalının ayıplı işlemleri nedeniyle davacının 35.907,40-TL zarara uğradığı kabul edilmiş, davanın kısmi dava olarak açılmış olması nedeni ile 3.000,00-TL yönünden fatura tarihinden, 32.907,40-TL yönünden ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜNE, 35.907,40 TL alacağın 3.000,00 TL'si yönünden 22/12/2021 tarihinden, 32.907,40 TL'si yönünden 10/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 2.452,83 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile 561,98 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 642,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.810,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.740,28 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair, Davacı Vekili Av. .... 'nın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.