İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/460 E. 2024/443 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/460
- Karar No
- 2024/443
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/460 Esas - 2024/443 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/460 Esas KARAR NO : 2024/443 HAKİM : ... KATİP :... DAVACI .... DAVALI : ... ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/07/2023 KARAR TARİHİ : 27/05/2024 YAZIM TARİHİ : 27/06/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili teşkülün .... 'nın ilgili kuruluşlarından biri olduğunu, bir iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, taraflar arasında imzalanan ... İhale Kayıt Numaralı sözleşme ile “...'te .... " işi davalı yüklenici şahıs firmasına verildiğini, 13.06.2017 tarihli sözleşme ile yüklenici .... 'in taahhüdüne verildiğini, söz konusu iş ile ilgili olarak 19.06.2017 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, işin yapımı devam etmekte iken yüklen ici, 06.07.2018 tarihli dilekçesi ile içinde bulundukları mali durum nedeniyle, söz konusu iş ile ilgili çalışma yapamayacaklarını bildirdiğini, toplam alacak tutarlarının 490.126,84 TL'ye ulaştığını belirterek şimdilik toplam 490.126,84 TL olmak üzere alacaklarının ve mahkemece hesaplanacak uğranılan idare zararlarının, ödeme tarihlerinden ve muacceliyet tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap sunmamıştır. Dava; eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalının gerçek kişi olması nedeniyle öncelikle mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Somut olayda; davacının dava dilekçesi ile davaya konu işin yüklenici .... 'in taahhüdüne verildiğini iddia ettiği, gerçek kişi davalının .... kayıtlarında tacir kaydına rastlanmadığının, ancak .... isimli, gerçek kişiye ait ticari işletmenin dava tarihinden önce 11/02/2022 tarihinde terkin edildiğinin bildirildiği, davalının bağlı bulunduğu .... davacının bilanço esasına göre defter tutmakta iken 30/04/2020 tarihinde re'sen terkin edildiğinin bildirildiği, davalının tacir olduğu yönünde ticaret sicilinden terkin tarihinden sonra vergi beyannamesi de bulunmadığı, bu haliyle davacı tacir ise de davalının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, bu açıklanan nedenlerle mahkememizin davaya bakmaya görevli olmadığı anlaşılmış olup, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2024 Katip .... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır