İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/96 E. 2024/148 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/96
- Karar No
- 2024/148
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/96 Esas KARAR NO : 2024/148 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... .... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... -... .... DAVA : Marka (Maddi ve Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 21/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi ve Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 28/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... sayılı markaları ... nezdinde tescil ettirdiğini, taraflar arasında akdedilen ... uyarınca davalı tarafın yükümlülüklerine aykırı davranarak iş bu markaları sözleşme dışı üçüncü kişilere sattığını, sözleşmenin 3.5 maddesinde dava konusu markalar için taahhüt ettiği üretimi verilen emtiaların, model ve desen ile sair özelliklerinin davalının kendisi veya başkasına ait üretimde kullanılamayacağının açıkça düzenlendiğini, davalı şirket tarafından rıza dışı ve habersiz satış yapılmasının müvekkili marka haklarına tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin bu nedenle maddi ve manevi zararının oluştuğunu belirterek; öncelikle, 15/06/2019 ile 16/12/2022 tarihleri arasındaki döneme ilişkin davalının ticari defterlerinin yerinde incelenmesini, müvekkili adına tescil edilmiş markaların yapılacak inceleme neticesinde; kime satıldığı, hangi ürünlerin satıldığı, satılan ürünlerin adet sayısı, fiyatları, elde edilen kazanç miktarının öğrenilmesi, gerektiğinde konuyla ilgili tüm fatura suretlerinin alınması ve bilirkişi yoluyla incelenmesini, esas bakımından ise; müvekkilinin maddi kayıp yaşadığı göz önüne alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, hesaplama yapılırken SMK m.151/2-b bendi uyarınca hesaplama yapılmasına, tespit edilecek net kazancın %50'sinden aşağı olmamak üzere mahkemece uygun görülecek hakkaniyete uygun bir yapın eklenmesine, dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizine hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Davanın açılmasını müteakip 04/03/2024 tarihinde hazırlanan tensip tutanağı ile birlikte; davacı vekiline, dava konusu ... sayılı markalarından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu nedenle kendisine son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren tensip tutanağı hazırlanarak 09/03/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, yasal bir haftalık süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize ibraz etmemiştir. 06/12/2018 tarih ve 7155 sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A maddesine göre; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. 6102 sayılı TTK m.4/1-d bendi gereği fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklı davalar mutlak ticari davadır. Davacı tarafın, davalı tacirden talep ettiği marka hakkı ihlali iddiasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin para alacakları davasının ticari dava ve dava şartı arabuluculuk kapsamında olup 01/01/2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru zorunludur. Bu durumda davanın niteliği gereği zorunlu arabulucu dava şartı olduğu halde arabulucuya başvurulmadan dava açıldığından dava şartı noksan olan davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davacının peşin yatırdığı 1.878,53 TL harçtan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile arta kalan 1.450,93 TL'nin talebi halinde davacıya iade edilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL karar ve ilam harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 20,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 936,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.21/03/2024 Katip ... E- İmzalıdır Hakim ... E- İmzalıdır