İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/16 E. 2025/27 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/16
Karar No
2025/27
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/16 Esas KARAR NO : 2025/27 ... DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ : 17/05/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarafından 01.03.2023 tarih ... ihale kayıt numarası ile yapılan "Malzemeli Yemek Hizmet Alımı" işi davacı şirket uhdesinde kaldığını ve hizmete başlanarak 25.03.2024 tarihinde hizmetin sona erdiğini, sözleşmenin ifası sırasında 01.07.2023 tarihinden itibaren uygulanmak üzere ve 01.01.2024 tarihinde asgari ücretlere gelen farklar nedeniyle davacı şirketin aşırı ifa güçlüğüne düştüğünü, 11.10.2023 tarihinde adı geçen idareden ... kararlarını da emsal göstererek mahkemenin dava konusunda talep edilen sözleşmenin asgari ücret farkı nezdinde uyarlanması müracaatında bulunduğunu, ancak İdarenin 12.10.2023 tarih ve ... sayılı yazılarıyla davacının talebini reddettiğini, davacı şirketin talebinin uygun görülmeyerek reddedilmesi ve aşırı ifa güçlüğü içinde hizmeti tamamlamak mecburiyetinde bırakılması sonucu hizmetin aşırı ifa güçlüğü içinde tamamlandığını, bu durumun davacı şirketin hak kaybı ve mağduriyetine sebep olması nedeniyle işbu davanın ikamesi zaruretinin hâsıl olduğunu, ülkemizde enflasyon oranlarının bu kadar yüksek olacağının önceden tahmin edilmesinin imkansız olduğunu belirterek ... kararları ışığında davanın değerlendirilerek asgari ücret fiyat farkının davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin, 17.05.2024 tarihli dava dilekçesinde, asgari ücrete gelen zamlar nedeniyle 25.03.2023 başlangıç tarihli yemek ihalesinin ifasında aşırı ifa güçlüğüne düştüğünü iddia ederek asgari ücret farkının hesaplanarak verilmesini talep ettiğini, dava dilekçesinde yer alan 2019 tarihli kararın bu davada uygulanabilmesi mümkün olmadığını, fiyat farkı verilmesini gerektirir somut, hukuki ve haklı hiçbir durum söz konusu olmadığını, fiyat farkı verilmesi öngörülen hukuki koşullar işbu davaya konu sözleşmede oluşmadığını, bu çerçevede, sadece asgari ücret artışından bahsolunarak fiyat farkı talebinde bulunulmasının hiçbir haklı ve hukuki yanı bulunmadığını, davacının aşırı ifa güçlüğü iddialarının da mevzuat hükmü baz alındığında, şartlarının oluşmamasından bahisle bir önemi kalmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davanın bu nedenle öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini savunmuştur. Davacı vekilinin ... Karar sayılı ilam ile asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın 31/12/2024 tarihinde kesinleşmesi ile dosya mahkememize tevzi edilerek mahkememizin ... Esasına kaydedilmiştir. Dava; sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir. Eldeki dava 01.01.2019 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir.( Aynı yönde karar için Bkz... Karar) Somut olayda; eldeki dava öncelikle ... Esas sayılı dosyası ile açılmış, mahkemece verilen görevsizlik kararı 31/12/2024 tarihinde kesinleşerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya 08/01/2025 tarihinde mahkememize tevzii edilmiş, davanın arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı vekilinin görevsizlik kararından sonra, dosya mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini mahkememize sunmadığı tespit edilmekle; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi gereği arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulması için 08/01/2025 tarihli ara kararımız ile davacı vekiline 1 haftalık kanuni kesin süre verilmiş, iş bu kesin süre içerisinde ilgili tutanak aslı veya onaylı sureti mahkememize sunulmadığı taktirde Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilerek, tensip zaptının ihtar mahiyetliyle davacı vekiline tebliğe çıkarılmış, davacı vekili 10/01/2025 tarihli dilekçesinde, işbu dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığını, arabuluculuk dava şartı olmaması sebebiyle arabulucuya başvurulmadığını, görevsizlik verilmesi dolayısıyla dosyanın mahkememize gönderildiğini ve dava şartı eksikliği oluştuğunu beyan ettiği görülmüş, bu haliyle nispi ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olan eldeki davada dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin dava açılırken işletilmediği, dava açıldıktan sonra ise arabulucuya başvurması için davacı tarafa süre verilmesi şeklinde bir usuli süreç işletilemeyeceği anlaşılmakla, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın HMK'nın 114/2 maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı vekili lehine ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. ve 13/1-2. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcından dava açılışta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2. ve 13/1-2. maddeleri uyarınca takdir olunan 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... yolu açık olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 13/01/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/16, K. 2025/27, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-16-e-2025-27-k-c1236ad0e662