İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/676 E. 2024/517 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/676
- Karar No
- 2024/517
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/676 KARAR NO : 2024/517 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... DAVA : Tazminat / ... Sözleşmesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 20/09/2024 KARAR Y.TARİHİ : 23/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesindedavacının diğer iş alanlarının yanında madencilik sisteminde kullanılan makine ve teknolojiler ile bu makinelerin yedek parçalarının satışını gerçekleştirdiğini, taraflar arasında 2012 yılında ... numaralı ... Sözleşmesinin imzalandığını, davacının ... içerisinde genel temsilciliği davalı şirkete verdiğini, sözleşme kapsamında davalı şirketin davacı şirketin temsilcisi/acentası olarak müşteriler ile görüşmeler yapmak, sözleşmelerin imzalanması esnasında müzakerelerde yer almak, müşterilere makine ve yedek parça satımı sonrasında bu makine ve yedek parçaların arıza-bakım servis işlemlerini kendi teknisyen ve personelleri ile gerçekleştirmek, satış sonrasında da müşterilere teknik destek sağlamak, herhangi bir arıza veya aksaklık olması ihtimaline binaen müşteri ile iletişimde olmanın yer almakta olduğunu, davalının sözleşmede belirtilen edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davalının doğrudan müşteriye satış yaptığı işlerde davacı şirket ile aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak ödemeleri uzun sürelerle geciktirdiğini, davalının faturaları ödememesi nedeniyle sevkiyatların geciktiğini, müşterilerden şikayetler alınmasına neden olduğunu, davalının, davacının müşterini ...'ten aldığı siparişi ve bu siparişlere ilişkin olarak siparişin %25'i tutarında hesabına aktarılan peşinatı davacı şirketten sakladığını, siparişi dahi e posta ile öğrendiğini, davacının davalının borçlarına karşılık çekler aldığını, davalı şirketin bu çekleri de zamanında ödemediğini, çek bedelinin tahsili amacıyla .... esas sayılı dava dosyasının açıldığını belirterek, şimdilik 1.000,00 EURO maddi tazminatın davalıdan alınmasını ve dosyamızın ... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini istemiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı tarafa tebligat çıkarılmamıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hali hazırda değerlendirilmemiştir. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 5. Dava, taraflar arasında akdedilen ... sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının edimlerini yerine getirmediği iddiası ile davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. 6. Eldeki davanın .... , sayılı birleştirme kararı ile Mahkememizin ... sayılı dosyası ile birleştirildiği, Mahkememizce birleşen dosyanın tefrikine karar verilerek yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. 7. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” 8. Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir (....). 9. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar (....). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı ... ’nın 141. maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. 10. Öte yandan HMK’nin 166. maddelerinde aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. 11. Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur (....). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder. 12. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "bağlantı" kavramı açıklanmış olup; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır" denilmiştir. 13. Yapılan incelemede, mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında asıl davada uyuşmazlık konusunun taraflar arasında gerçekleşen satışlar nedeniyle davacı tarafından davalı lehine kesilen fatura bedeline ilişkin olduğu, karşı davanın ise taraflar arasında imzalanan distribütörlük sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedilip feshedilmediği, fesih nedeniyle davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan portföy tazminatı, kar kaybı, komisyon, deneme amaçlı ve ayıplı mal nedeniyle alacağa bulunup bulunmadığı, manevi tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu ve Mahkememiz dosyasında bilirkişi incelemesi aşamasına geçilmiş olduğu anlaşılmıştır 14. Birleşen ve tefrik edilen .... sayılı dosyasındaki hukuki niteliğin ise taraflar arasında akdedilen ... sözleşmesi nedeniyle davalı bayinin kusurlu eylemleri nedeniyle davacının uğramış oldukları zarara yönelik olduğu anlaşılmıştır. 15. Her iki davanın incelenmesinde tarafların aynı olması dışında hukuki niteliği bakımından bir bağlantı bulunmadığı değerlendirilmiştir. Zira eldeki uyuşmazlıkta davacı tarafından ileri sürülen vakıa ve iddiaların incelenmesi için toplanacak deliller ve yürütülecek tahkikat ile mahkememizde yürütülen dava birbiri ile aynı ya da benzer olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkememiz yargılamasında gelinen aşama itibariyle de davacının ileri sürdüğü vakıaların yeni bir tahkikatı gerektirdiği dikkate alındığında usul ekonomisi bakımından yarar yerine hali hazırda yürütülen yargılamayı da geciktirecek sonuçlar doğurabilecektir. 16. Yapılan açıklamalar kapsamında, Mahkememizin .... sayılı dosyası ile birleşen ve tefrik edilen .... sayılı dosyası arasında HMK m. 166 hükmünde yer verilen anlamda taraflarının aynı olması dışında bir bağlantının bulunmadığı, ileri sürülen vakıalar ve yapılacak tahkikat bakımından aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğunun söylenemeyeceği, davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatmakta olup bu anlamda birleştirme yapmanın yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında usul ekonomisine uygun olmadığı, hukuki yararın varlığından sözedilemeyeceği kanaatine varılmakla, dosyanın .... Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM 1-HMK'nun 166. maddesi uyarınca Mahkememizin .... Esas sayılı dosyası ile arasında bağlantı bulunmadığı anlaşılmakla, .... Esas sayılı dosyasının (tefrik sonrası Mahkememizin .... sayılı dosyası); .... Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere karar verildi. 20/09/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"