İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/413 E. 2025/82 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/413
Karar No
2025/82
Karar Tarihi

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/413 Esas - 2025/82 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/413 Esas KARAR NO : 2025/82 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine başlatılan ... .... ... ... ... .... sayılı icra takibine dayanak ... .... ... ... ... ... sayılı dosyasındaki alacaklara ilişkin olarak 31.11.2021 tarihli sulh ibra feragat belgesi ile sulh olunduğunu ve davalının takibe konu tüm alacaklardan feragat ettiğini, müvekkili şirketin takip dosyasına konu herhangi bir borcu bulunmadığını, ancak buna rağmen takip dosyanına yenileme talebinde bulunulduğunu, yenileme üzerine ... .... ... ... ... ... esas kaydı olan icra takibinde müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, beyanla davacı şirketin davalıya karşı borçlu bulunmadığının tespitine, itfa nedeniyle takibin iptaline, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalıdan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından menfi tespit talebiyle ... .... .... E.sayılı dosyası açılmış olup görevsizlik kararı verilmesi üzerine.... .... .... E.sayılı dosyası üzerinden arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine dair istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiğini, karar kesinleşmeden de davacı şirket tarafından işbu davanın ikame edildiğini, bu sebeple ikinci kez açılan işbu davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini esas yönünden ise ibranamenin geçersiz olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin hakkına nispeten yarı yarıya az ödeme yapıldığını beyanla davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yan özetle; takibe konu alacağın ibra ve itfa nedeniyle sona ermesine rağmen davalı tarafından icra takibinin yenilendiğini ileri sürmüş, davalı yan ise öncelikle derdestlik itirazında bulunmuş ve davanın esası yönünden ibranamenin geçersiz olduğu yönünde savunmada bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve derdestlik hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır. Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi hâlinde davanın usulden reddine karar verilir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre verilecek olup, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir. (HMK m.115/2). Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-ı bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 114. maddesinin gerekçesinde derdestlik itirazının hukukî yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usulî itiraza dönüştürülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, ...2007, s. 8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik (görülmekte olan dava), yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, ...2019, s. 126; Tanrıver, s. 49). Somut olayda davalı tarafın derdestlik itirazına konu .... .... ... ... ... ... sayılı takibinde takibe konu borcun feragatla itfa edildiğinden bahisle menfi tespit ve istirdat isteminde bulunulduğu, anılı dosya kapsamında arabuluculuk dava şartı nedeniyle usulden ret kararı verildiği ancak kararın eldeki dava tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği görülmüştür. Bu tespitler kapsamında, her iki davanın taraflarının, konusunun, dayanılan maddi vakıa ve hukuksal sebeplerinin aynı olduğu anlaşıldığından somut olayda derdestlik hali bulunduğu açıktır. Hemen belirtmek gerekir ki 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. Maddesinde yer alan emredici düzenleme doğrultusunda dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre ve imkan tanınması zorunludur. Somut olayda; derdestliğe konu önceki aynı davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedildiği ve bu nedenle kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin maddi anlamda kesinlik teşkil etmediği gözetildiğinde anılı usulden ret kararının kesinleşmesi halinde aynı hususta yeniden dava açılabileceği tartışmasız olup, bu bakımdan önceki davanın kesinleştirilmesi yoluyla eldeki davada derdestlikten kaynaklanan dava şartı noksanlığının giderilebileceği değerlendirilmiştir. Nitekim aynı hususta ... .... .... tarihli kararında özetle "...HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesinde, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece ilgili tarafa kesin süre verileceği düzenleme altına alınmıştır. Bu hale göre mahkemece, önceki dava dosyası getirtilerek hangi aşamada olduğunun ve kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleşmediğinin tespit edilmesi halinde ise kesinleşmesi için HMK’nın 115/2 maddesine göre işlem yapılması..." gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce bu yönde davacı tarafa 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115/2. Maddeleri uyarınca, ... .... .... Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştirilmesi hususunda başvuru yapmak ve buna ilişkin belgesini mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş ve kesin süre içerisinde yerine getirilmemesi halinde eldeki davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği ihtar edilmiş ise de, verilen süre içerisinde ara karar gereği yerine getirilmemiş ve dava şartı noksanlığı giderilmemiştir. Yapılan açıklamalar kapsamında, somut olayda derdestlik hali bulunduğu, derdestliğe neden olan önceki davanın usulden reddedilmesi gözetildiğinde anılı kararın kesinleşmesi halinde derdestliğin ortadan kalkması mümkün olduğundan, somut olayda dava şartı noksanlığının tamamlanabilir nitelikte olduğu görülmüş ancak mahkememizce bu yönde verilen kesin süre içerisinde dava şartı noksanlığının giderilmediği anlaşılmakla davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın "derdestlik" nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, önceden peşin alınan 1.798,98-TL harçtan mahsubu ile fazla 1.183,58-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzün karşı, davacı yanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/413, K. 2025/82, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-413-e-2025-82-k-d497d397c4b5