İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/12 E. 2024/54 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/12
- Karar No
- 2024/54
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/12 Esas KARAR NO : 2024/54 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2023 KARAR TARİHİ : 29/01/2024 KARAR Y.TARİHİ : 30/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ile ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında 12.12.2018 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, genel kredi sözleşmesini davalı borçlu ile dava dışı ...'nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine ihtarname keşide edildiğini ve hesapların kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kefil ... vekili tarafından 09.02.2022 tarihinde ve ... vekili tarafından 10.02.2022 tarihinde ... sayılı icra takibinde borca, faize ve fer'ilerine itiraz edildiğini, belirtilen borçlular açısından takiplerin durdurulduğunu, daha sonra borçlu ... tarafından 13.06.2022 tarihinde 600.000,00 TL ödeme yapıldığını, dava konusu yapılan icra dosyaları için, dava dışı diğer borçlu ... tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan borç üzerinden dava değeri belirlendiğini, davadan önce 18.10.2022 tarihinde ... ve ... yönünden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk yolunda gidildikten sonra diğer borçlu olan ... vekili tarafından .... E. sayılı dosyalarına yaptığı itirazından 29.11.2022 tarihinde vazgeçtiklerini, anılan takiplerde diğer borçlu olan ... tarafından tarafından yapılan itirazların haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere her bir dosya için ayrı ayrı icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı yana dava dilekçesi usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine karşın, davalı davaya cevap vermemiştir. III-TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar, takip konusu borcun; dava dışı borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında akdedilen 12.12.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, takipten sonra 13.06.2022 tarihinde davacı banka ile dava dışı borçlu şirket ile arasında yeniden yapılandırma sözleşmesi imzalandığı ve dava açıldıktan sonra yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı hususunda mutabıktırlar. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasında; takipte talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranın sözleşme ve yargısal içtihatlara uygun olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne tutarda alacaklı olduğu, takipten sonra davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında akdedilen yapılandırma sözleşmesinden davalı kefilin yararlanıp yararlanmayacağı, davadan önce yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan davada davacının icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri isteminin yerinde olup olmadığı, noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlular .... Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... aleyhine, 272.966,84 TL asıl alacak, 61.241,27 TL işlemiş faiz, 3.569,12 TL BSMV olmak üzere toplam 337.777,23 TL alacağın tahsili amacıyla girişilen ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçlu ...'ün icra takibine itiraz ettiği ve takibin borçlu yönünden durduğu, anlaşılmıştır. 6. .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlular .... Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... aleyhine, 37.590,44 TL asıl alacak, 1.410,10TL işlemiş faiz, 881,48TL BSMV olmak üzere toplam 39.882,02 TL alacağın tahsili amacıyla girişilen ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçlu ...'ün icra takibine itiraz ettiği ve takibin borçlu yönünden durduğu, anlaşılmıştır. 7. .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlular .... Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... aleyhine, 921,00 TL asıl alacak, 167,31 TL işlemiş faiz, 8,37 TL BSMV olmak üzere toplam 1.096,68TL alacağın tahsili amacıyla girişilen ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçlu ...'ün icra takibine itiraz ettiği ve takibin borçlu yönünden durduğu, anlaşılmıştır. 8. ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlular .... Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... aleyhine, 441.312,82TL asıl alacak, 125.578,03 TL işlemiş faiz, 7.642,71 TL BSMV olmak üzere toplam 574.533,56 TL alacağın tahsili amacıyla girişilen ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçlu ...'ün icra takibine itiraz ettiği ve takibin borçlu yönünden durduğu, anlaşılmıştır. 9. .... Noterliği'nin 12.03.2020 tarih ihtarnamesinin incelenmesinde; davacı banka tarafından, borçlular ... San. Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ... ve davalı borçlu ... aleyhine keşide edilen ihtarnamede özetle; banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 12.12.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan ve ödenmeyen toplam 1.084.835,52 TL alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içeresinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvuracağının ihtar edildiği, ihtarnamenin dava dışı borçlu şirkete 14.03.2020 tarihinde davalı kefil ...'e 16.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 10. Dava konusu genel kredi sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket .... ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 15.09.2015 tarihli ve 500.000,00 TL limitli oluğu, sözleşme limitinin 08.06.2017 tarihinde 126.844,53 TL 12.12.2018 tarihinde 470.000,00 TL arttırılmak suretiyle toplam 1.096.844,53 TL'ye yükseltildiği, davalı ...'ün 15.09.2016 tarihli sözleşmede 550.000,00 TL, 08.06.2017 tarihinde de 140.000,00 TL olmak üzere toplam 690.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalı kefil'in eş rıza beyanları kefalet tarihlerinden önce 01.09.2016 ve 08.06.2017 tarihlerinde alınmıştır. Ayrıca, davalının maliki bulunduğu mesken üzerine dava dışı asıl borçlu şirketin borçlarına teminat oluşturmak üzere davacı banka lehine 1. dereceden 330.000,00 TL tutarında ipotek verilmiştir. 11. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup; bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde, davalı ...'ün toplam 690.000,00 TL tutarlı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, davalının maliki olduğu gayrimenkulünü 330.000,00 TL tutar üzerinden davacı banka lehine ipotek verdiği, .... sayılı takip dosyalarında davadan önce yapılan yapılandırmalar ve ödemeler sonrasında, davacı bankanın davalıdan 04.01.2023 dava tarihi itibariyle 318.569,25 TL olacağı bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 12. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 13. Somut olayda; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket .... ve Tic. Ltd. Şti. arasında 15.09.2015 tarihli ve 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşme limitinin 08.06.2017 tarihinde 126.844,53 TL, 12.12.2018 tarihinde ise 470.000,00 TL arttırılmak suretiyle toplam 1.096.844,53 TL'ye yükseltildiği, davalı ...'ün 15.09.2016 tarihli sözleşmeye 550.000,00 TL, 08.06.2017 tarihli sözleşmeye ise 140.000,00 TL olmak üzere toplam 690.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduğu anlaşılmıştır. 14. Davalı yanın genel kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamış olması nedeniyle öncelikle kefaletin geçerli olup olmadığı hususu değerlendirilmiştir. Borçlar Kanunu 583. maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Yanısıra TBK'nın 584. maddesi uyarınca; kefaletnamenin imzalandığı tarih itibariyle kefaletin geçerli olabilmesi için eş rızasının gerektiği açıktır. 15. Davalı kefil ...'ün, kefaletin türünü, miktarını ve tarihini el yazısıyla yazarak kefaletnameyi imzaladığı, kefalet sözleşmesine davalının eşi tarafından da rıza verildiği görüldüğünden, kefaletin; TBK'nın 583 ve 584. maddelerinde düzenlenen koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu anlaşılmıştır. 16. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” 17. Davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirket gönderdiği 12.03.2020 keşide tarihli ihtarname, borçlu şirkete 14.03.2020 tarihinde, davalı kefil ...'e ise 16.03.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalı borçlu kefilin temerrüdü, ihtarda verilen 3 günlük ödeme mehili dikkate alındığında 20.03.2020 tarihi itibari ile oluşmuştur. 18. Temerrüt faiz oranının tespitine ilişkin olarak, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.b.) maddesinde; “Müşterinin kredinin anapara, faiz, .. ödemede gecikmesi halinde, gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi, akdi faiz oranına azami % 50'si oramnda ilave yapılmak suretiyle tespit edilir. 4.c.) md.sinde; “Müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüt faizi uygulanır. Temerrüt faizi akdi faiz oranına azami %100 oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir.” düzenlemesi mevcuttur. Davacı bankanın takip konusu kredilere uyguladığı fiili faiz oranı yıllık %12 olarak tespit edilmiş olup, sözleşmenin 18/4.c maddesi uyarınca temerrüt faizi %24 olarak bulunmuştur. Ancak, davacı bankanın takip talebinde tespit edilen %24 oranından daha düşük bir oran olan yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi talep ettiği görülmekle, talebe bağlılık ilkesi uyarınca hesaplamalarda bu oran esas alınmıştır. 19. Somut olayda; davacı tarafından başlatılan takip sonrasında davalının itirazı nedeniyle takibin durduğu, davalı tarafça, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce dava dışı asıl borçlu şirket tarafından genel kredi sözleşmesinden doğan takip borcunun 10.10.2022 tarihinde yapılandırıldığı anlaşılmıştır. Davacının haklılık durumunun yukarıda açıklandığı üzere dava tarihine göre belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere davadan önce yapılan yapılandırmalar ve ödemeler sonrasında, davacı bankanın davalıdan dava tarihi itibariyle 318.569,25 TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihi itibari ile davalı itirazında haksız olduğu ve alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekmiştir. 20. Yukarıda yazılı açıklamalar ve tespitler ışığında düzenlenen 07.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ile;... referans nolu kredinin 15.05.2019 tarihinde 36 ay vadeli 500.000,00 TL limitli olarak kullandırıldığı, 1. ve 11. aylık taksit ödemelerinin 10.500,00 TL, 12 ve 36. taksit ödemelerinin 25.911,86 TL, cari faiz oranının yıllık % 24,00 olarak belirlendiği, kredi ödemelerin aksaması üzerine ... referans nolu kredinin 04.05.2020 tarihinde ... referans numarası ile 508.541,26 anapara üzerinden 47 ay vade 8.599,45 TL taksit ödemeli olarak yapılandırıldırıldığı, diğer taraftan, 24.07.2019 tarihinde kullandırılan 40.000,00 TL tutarlı kredinin ... referans numarası ile 48.594,59 TL anapara üzerinden 21 ay vade 2.590,60 TL taksit ödemeli olarak yapılandırıldığı, yapılandırılan ... ve ... referans nolu kredilerin, 03.02.2022 tarihli takip tarihinden sonra 10.10.2022 tarihinde ... referans numarası ile anapara ve faizi toplamı 343.147,89 TL üzerinden 36 ay vade, 9.531,89 TL taksit ödemeli olarak son kez yapılandırıldığı, yapılandırılan alacağın en son 12.12.2022 vadeli 3. taksitinin ödendiği, 10.01.2023 vadeli 4. ve sonraki taksitlerin 04.01.2023 dava tarihine kadar ödenmediği, davacı bankanın dava tarihi itibariyle davalıdan 318.569,25 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 21. Davacı vekili 10.04.2023 tarihli ön inceleme duruşmasında dava konusu borcun haricen tahsil edildiğini, davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiş, davalı vekili ise her ne kadar davadan sonra ödeme yapılmış ise de, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında davadan önce borcun yapılandırmasına ilişkin protokol yapıldığını, dava açılmasının haklı nedenlere dayanmadığını savunmuştur. 22. Taraf vekillerinin beyanları nazara alınarak davacı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda; dava dışı borçlu şirkete ait tüm borçların 28.03.2023 tarihinde ödendiği bildirilmiş, davalı yanca varlığı ileri sürülen yapılandırma sözleşmesi dair bir açıklamada bulunulmamıştır. Davacı vekili 22.01.2024 tarihli duruşmada; "13.06.2022 tarihinde asıl borçlu yapılandırma dilekçesi vermiştir, bunun üzerine borçlu ile bir yapılandırma yapılmış olup bu yapılandırma ilişkin herhangi bir sözleşme imzalanmamıştır, sadece talep dilekçesini alıp yeni bir ödeme planı çıkarılmıştır, bu talep asıl borçlu tarafından yapılmış olup yapılandırma asıl borçlu ile yapılmıştır, davalı kefilin yapılandırmaya ilişkin bir talebi bulunmamaktadır," şeklinde beyanda bulunmuştur. Aynı tarihli duruşma davalı vekili ise "davacı yan takipten sonra ama dava açılmadan önce asıl borçlunun talebi üzerine yapılandırmaya gitmiş olup yapılandırma borcun yenilenmesi anlamına gelmektedir, dolayısıyla davacının borç yenilendikten sonra eldeki davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığından davasının reddi gerekmektedir, asıl borçlu ile yapılan sözleşme müvekkile de tesir eder" şeklinde savunmada bulunmuştur. Görülüyor ki; davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında borcun tasfiyesine ilişkin bir yapılandırmadan ziyade, borcun; dava dışı borçlu şirketin talebi üzerine taksitlerinin ötelenerek tahsili imkanı sağlanmıştır. Ortada, 6098 sayılı TBK'nın 166. maddesi uyarınca; müteselsil kefil konumunda olan davalı borçluyu etkileyecek ve borcunu sona erdirecek nitelikte bir ifadan veya ibradan bahsetmek mümkün değildir. Dahası davalı kefil, ödeme emrine karşı bildirdiği itirazlarından da vazgeçmiş değildir. Bu halde, davalı kefilin takipten sonra 04.01.2023 dava tarihinde; davacı bankaya 318.569,25 TL borçlu olduğu, bu borcun dava dışı borçlu şirket tarafından 28.03.2023 tarihi itibariyle ödendiği ve davanın bu tarih itibariyle konusuz kaldığı anlaşılmıştır. 23. 6100 s. HMK'nın 331. maddesinde, konusuz kalan davada yargılama giderlerinin ne şekilde tayin edileceği açıkça düzenlenmiştir. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca, dava açıldıktan sonra davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri ve vekalet ücreti davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tayin edilir. Hükme esas alınan 07.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere; davadan önce yapılan yapılandırmalar ve ödemeler sonrasında, davacı bankanın davalıdan dava tarihi itibariyle 318.569,25 TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı, 04.01.2023 dava tarihinde davacı bankaya 318.569,25 TL borçlu olduğuna göre takiplere itirazında haksız olup, alacağın da likit olduğu gözetilerek, davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 24. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün "Karar ve ilam harcı" başlıklı III. kısmının 1. fıkrasında; konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı; 2-a fıkrasında ise; 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. Dava konusu alacağın yargılama sırasında davacıya ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından maktu harç alınmasına karar verilmiştir. 25. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 6/1 fıkrada yapılan düzenleme uyarınca, anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına (1/2), ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Dava konusu alacağın, yargılama sırasında ancak ön inceleme tutanağı düzenlenmeden önce ödendiği ve davanın bu aşamada konusuz kaldığı anlaşıldığından, davacı lehine tarife uyarınca hesaplanacak vekalet ücretinin yarısı hüküm altına alınmıştır. 26. Son olarak, Bakanlık bütçesinden karşılanan ve yargılama gideri olarak resen nazara alınması gereken 3.200,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir. VI-HÜKÜM 1. Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2. Dava değeri olan 315.577,00 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 63.115,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin Yargı Harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 2.516,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.089,00 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde yatırana iadesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 633,10 TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 572,50-TL, bilirkişi ücreti olarak 4.000,00 TL yapılan toplam 4.572,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7. Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca.... bütçesinden karşılanan 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf, davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğundan, HMK m. 331, A.A.Ü.T m. 6/1 uyarınca harçlandırılan dava değeri üzerinden takdiren hesaplanan (49.336,55 TL 1/2 'si oranında hesaplanan) 24.668,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 29.01.2024 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır