İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/317 E. 2024/637 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/317
Karar No
2024/637
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/317 Esas - 2024/637 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/317 KARAR NO : 2024/637 HÂKİM :.... KATİP :.... DAVACI :.... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av. .... Av. .... Av. .... DAVALI : .... .... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/05/2023 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin kaçak elektrik kullanması nedeniyle müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme sonucunda 08/09/2017 tarihli, 17/04/2018 tarihli, 11/05/2018 tarihli, 11/07/2018 tarihli ve 02/08/2018 tarihli tutanaklar ile kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği; kaçak elektriğe ilişkin faturaların tahakkuk edildiği; faturaların tahsili amacıyla davalı ... Şirketi aleyhine .... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı; davalı tarafından 14/09/2018 tarihinde icra takibine itiraz edildiği beyan edilmiş olup; davalı tarafından sunulan itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 26/06/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. III) DELİLLER : .... Esas Sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) Dosyası Sureti. .... Büro, .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. .... A.Ş.'nin 18/05/2023 Tarihli .... Sayılı Cevabi Yazısı. .... 12/12/2023 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı. Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... A.Ş. ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... Ltd. Şti.'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Haksız Fiilden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; davalı şirket tarafından kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı ve kullanılmış olduğunun tespiti halinde bedelinin tespiti akabinde davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 6.126,92 TL. (asıl alacak, işlemiş faiz ve KDV) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanması gereken faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca, yasal süresi içinde sunulmuş "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşılmıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 26/06/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu kaçak elektrik kullanımının tespiti ve alacağın varlığı ile miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup; anılan hususta düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında, davalı şirket tarafından kaçak elektrik kullanımında bulunulmuş olduğunun anlaşıldığı ve yapılan hesaplamalarda, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 5.423,27 TL asıl alacak ve 429,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.852,28 TL talep edebileceği hususlarının bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan değerlendirmede; Bilirkişi kök ve ek raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davalı şirket tarafından, kaçak elektrik kullanımının gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılmış ve bilirkişi raporları kapsamında belirtilen hesaplamalar uyarınca davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 5.852,28 TL.'lik (asıl alacak ve işlemiş faiz) kısmının iptaline, 5.423,27 TL. asıl alacak ve 429,01 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.852,28 TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden 21/12/2019 tarihine kadar %16,80 faiz oranı, 21/12/2019 tarihinden tahsil tarihine kadar ise işletilecek avans faizi ile) icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20’si olan 1.170,46 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL maktu harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 179,90 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 665,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.165,50‬ TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.023,61 TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 141,89 TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 2.980,15 TL.'nin davalıdan tahsili; 139,85 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 5.852,28‬ TL üzerinden) takdir edilen 5.852,28 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 06/11/2024 Katip .... Hâkim .... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/317, K. 2024/637, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-317-e-2024-637-k-8f65b5ed3db0