İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/287 E. 2024/721 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/287
- Karar No
- 2024/721
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/287 Esas - 2024/721 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/287 Esas KARAR NO : 2024/721 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR : 1- ...... 2- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2023 KARAR TARİHİ : 23/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı İş ortaklığı arasında, 03.03.2017 tarihinde ......sözleşmesi, 17.07.2017 tarihinde ise ......sözleşmesi kurulmuş olduğunu, Sözleşme konusu işlerde davalıdan kaynaklanan nedenlerle sürelerinin uzamış olduğunu, bu nedenle maliyet artışı olduğunu, buna rağmen zararın telafi edileceğine dair verilen taahhütlere güvenilerek sözleşme yükümlülüğünün müvekkili tarafından ifa edilmiş olduğunu, söz konusu işlerin 31.12.2018 tarihinde geçici kabulünün yapılmış olduğunu, geçici kabul tutanağına göre, eksiksiz olduğu ve herhangi bir itirazın bulunmadığını, taraflar arasında 11.01.2019 tarihinde Sulh ve İbra Protokolü düzenlenmiş olduğunu, buna göre 735.063,07 TL + KDV ek ödemenin müvekkilinin banka hesabına yapılması konusunda anlaşmaya varılmış olduğunu, TBK. m.132’ye göre ibra sözleşmesi, tarafların karşılıklı borçlarını ortadan kaldırmış olacağını, ibranamede kararlaştırılan miktarın ödenmesi ile sözleşme ilişkisi sona ermiş olacağını, müvekkili tarafından, protokol kapsamında davalıların oluşturduğu iş ortaklığı adına 09.10.2019 tarih ve ... nolu KDV dahil 867.374,42 TL bedelli fatura düzenlenmiş olduğunu, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine .... Noterliği 11.09.2020 tarih ve ... nolu ve .... Noterliği 21.06.2021 tarih ve ... nolu ihtarnameleri keşide edilmiş olduğunu, buna rağmen ödenmemiş olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, Sulh ve İbra Protokolü kapsamında 867.374,42 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Arabuluculuk son tutanağında üzerinde müzakere edilen hususa ilişkin bilgi yer almamakta olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, bu nedenle zaman aşımı definde bulunduklarını, davacı tarafından keşide edilen 11.09.2020 tarihli ihtarnameye karşı verilen cevabi ihtarname keşide edilmiş olduğunu, 11.09.2019 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalanmış olduğunu, davacının 11.09.2019 tarihindeki talebi üzerine müvekkili şirketlerce 952.482,66 TL davacı nam ve hesabına davacı çalışanlarına ödeme yapılmış olduğunu, bu ödeme ile taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin 1.267.001,72 TL’na ulaşmış olduğunu, 11.03.2019 tarihine kadar ilave 68.045,86 TL artışla 11.03.2019 tarih itibariyle davacı tarafın borcunun 1.335.047,58 TL olduğunu, davacı tarafından 11.01.2019 tarihli protokol kapsamında düzenlenen 867.374,42 TL faturanın cari hesaba alacak kaydı yapılması sonucunda 09.10.2019 tarihi itibariyle 467.673,16 TL davacı tarafın borcunun kalmış olduğunu, davacı adına işçilerine, yargı kararı ve icrai takip gereği yapılan ödemeler nedeniyle takas mahsubu taleplerinin bulunduğunu, arabuluculuk süreci sonundaki tutanağın usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile öncelikle bu yönden reddine, zaman aşımından reddine, davanın esastan reddine, % 20 den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş, 28/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda: Davalı tarafça ödenen işçilik alacaklarından taraflar arasında imzalan sözleşmenin 6.48’nci maddesinde “...; iş, işçiler, hizmetler, malzemeler, ekipman, alt yükleniciler, tedarikçilere ilişkin tüm gider, ücret, resim, vergi ve tüm diğer ilişkili masrafları ödeyecek ve işlerle ilişkili olarak bir üçüncü tarafın ileri sürdüğü hak iddiası sebebiyle katlanılabilecek herhangi bir hak iddiası, masraf, talep, dava veya dava gerekçesi karşısında ...'i tazmin edecek, savunacak ve zarar görmemesini sağlayacaktır.” şeklinde yapılan düzenlenme nedeniyle davacı şirketin sorumlu olabileceği, dava tarihi itibariyle davacı şirketin davacılardan alacaklı olduğu yönünde bir tespit yapılmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya ek rapor alınmak üzere tekrar bilirkişi heyetine tevdi olunmuş 24/07/2024 tarihli ek raporda: İtirazların asıl rapordaki inceleme ve tespitleri değiştirecek nitelikte olmadığı, taraflar arasında 11.01.2019 tarihinde düzenlenmiş olan Sulh ve İbra Protokolünde, ibranın davacı şirket tarafından yapıldığı, sulh ve ibra protokolünde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin devam ettiği yönünde düzenlemeye yer verildiği, davalı tarafın davacı şirketi ibra ettiği yönünde düzenlemeye yer verilmediği, Sulh ve İbra Protokolünün 1. Maddesinde, “TARAFLAR, işbu Protokol ile, ...’nin 12.11.2018 tarihli hak talebi ile işbu Protokol’un imzasına kadar, SÖZLEŞMELER tahtında ortaya çıkan/çıkabilecek her türlü olayı/sebebi dikkate alarak, ...’ye toplamda 735.063,07 TL (yediyüzotuzbeşbinaltmışüç Türk Lirası Yedi kuruş) ek ödeme yapılması konusunda anlaşmışlardır.” Şeklinde düzenlemeye yer verilerek, ... davacı şirketin alacak miktarının belirlendiği, protokolde belirtilen faturanın davalı iş ortaklığının ticari kayıtlarına alındığı ve davacı tarafın alacağı olarak değerlendirildiği, yine protokolün 4. Maddesinin 3. Bendinde, “..., SÖZLEŞMELER kapsamında İŞVEREN’e karşı geçmişte, bugün veya gelecekte başlattığı veya başlatmayı düşündüğü herhangi bir takip, dava, şikayet veya sair bir başvurusunun bulunmadığını ve bulunmayacağını ayrıca işbu Protokol’deki taahhütlerini geçersiz yahut etkisiz kılacak şekilde ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz de dahil olmak üzere herhangi bir hukuki, idari yahut cezai talep, iddia, itiraz ileri sürmeyeceğini beyan ve tekeffül eder.” Hükmüne yer verildiği, protokol hükümlerinin değerlendirilmesinin ve dava konusu olaya uygulanmasındaki nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Sulh ve İbra Protokolünün taraflar arasındaki alacak, borç ve sözleşme ilişkisini bütün olarak sona erdirdiğinin değerlendirilmesi halinde, davacı şirketin protokolde belirtildiği şeklide 735.063,07-TL alacaklı olacağı, dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketlerden alacaklı olduğu yönünde bir tespit yapılmadığı kanaatine varılmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket ile davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ana ... olarak taahhüdü altında olan, ...... inşaatının; ...... Sözleşmesini 03.03.2107 tarihinde, ...... sözleşmesini de 17.07.2017 tarihinde imzalandığını, sözleşme konusu işin davalı taraftan kaynaklanan ve davalı tarafın kusuru ile sözleşmede öngörülen sürelerin çok üzerinde gerçekleştiğini ve bu durumun çok yüksek maliyet artışlarına neden olduğunu, davalı tarafça, işin sözleşmeye uygun olarak teslim alınmasının akabinde 11.01.2019 tarihinde taraflar “Sulh ve İbra Protokolü” düzenlemek ve imzalamak sureti ile 735.063,07-TL + KDV miktarındaki ek ödemenin davacı şirket banka hesabına ödemesinin yapılması kararlaştırıldığı, yapılan ihtara rağmen ödemenin gerçekleşmediği belirtilerek “Sulh ve İbra Protokolü”ne dayalı alacağın tahsili amacıyla iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince verilen cevap dilekçesi ile; davacı ile 11.01.2019 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalandığını, 11.01.2019 tarihli davacının 952.482,66.-TL işçilik ödemesinin davalı şirketlerce yapılmasını talep ettiğini, ilgili ödemelerin davalı şirketlerce yapıldığını, 11.01.2019 tarihli protokole istinaden davacı tarafça kesilen 867.374,42.-TL faturanin cariye davacı adına alacak kaydı olarak işlenmesi ile 09.10.2019 tarihi itibari ile 467.673,16.-TL davacı tarafın davalılara borcu bulunduğunu, takas ve mahsup talebinde bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasında imzalan sözleşmenin 6.48'nci maddesinde “...; iş, işçiler, hizmetler, malzemeler, ekipman, alt yükleniciler, tedarikçilere ilişkin tüm gider, ücret, resim, vergi ve tüm diğer ilişkili masrafları ödeyecek ve işlerle ilişkili olarak bir üçüncü tarafın ileri sürdüğü hak iddiası sebebiyle katlanılabilecek herhangi bir hak iddiası, masraf, talep, dava veya dava gerekçesi karşısında ...'i tazmin edecek, savunacak ve zarar görmemesini sağlayacaktır.” şeklinde düzenleme bulunduğu, bu haliyle işçilere yapılan ödemeler nedeniyle davacı şirketin sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere; davacı şirket ticari defter kayıtlarından davalı adi ortaklığın davacıdan alacaklı olduğu, davalı adi ortaklığın ticari defter kayıtlarından dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı adi ortaklığa borçlu olduğu tespit edildiği, bu haliyle ticari defterlerin birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmış, açılan davanın reddi yasal şartları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalıların kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 14.812,59 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.384,99TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 133.432,42 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ......bütçesinden karşılanacak olan 1.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/202 Katip ...... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı