İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/626 E. 2024/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/626
Karar No
2024/845
Karar Tarihi

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/626 Esas - 2024/845 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/626 Esas KARAR NO : 2024/845 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 13/12/2024 GEREK.KARAR.YAZ. TARİH : 23/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... ..... .... .... .... .... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada yetki itirazının reddi ile imzaya itirazının kabulüne karar verildiğini, davalı tarafın dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasını, vekaletname ile çek keşide etmeye yetkili kıldığı kişilere imza attırarak borçtan kurtulma yolunu seçtiğini ve haksız, kötü niyetli olarak çek üzerindeki keşidecinin imzasına itiraz edildiğini, davacı müvekkili dava konusu çekin dava dışı Levent Akpınar'dan borcuna karşılık aldığını ve çek üzerindeki keşideci imzasının kimin el ürünü olduğunu bilmesinin imkanı olmadı gibi davalı tarafından vekaletname ile çek keşide etmeye yetkilendirildiği kişilerden haberi olmadığını, işbu sebeple davacı müvekkilin savunma hakkı kısıtlanarak alacağına kavuşmasının engellenmediğini, borçlunun itirazından haksız olup kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılmasını, borçlu kötü niyetli olarak borcunu sürüncemede bırakmasından dolayı alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılması hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflarınca icra takibine karşı taraflarınca süresinde borca ve yetkiye itiraz edilmesiyle takibin durdurulduğunu, davacı tarafından açılan davanın haksız ve kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddi gerektiğini, icra takibinin dayanağını oluşturan çekte müvekkiline atfen atıl bulunan imza da kesinlikle müvekkiline ve yetkilisine ait olmadığını, davanın reddini, davacı tarafa % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER - ... 4. Genel İcra Müdürlüğü 2023/52610 Esas sayılı dosya örneği (Kapatılan ... 17 İcra Müdürlüğü 2019/17328 Esas ) sayılı dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ilamsız takip borçlusuna kaşı açılan itirazın iptali talebine İlşkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, İtirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekmekte olup, geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması gerekmektedir. Zira İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece, geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2002 tarih, 2002/13-241 E. Ve 2002/208 K. sayılı kararı) Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının şartlarından biri olup, icra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı/alacaklı tarafından girişilen icra takibine borçlu/davalının hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz ettiği, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibinin durduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir. Taraflar arasında bir sözleşme mevcut olmadığı, ilamsız takibe konu edilen çekte davacının ciro yolu ile çeki devralan hamil olduğu, davalının ise keşideci sıfatıyla çekte yer aldığı, icra takibinin ise ilamsız olup, kambiyo senetlerine mahsus takibin söz konusu olmadığı, buna göre taraflar arasındaki ilişkide uygulanacak özel bir yetki kuralının bulunmayıp yetkili mahkemenin HMK'nın genel yetki kuralları çerçevesinde belirlenmesi gerekmekte olup, İİK'nun 50/1.maddesi uyarınca para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunması gerekmektedir. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacı şirket adresinin Diyarbakır, davalı şirket adresinin ise Sivas ili olduğu anlaşılmıştır. HMK 6.maddesi uyarınca davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesi genel yetkili icra dairesi olup, davalı tarafın ikametgahına göre ... icra dairelerinin yetkili olmadığı anlaşılmakta olup, yetkili icra dairesinin davalı tarafın ikametgahı olan Sivas icra daireleri olduğu, davacı tarafça icra takibinin ...’da yapıldığı, davalı tarafça süresinde usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmakla, yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, yetkili icra dairesine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatının yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın 444,37 TL peşin harçtan düşümü ile artan 16,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 36.792,74 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/12/2024

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/626, K. 2024/845, T. 13.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-626-e-2024-845-k-06b600c59eb1