İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/530 E. 2023/710 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/530
Karar No
2023/710
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/530 Esas KARAR NO : 2023/710 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2012 KARAR TARİHİ : 21/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarafından yaptırılan Viranşehir 200 yataklı Devlet Hastanesi yapım işinin davalılarca ana yüklenici sıfatıyla üstlenildiğini, davalıların söz konusu inşaatın elektirik tesisat işlerini 23.07.2010 tarihli sözleşme ile müvekkiline verdiklerini, işin sözleşme eki avan projeye göre yapılacağını ve tahmini iş bedelinin 2.800.000 TL olarak kararlaştırıldığını, müvekkilince işin yapımına başlandığını, sonraki süreçte ana yüklenici olan davalıların projede değişiklik olduğunu belirterek işin ...tarafından onaylanan projeye göre yapılmasını istediklerini, onaylı projenin ilave bir takım işler öngördüğünü, davalıların ilave iş bedelinin kendileri tarafından karşılanacağını beyan ettiklerini, bu kapsamda davalı iş ortaklığı yetkilisi ...’ın müvekkiline onaylı proje kapsamında fiyat artış listelerini e-mail yoluyla gönderdiğini, avan proje doğrultusunda hazırlanan sözleşme bedelinin 2.800.000 TL olmasına karşın davalının söz konusu bedelden daha fazla ödeme yaptığını, bunun da taraflar arasında ilave iş bedeli konusunda sözleşme kurulduğunun bir göstergesi olduğunu, iki proje arasındaki bedel farkının davalılardan talep edilmesi üzerine davalıların 01.12.2011 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek yanlı olarak feshettiklerini, davalıların feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından Viranşehir SHM 2011/13 d.iş sayılı dosyası ile inşaat alanında tespit yaptırıldığını, keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda işin %99 seviyesinde tamamlandığını ve tüm işlerin bedelinin 5.120.095 TL olduğunun tespit edildiğini, hatalı eksik hususlar yönünden bilirkişi raporuna karşı itiraz haklarını saklı tuttuklarını belirterek, şimdilik 50.000 TL ilave iş bedelinin 01.12.2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...200 yataklı Devlet Hastanesi inşaatının elektrik tesisat işine ilişkin taraflar arasında 23.07.2010 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 1.maddesinde sözleşmenin kapsamının düzenlenmesinden sonra sözleşmede sayılan tüm imalatların toplam bedelinin 2.800.000 TL olduğu ve işin anahtar teslimi ve götürü usulle yapılacağının kararlaştırıldığını, yapılacak işle ilgili tüm doküman, belge ve mahal listelerinin davacıya teslim edildiğini, mahal listesinin sözleşmenin eki olduğunu, sözleşmenin 13.maddesinde; taşeronun sözleşme dokümanlarında tarif edilen işi tam olarak anladığını, tüm tatbikat projeleri ve detaylarını, inşaat sahasını ve inşaat şartlarını görüp kabul ettiğini belirtildiğini, sözleşmenin eki olan mahal listesi ile davacının bahsettiği uygulama projesinin birebir aynı olup ilave işin söz konusu olmadığını, götürü bedelde yüklenicinin yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyata yapmaya mecbur olduğunu, sözleşmenin 13.maddesinde; uygulama aşamasında proje ve detayların değişmesinin taşerona fiyat farkı talebi vermeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin değişik maddelerinde de uygulamada değişiklik olabileceğinin ve bu değişikliğin taşerona ücret farkı talep hakkı vermeyeceğinin kararlaştırıldığını, ilave işlerin ayrıca ücretlendirileceğine ilişkin müvekkilinin her hangi bir taahhüdü bulunmadığını, diğer taraftan tüm inşaat işlerinde avan proje ile uygulama projesi arasında farklılık olmasının muhtemel olduğunu, her şey bir tarafa inşaat sektöründe iş yapan davacının bunu bilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının uygulama projesinde farklılıklar meydana geldiği hususunu sürpriz bir durum gibi karşılamasının doğru olmadığını, uygulama projesinin ...tarafından 06.10.2010 tarihinde onaylandığını ve hemen davacıya teslim edildiğini, davacının kendisine teslim edilen projeyi ihtirazi kayıt koymadan kabul edip uygulamaya başladığını, öte yandan işin %99 seviyesinde tamamlandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, fesihten sonra kalan işlerin müvekkilince başka taşeronlara yaptırıldığını, davacının Viranşehir Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırdığı tespitin fesihten üç ay sonra yapıldığını, bu aşamada işlerin çoğunun zaten başka taşeronlara yaptırılmış olduğunu, sözleşme bedelinin 2.800.000 TL+KDV olup, müvekkilinin sözleşme bedeli dışında davacıya başka ödemesinin olmayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 22.05.2018 tarihli kararda özetle; "Geçici kabul tarihine en yakın ...onaylı hakediş proje icmalinde elektrik işleri gerçekleşme oranı (davacının sorumluluğunda bulunmayan asansör işleri hariç) %92,56 olarak belirlenmiş olup bu oran üzerinden davacının hak ettiği tutarın 3.058.139,09 TL olduğu davacıya ait ticari defterlerde davalı tarafından yapılan ödemenin 3.090.372 TL olduğu anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle davacının herhangi bir alacağının olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesini gerçekleştiren... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 15.02.2022 tarihli Kararı ile kesin olarak kaldırıldığı, kaldırma kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay'a giden dosyada Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararının onandığı görülmüştür. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin Kaldırma Kararında Özetle; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taşeron, davalı ortaklık ise yüklenici konumunda olup, davacı vekili eldeki dava dilekçesinde davalıların ana yüklenici sıfatıyla ...tarafından yaptırılan Viranşehir 200 Yataklı Devlet Hastanesi Yapım İşi'ni üstlendiklerini, bu inşaatın elektrik tesisat işlerinin 23/07/2010 tarihli taşeron sözleşmesi ile müvekkili davacıya verildiğini, tahmini iş bedelinin 2.800.000,00 TL+KDV olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmenin eki olan avan projeye göre işe başladığını, sonraki süreçte ana yüklenici olan davalıların projede değişiklik olduğunu belirterek işin, ...tarafından onaylanan projeye uygun olarak yapılmasını, proje uyarınca ortaya çıkacak ilave işlerin bedellerinin kendileri tarafından karşılanacağını belirttiklerini, müvekkilinin bu taahhüt kapsamında değişen projeye göre birtakım ilave imalatlar da yapmak suretiyle sözleşmedeki edimleri yerine getirdiğini, ilave iş bedellerinin davalı taraftan istenmesi üzerine davalı yüklenici ortaklığın 01/12/2011 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL ilave iş bedeli alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki 23/07/2010 tarihli Sözleşme ile ...tarafından davalı ortaklığa yüklenici olarak yaptırılan Viranşehir 200 Yataklı Devlet Hastanesi'nin yapımına ilişkin inşaatın elektrik işlerinin davacı tarafından taşeron olarak yapımı konusunda 2.800.000,00 TL + KDV bedelle anahtar teslim götürü bedelli sözleşme imzalanmıştır. Yanlar arasında "eser" sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı taşeron, davalı ortaklık yüklenicidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında, sözleşme dışı fazla imalât; işin devamı sırasında iş sahibinin talimatı ya da talimatı olmaksızın işin gereği olarak yüklenici tarafından yapılan ve iş sahibi yararına olan iş ve imalâtlar olarak tanımlanmaktadır. Sözleşme dışı imalâtların da Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin eki olduğu sözleşmelerde, şartnamenin 22. ve devamı maddeleri ile şartnamede belirtilen oranları aşan kısımlarının vekâletsiz iş görme hükümlerince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile bedelinin istenebileceği ve ödenmesinin gerektiği kabul edilmektedir. 6098 sayılı TBK 526 ve devamı maddelerine göre eser sözleşmesinin ifası sırasında sözleşme dışı fazla imalât yapılmış olması halinde bedelin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre istenebileceği kabul edilmektedir. Mahalli piyasa rayici içerisinde yüklenici kârı ve KDV bulunduğundan ayrıca eklenmeyecektir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece karar gerekçesinde kabul edildiği üzere sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olup davacı taşeronun sözleşmedeki işleri kararlaştırılan bedelle yapmak zorunda olduğu, proje değişikliğinin davacıya fiyat farkı alacağı talebinde bulunmasına imkan tanımadığı ve davacının sözleşme ekinde ibraz edilen proje ile daha sonra ...tarafından onaylanan projelerin aynı olmadığı, proje değişikliğinin ilave imalat artışına yol açtığı iddiasının kanıtlanamadığı kabul edilmek suretiyle işin tamamlanma oranına göre ve bu oranın götürü bedele uyarlanmak suretiyle davacının hak ettiği iş bedeli alacağı belirlenerek yapılan ödemelerin mahsubu sonrası davacının davalıdan ilave iş artışından dolayı alacağa hakkı bulunmadığı kabul edilmek suretiyle ve yukarıda belirtilen ve delil sözleşmesi niteliğinde olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21 ve 22.maddeleri gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüştür. Somut olayda, yukarıda sözü edilen Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. ve 22. maddelerinin dikkate alınması, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda sözleşme dışı imalâtların bedellerinin şartnamenin 21. ve 22. maddesi hükümlerine göre hesaplanması zorunludur. Bu hükümlere göre sözleşme dışı ilave iş yapılması halinde öncelikle bu işlerin ne miktar iş artışına yol açtığının belirlenmesi ve %10 kapsamında kalan iş artışı bedelinin sözleşme fiyatlarıyla, % 10’u aşan kısım yönünden ise iş sahibinin yararına olan imalatların bedelinin işin yapıldığı tarihteki mahalli serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda sözleşme dışı ilave imalâtların bedellerinin hesabında şartnamenin 21. ve 22. madde hükümlerinin değerlendirilmesi zorunlu olduğu halde, ihale ve sözleşme harici gerçekleştirilen tüm imalât bedelinin serbest piyasa rayiçleri ile hesaplanması, serbest piyasa rayiçlerine göre yapılan hesabın içinde KDV’nin de bulunduğu ve ayrıca KDV ilave edilmeyeceğinin gözetilmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporları hükme esas alınması suretiyle verilen kararın YİGŞ'nin 21. ve 22. maddesine uygun olduğundan söz edilemez. O halde mahkemece yapılacak iş, 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca ihale ve kesin hesap konusunda uzman olan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulup, gerekçeli ve kanun yolu denetimine elverişli olacak biçimde tarafların teknik itirazlarını da karşılamak suretiyle rapor alınarak dava konusu fazla imalâtların iş artış oranı belirlenip, sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. ve 22. maddesi hükümlerine göre %10 iş artışı kapsamında kalan işlerin bedelinin sözleşme fiyatlarıyla, sözleşmede fiyatı bulunmayan işlerin şartnamenin 21. maddesindeki tespit yöntemi kullanılarak, %10’u aşan işlerin bedelini de yapıldıkları tarihteki mahalli serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplatmak ve mahalli piyasa rayiçleri ile yapılan hesabın içinde KDV de bulunduğundan, serbest piyasa rayicine göre saptanan tutara ayrıca KDV ilave edilmeksizin sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay Kapatılan 15.H.D. 2020/320 E-2020/2916 K ve 2020/2239 E-2020/2689 K sayılı ilâmları). Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülerek esasa ilişkin yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada; kaldırma kararı okunarak, taraf vekillerinin beyanları alınmış ve kaldırma kararı uyarınca yargılamaya devam olunarak, oluşturulan yeni bilirkişi heyetinden 02.05.2023 tarihli kök rapor ile davacı vekilinin itirazları üzerine 14.08.2023 tarihli ek raporun alındığı, alınan raporların birbirini teyit ettiği, dosya kapsamına ve kaldırma kararına uygun olarak düzenlendiği görülmekle, araştırılacak başkaca bir hususun kalmadığı takdir olunarak, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, BAM kaldırma kararına ve kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davacının işbu davada, davalı iş ortaklığı tarafından sözleşme ile üstlenilen dava dışı ...tarafından yaptırılan Viranşehir 200 Yataklı Devlet Hastanesi Yapım İşine ait sadece "Elektrik Tesisat İşlerinin Yapımı" konusundaki 23.07.2010 tarihli Sözleşme kapsamında ortaya çıkan ilave iş bedelini talep ettiği, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin "Anahtar Teslimi Götürü Bedelli Sözleşme" olup sözleşme kapsamı dışında, varsa yaptırılan ilave işlerin Sözleşmenin Eki sayılan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21. ve 22 maddelerine göre hesaplanmasının gerektiği, dosyaya sunulan belgelere göre, sözleşme kapsamındaki işler ile kapsam dışı kalan imalatların bilirkişilerce ayrı ayrı belirlendiği, davalı yüklenici iş ortaklığının ...ile 31.08.2009 tarihinde akdettiği Viranşehir Devlet Hastanesinin Yapım İşi konulu Sözleşme sonrasında iş sahibi Sağlık Bakanlığının hastane projesi üzerinde 12.03.2010 tarihinde revizyon yaparak, durumu dava dışı ana yüklenici ...’ye bildirmesi üzerine, ana yüklenici ...tarafından davalı iş ortaklığı ile akdedilen 31.08.2009 tarihli Yapım İşi Sözleşmesi kapsamında 09.04.2010 tarihli onay ile Proje değişikliklerine gidilmiş olduğu, yapılan değişikliklerin genelde davacının üstlendiği işlerin dışındaki inşaat ve mekanik işlere ait olduğu, elektrik işleri kapsamında yer alan ancak davacının akdettiği sözleşme kapsamında bulunmayan hermetik kapı değişimini içerdiği, söz konusu proje değişiklikleri yapıldıktan sonra, işbu davanın tarafları arasında 23.07.2010 tarihli sözleşmenin akdedildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle ...tarafından yapılan proje revizyonlarının üzerinden yaklaşık 3 aylık bir sürenin geçtiği, Sözleşmenin 13. maddesinde yer alan “Taşeron, Sözleşme dokümanlarında tarif olunan işi tam anlamıyla anladığını, tüm tatbikat proje ve detaylarını, inşat sahasını ve inşaat şartlarını gördüğünü ve vukuf peyda ettiğini kabul ve beyan eder. Taşeron her hangi bir yanlış anlama veya eksik bilgi gerekçesi ile talepte bulunmayacaktır. Mühendisin uygulama projelerindeki değişiklikler Taşeron’un iş proğramını aksatmayacak şekilde önceden … İş ortaklığı tarafından Taşeron’a verilecektir.Uygulama aşamasında proje ve detayların değişmesi Taşeron’a fiyat farkı talebi, zam talebi veya tazminat talebi hakkını vermez.” hükmünün yer aldığı, buna göre davacı taşeronun sözleşme akdedilme tarihi itibariyle zaten yapılmış olan proje değişikliklerini öne sürmesinin yerinde olmadığı, yine davacı tarafından sözleşme akdedilmesi sonrasında sözleşme kapsamında yer almayan yeni ilave imalat kalemlerinin ortaya çıktığına dair herhangi bir belgenin de sunulmadığı, dava dışı ...tarafından düzenlenen 21.11.2014 tarihli Kesin Hak Edişlerin incelenmesi sonucunda, davacı yüklenimindeki işler dışında ilave iş yapılıp yapılmadığı yönünde bilirkişilerce yapılan değerlendirmede, ...tarafından yapılan mukayeseli keşif cetvellerine göre, elektrik işlerinde bir artışın değil, az da olsa bir azalışın mevcut olduğunun belirlendiği, bu durumda; davacının 23.07.2010 tarihli sözleşme sonrasında, sözleşme kapsamında olmayan kapsam dışı ilave iş yapıldığına dair somut bir bulguya rastlanmadığı gibi dava konusu olmamakla birlikte, sözleşme kesin hesabına göre yapılan inceleme sonucunda da davacı taşeronun bir alacağının bulunmadığı hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davacının ilave iş bedeline ilişkin alacak isteminin, sözleşme kapsamı dışında yapılmış ilave bir işin söz konusu olmaması nedeniyle yerinde olmayıp, davacının kanıtlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmekle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının kanıtlanamayan davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 742,50-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan 472,65‬-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama ve istinaf aşamasında yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafların davada kendilerini bir vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 5-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/530, K. 2023/710, T. 21.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-530-e-2023-710-k-a9f72e1fd0bd