İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/216 E. 2025/57 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/216
- Karar No
- 2025/57
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/216 Esas - 2025/57 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :... KARAR NO :... HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2023 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 KARAR Y.TARİHİ : 05/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında elektrik satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında alınan elektrik enerjisi üretiminin davacı tarafından faturalandırılarak davalıya bildirildiğini, yapılan tüm ihbar ve ihtarlara rağmen davalı tarafından fatura karşılığının ödenmediğini, söz konusu faturaların tahsili amacıyla ....sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve yetki yönünden itiraz ettiklerini, yetkili ve görevli mahkemenin .... olduğunu, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, aktif husumet itirazları bulunduğunu, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığını, icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, elektrik enerjisi satım sözleşmesinden kaynaklanan satım bedeli alacağı istemine ilişkindir. .... sayılı dosyasının incelenmesinde, takibin .... Ltd. Şti aleyhine 5.377,73 TL fatura alacağı, 53,75 TL faiz olmak üzere toplam 5.431,48 TL alacak için başlatıldığı, alacağın dayanağının .... nolu, 8.615,27 TL bedelli fatura olduğu, takibin davalının süresinde borca, ferilerine ve yetkiye yaptığı itiraz ile durduğu ve davanın İİK'nın 67. Maddesine göre süresinde açıldığı görülmüştür. Davalı yan zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de dava konusunun satım sözleşmesi olmasına ve on yıllık zamanaşımı süresine tabi olması nedeniyle fatura tarihleri ile takip ve dava tarihlerinde zamanaşımı dolmadığından def'inin reddi gerekmiştir Davalı yanın yetki itirazının değerlendirilmesinde ise satım sözleşmelerinde para borcu alacağı davacının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi yetkili olacağından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 03/07/2023 tarihli dilekçesinde, dava dilekçesi içeriğinde sehven diğer müvekkili şirketin unvanının yazıldığını, dava dilekçesinin başlığında davacının doğru gösterildiğini beyan etmiş ve davalı vekilinin husumet itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı şirket ile davalı şirket arasında Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığı, bahsi geçen sözleşmede davacı şirketin tedarikçi, davalı şirketin ise tüketici olarak yer aldığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut ticari kayıtların incelenmesinde, davalının davacı taraftan 3.237,54 TL alacağı bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen fatura tutarı olan 8.615,27 TL'den davalının alacağının mahsubu sonucu ortaya çıkan 5.377,73 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır. ...'ın cevabi yazısının incelenmesinde; davalı .... . Şti’nin 01.11.2021-01.01.2022 aralığındaki dönemde davacı potföyünde kayıtlı olduğu, davaya konu Aralık 2021 döneminde mevcut sayacının dağıtım şirketi tarafından okunarak bildirilen kayıtlarında davalının dava konusu dönemde elektrik tüketiminin 4.378,74 kWh olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının dava konusu alacağı olup olmadığına yönelik takip tarihi itibari ile alacak tutarının belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunda; dosyada mevcut sözleşme ve eki sayaç bilgileri formunda herhangi bir bilgi yer almadığından davalı ölçü devresinde akım trafosu ve/veya gerilim trafosu olup olmadığı bilinmediğinden sayaç çarpanı da tespit edilememekte ve buna bağlı olarak tüketim miktarının doğruluğunun da belirlenemediği, bu çerçevede, davacı tedarikçinin davalı serbest tüketiciye ait ölçü devresinde mevcut sayacın varsa sayaç çarpanına ilişkin belgeleri dosyaya sunması gerekeceği, aksi taktirde sayaç çarpanının " 1" olarak kabulü ile hesaplamanın yenilenmesi gerekeceği bildirilmiştir. Mahkememizce 15/05/2024 tarihli celsede davacı vekiline hesaplamaya esas sayaç çarpanı, dava konusu ölçü devresinde akım trafosu, gerilim trafosu olup olmadığı konusunda beyanda bulunmak üzere 2 hafta süre verilmiş, davacı vekilinin beyanda bulunmaması üzerine 09/07/2024 tarihli ara karar ile aynı hususta 2 hafta kesin süre verilmiş, bahsi geçen ara karar davacı vekiline 21/07/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili kendisine tanınan kesin sürede istenilen bilgi ve belgeleri sunmamıştır. HMK'nun 94. maddesinin 2 ve 3. bendinde; Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda; uyuşmazlığın çözümünün teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle Mahkememizce bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda tüketim miktarının belirlenebilmesi için bir takım belgelere ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği, Mahkememizce davacıya vekiline verilen kesin süreye rağmen istenilen evrakların sunulmadığı ve bu hususta beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla, kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : 1-Davanın Reddine, 2-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 5.431,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, 3-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, 5-Alınması gerekli 615,40 TL harcın, peşin alınan 179,90 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 435,50 TL harcın kararın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair taraf vekillerinin yokluğunda yapılan inceleme sonucunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. .. 29/01/2025 Katip .... e-imza Hakim .... e-imza