İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/698 E. 2023/801 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/698
Karar No
2023/801
Karar Tarihi

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/698 Esas - 2023/801 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2023/698 KARAR NO : 2023/801

H DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2023 KARAR TARİHİ : 21/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile ...Genel Müdürlüğü Tedarik ve Lojistik Daire Başkanlığı arasında 01.07.2021-30.08.2021 tarih aralığını kapsayan 2021/340964 ihale kayıt numaralı güvenlik hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, söz konusu işi müvekkil şirketin Adıyaman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne kayıtlı 4.8010.01.01. 1045667. 002.01. 62 işyeri sicil numarası ile işi ifa ettiğini, dava konusu edilen alacak taleplerinin taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı idarece müvekkil şirketin hakkedişlerinden kesilen asgari ücret destek primi tutarı kesintilerinin iadesi istemine ilişkin olduğunu, uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı idarece müvekkili şirketin hakedişlerinden yapılan asgari ücret destek primi tutarı kesintilerinin iş bitiminde müvekkili şirkete iade edilip edilmemesi gerektiği noktasında toplandığını, bilineceği üzere 5510 sayılı yasanın geçici 68.maddesine eklenen ve 01.01.2016 tarihinde, 2016 yılı Ocak ile Aralık dönemleri(2017-2018 yılındada aynı uygulama devam etmiştir) için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın bu işverenlerin kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır denildiğini, görüleceği üzere söz konusu teşvikten primlerini zamanında ödeyen tüm işverenlerin kanunen hiçbir başvuruya gerek kalmadan yararlandırıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin sona ermiş olup, müvekkili şirketin hizmet alım işini sözleşmede belirtilen hükümler çerçevesinde yerine getirdiğini, söz konusu sözleşme dönemlerinde müvekkili şirkete fiyat farkı ödemesi yapılmadığını, nitekim Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 07.12.2021 tarih 2021/1680E.2021/2072K.sayılı ilamında” Somut olayda, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde herhangi bir asgari ücret artışı olmadığı sabittir. Her ne kadar sözleşmede "fiyat farkı ödeneceği" hükmü mevcut ise de 5510 sayılı Kanun geçici 68/8.maddesinde belirlenen "fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımları" hükmünün fiyat farkı verilmeyen sözleşme dönemi için uygulanması kanunun amacına uygun düşmemektedir. Bu hükmün fiyat farkının ödeneceği hükmünün sözleşmede bulunması ve fiyat farkı verilmesi halinde uygulanması olunan ve amaca uygundur. Bu durumda, idare tarafından sigorta prim desteği kesintisinin yapılmasının kanuna uygun olmadığı ve prime ilişkin davacı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu kaleme ilişkin talebin reddi ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.”denilerekten haklılıklarının gösterildiğini, taraflar arasında imzalanan 2021/340964 ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında davalı idarece usul ve yasaya aykırı olarak müvekkil şirketin hakedişlerinden kesilen Asgari Ücret Destek tutarları olan 25.572TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarını ileri sürer, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının, müvekkili ortaklık tarafından hakedişinden yapılan kesintinin haksız olduğunu iddia ederek, alacak talebinde bulunduğunu, öncelikle belirtmek gerekir ki; müvekkili ortaklığın gerçekleştirmiş olduğu kesintinin hukuka uygun olduğunu, ekte yer alan belgelerden de görüleceği üzere, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın müvekkil ortaklığa gönderdiği 72833266-045.99 Esas sayılı yazısında, asgari ücret destek tutarının hakedişten kesintiye konu edilebilmesinin şartlarının Kamu İhale Kurumu başkanlığı'ndan alınan 24.08.2017 tarih ve E. 2017/19687 sayılı ekte yer alan yazısında açıklandığı üzere gerçekleşebileceğini belirtildiğini, bu şartların ise 5510 sayılı Kanunda yer aldığı ve şu şekilde olduğu ; ihalenin 4734 sayılı kanun kapsamında yer alan idarenin ilgili mevzuatı uyarınca gerçekleştirdiği bir hizmet alımı olması, bu hizmet alımının sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceğinin öngörülmesi, ihale dökümanında işçi sayısının belirlenmiş olması, bu uygulamanın haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılacak işçilikler için söz konusu olabileceğinden dolayısıyla bu şartların tamamını sağlayan bir ihalenin varlığı halinde Hazine tarafından karşılanan teşvik tutarlarının, hak edişten kesintiye konu edilebileceğinin belirtildiğini, işbu davada ise, müvekkil ortaklığın gerçekleştirdiği ihale ve ilgili belgeler söz konusu şartları taşıdığından, bu kesintinin gerçekleştirildiğini, davacı şirketin kazandığı ihalenin, 4734 sayılı kanun kapsamında yer alan idarenin ilgili mevzuatı uyarınca gerçekleştirilen bir hizmet alımı olduğunu, müvekkili ortaklık ile davacı arasında imzalanan hizmet alımı sözleşmesinin 14. Maddesinde fiyat farkı hususu düzenlendiğini, hem sözleşmenin 5. maddesinde hem de teknik şartnamede çalışacak olan işçi sayısı bellidir, hizmetin ise müvekkili ortaklığın yerleşkelerinde gerçekleşeceği hem sözleşme, hem de idari ve teknik şartnamenin içeriğinden anlaşıldığını, dolaysısıyla, Kamu İhale Kurumu'nun görüşünde yer alan; 5510 sayılı Kanunun geçici 68. Maddesinin 8. Fıkrasında yer alan tüm şartların sağlandığının açık olduğunu ve bu doğrultuda davacı şirketin hakediş ödemelerinden yapılan kesintinin hukuka uygun olduğunu, SGK tarafından aylara göre belirlenmiş olan asgari ücret destek tutarlarının belli olduğunu, müvekkili ortaklık tarafından da kesinti yapılan tutarların aynı olduğunu, dolayısıyla, davacıdan yasa dışı bir kesinti yapılmamakla birlikte, yanlış bir kesinti de yapılmadığını, işlemlerin tümüyle hukuka uygun olup, davacının tüm iddialarının asılsız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının hakedişinden yapılan asgari ücret destek tutarı kesintisi mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiş olup, müvekkili ortaklığın davacıya herhangi bir ödeme yapma sorumluluğu olmayıp, haksız bu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı İdarenin, davacı hakedişlerinden yaptığı bu kesintinin mevzuat ve SGK Genelgesine uygun olup - olmadığına ilişkindir. "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır. (...) (3) İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2016 yılına ilişkin olarak, aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. (...) (8) 4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir. (...) " (5510 Sayılı Kanun'un Geçici m.68 f.1, f.3 ve f.8) "Hazine tarafından 5510 SK.nun geçici 68.maddesine göre, işverene sağlanan Asgari Ücret Desteği, fiyat farkı olmadığı gibi yüklenicinin İdareden alacağı sözleşme bedeline ek bir talep de değildir. Sadece sigorta ödemelerinde, devletin sağladığı bir ek katkıdır. Sigorta primlerini ödemeyi üstelenen yüklenici, kendi sorumluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu katkının İdare tarafından kesilmesi yasal değildir. 5510 sayılı yasanın geçici 68. maddesi uyarınca davacılara verilen asgari ücret desteğinin Devlet tarafından sağlanan ek bir katkı olması, yüklenicinin kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada Devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu hakkın idareye geçirilmesinin hukuka aykırı olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022-2536 Esas - 2022-2842 Karar, 2022-2538 Esas - 2022-2840 Karar, 2021-1680 Esas - 2021-2072 Karar) Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile taraf iddia ve savunmaları kapsamında yapılan nihai değerlendirme neticesinde; davacı şirketin yukarıda değinilen 5510 sayılı Kanun'un geçici 68.maddesinde belirtilen yasal şartları taşıdığı ve Devlet tarafından sağlanan asgari ücret desteğinden faydalanmaya hak kazandığı, Kanun maddesinin 3.fıkrasında asgari ücret desteğinden faydalanılmasına engel hallerin belirtildiği ve mevcut delil durumuna göre belirtilen hallerin davacı şirket nazarında mevcut olmadığı dahası, söz konusu maddeye istinaden işverene sağlanan asgari ücret desteği, fiyat farkı olmadığı gibi yüklenicinin idareden alacağı sözleşme bedeline ek bir talep de olmayıp, sadece sigorta ödemelerinde devletin sağladığı bir ek katkı olmakla birlikte, sigorta primlerini ödemeyi üstlenen yüklenici, kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu katkının idare tarafından kesilmesi de hukuka uygun olmayacak olup, davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Hakedişten kesinti yapılan asgari ücret tutarlarının 25.572,00 TL olduğu ,bu tutarda ihtilaf bulunmadığı ve bu tutarın davalı kurum tarafından davacı şirketlerin hak edişlerinden kesildiği, yapılan kesintinin haksız olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile, 25.572,00 TL 'nin 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının kabulü ile, 25.572,00 TL 'nin 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.746,82 TL harçtan 436,71 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.310,11 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 113,75 TL posta ve tebligat gideri, dava açılırken ödenen 706,56 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 820,31 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023

¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/698, K. 2023/801, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-698-e-2023-801-k-8f9d8aea52a4