İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/89 E. 2024/504 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/89
Karar No
2024/504
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/89 Esas - 2024/504 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/89 KARAR NO : 2024/504 HÂKİM :.... KATİP :.... DAVACI : .... .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : ... .... VEKİLİ : Av. ... .... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı şirkete "Risk Değerlendirme ve Risk Analizi Hizmeti" sunulduğu; davacı şirket tarafından verilen hizmet kapsamında, 16/12/2021 düzenleme tarihli ve ... numaralı 4.538,46 TL tutarlı faturanın düzenlenerek davalıya gönderilmiş olmasına rağmen gerek ödeme vadelerinde gerekse sonrasında şifahen yapılan görüşmelere rağmen davalı şirket tarafından fatura bedeline ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi anılan faturaya ilişkin olarak davalının süresinde bir itirazının da bulunmadığı; ödenmediği belirtilen faturaların tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; davalıya ödeme emrinin tebliğ edildiği; davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği beyan edilmiş olup; .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline; davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu faturalara ilişkin yapmış olduğu hizmeti ya da işi ispat etmesi gerektiği; dava konusu edilen faturalar kapsamında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığı ve davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiği; itirazın iptali davasının, icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle incelemenin sadece dava konusu edilen faturalar kapsamında yapılmasını talep ettikleri; dava konusu faturaların sözleşme kapsamında düzenlenmemiş olduğu ve faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmasını talep ettikleri beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) İcra Dosyası Sureti. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. .... 08/02/2024 Tarih ve 82612 Sayılı Cevabi Yazı. .... 12/02/2024 Tarih ve 88742 Sayılı Cevabi Yazı. Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... Şirketi ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... Şirketi'ne ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın konusunun;.... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya,.... Dairesine devredilerek,.... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 4.538,46 TL. (asıl alacak) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi sonrasında uygulanması gerekli faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 12/02/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında; taraflar arasında, davacı vekili tarafından iddia olunan hukuki ilişkinin mevcut bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları tanzim ettirilmiş olup, anılan bilirkişi kök ve ek raporu kapsamında özetle; davacı şirket vekili tarafından .... Esas sayılı icra dosyası ile 24/05/2022 tarihinde 4.538,46 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yapıldığı; anılan icra takibinin, 16/12/20221 tarihli ... sayılı 4.538,46 TL bedelli (1) adet faturaya ilişkin olduğu; davacı şirketin 2021/2022 yılına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alınmış olduğunun anlaşıldığı; davacı şirket tarafından davalı şirkete yönelik düzenlenen, dava ve icra takibi konusu (1) adet toplam 4.538,46 TL tutarındaki faturanın, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; dava ve takip konusu yapılan faturaya ilişkin davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir ödemeye rastlanılmadığı; davacı şirketin icra takip tarihi olan 24/05/2022 tarihi itibariyle davalı şirketten 4.538,46 TL tutarında alacaklı olduğunun anlaşıldığı; davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise, davalı şirketin 2021-2022 yılına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alınmış olduğu; davacı şirket tarafından düzenlenen dava ve takip konusu yapılan (1) adet toplam 4.538,46 TL tutarındaki faturanın, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı; diğer taraftan davacı şirket tarafından dava ve takip konusu yapılan fatura kapsamında davalı şirketin Vergi Kimlik Numarasının yanlış işlendiği; dolayısıyla mükellefiyette hata olduğu ve davalı şirket ticari defterlerine de bu sebeple kayıt yapılmadığının anlaşıldığı hususlarının bildirildiği anlaşılmıştır. Neticeten; Bilirkişi kök ve ek raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; her ne kadar davalı şirket tarafından "söz konusu ticari ilişkinin mevcut bulunmadığının" (dava konusu hukuki ilişkinin varlığının, davacı tarafından ispatının zorunlu olduğu savunmasının) ve bunun yanı sıra "davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, dava konusu faturanın kayıtlı bulunmadığının" belirtilmiş olduğu ve dava konusu faturada davalı şirketin vergi numarasının yanlış yazıldığının tespit olunduğu anlaşılmakta ise de; dosya kapsamında, taraflar arasında gerçekleştirilen e-posta yazışmalarında, fatura konusu hizmet ile ilgili yazışmaların ve dolayısıyla taraflar arasında bu hususta ticari bir ilişkinin mevcut bulunduğu anlaşılmış; bunun yanı sıra davalı vekili tarafından sunulan beyanlar kapsamında "anılan hizmetin tam olarak yerine getirilmediği" iddiasından ziyade salt "davacı tarafından iddia olunan ticari ilişkinin, taraflar arasında mevcut bulunmadığı" iddiasına yer verilmiş olması nedeniyle, dava konusu hizmetin tam ve eksiksiz şekilde yerine getirilip getirilmediği hususunun Mahkememizce res'en araştırılmasına yer olmadığı kanaatine varılmış; dava konusu faturaya itiraz bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, anılan faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunmamasının, dava konusu ticari ilişkide tek başına "borcun mevcut olmadığına" dair bir karşı delil niteliği taşımadığı ve son olarak faturada belirtilen vergi numarasının yanlış yazımının (taraflar arasındaki e-posta yazışmaları ile birlikte değerlendirildiğinde) maddi hatadan ibaret olduğu kanaatiyle, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın iptaline; 4.538,46 TL. asıl alacak üzerinden; (asıl alacağa icra takibi tarihinden itibaren) işletilecek yasal faiz oranı ile icra takibinin devamına; 2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 907,70 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE; 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL maktu harcın; davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından, bakiye harç tahsiline YER OLMADIĞINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL. başvuru harcı ve 60,80 TL. vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.500,00 TL. bilirkişi ücreti ile 85,00 TL. posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.585,00 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL. arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 4.538,46 TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 17/09/2024 Katip ... Hâkim .... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/89, K. 2024/504, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-89-e-2024-504-k-64607d49d4a6