İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/557 E. 2025/7 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/557
- Karar No
- 2025/7
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/557 Esas - 2025/7 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/557 Esas KARAR NO : 2025/7 ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/08/2022 ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2022 KARAR TARİHİ : 08/01/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılara ait şahıs şirketi olan ...ın düzenlediği, ...'ın kefil hanesinde yer aldığı ve birbirinin aynı dört imzanın bulunduğu görülmüştür. Bu dört imzanın ...'a ait olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. ...ın bonoda aval konumunda olduğundan, aval veren de kimin için aval vererek taahhüt altına girmişse, onun gibi sorumlu olur. ( TTK.702 md.) Ancak keşidecinin imzası bulunmaması nedeniyle senedin bono vasfında sayılmadığı durumlarda aval verenin taahhüdü hiçbir şekilde hüküm ifade etmez. ...'ın ... adına bono düzenleyebileceğine ilişkin özel yetkili bir vekaletnamesi de bulunmadığından, senette keşideci imzası bulunmadığından, avalin de sorumluluğu olmayacağından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş '' şeklinde hüküm kurularak takibin iptaline karar verildiğini, davalılar tarafından, senet üzerinde bulunan dört imzanın da düzenleyen dışında, senet üzerinde kefil olan kişiye attırılarak müvekkili şirkete verildiğini, senedin daha sonra takibe konulması halinde senedin geçersizliği iddiasının ileri sürülmesi amacıyla hareket edildiğini, somut olayda davalıların amaçladıkları şekilde senet üzerinde düzenleyen tarafından imza atılmış gibi gösterilerek müvekkili şirket fahiş derecede zarara uğratıldığını, oysa senet üzerine atılan imzaların sahibi olan ...'ın sunulan vekaletname doğrultusunda ... tarafından yetkilendirildiğini, müvekkili şirket ile davalılara ait şahıs şirketi arasında düzenlenen bono, davalıların hileli işleminden kaynaklı olarak senet vasfını kaybettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin alacağını elde edebilmesi amacıyla taraflarınca ... Esas sayılı dosya üzerinden davalılar aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine itiraz edildiğini, bu nedenle takibin durduğunu, borçluların haksız ve hukuka aykırı itirazının kaldırılması amacıyla işbu itirazın iptali davası açılması zarureti hasıl olduğunu, takibe haksız olarak itiraz eden davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, müvekkili ... yönünden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili ...'ın şahıs firması sahibi olduğunu ve kardeşi ... ile birlikte ve ayrı ayrı ticari işler yapmakta olduklarını, davacı tarafın bahsetmiş olduğu senet takibinde müvekkili ...'ın herhangi bir imzası ve borcu bulunmamakta olduğunu, Bu sebeple davacı tarafın açmış olduğu icra takibinin de iptal edildiğini, davacı tarafın her ne kadar müvekkilleri hakkında icra takibi başlatmışsa da bu icra takibinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ...'ın belirtilen icra takibine ilişkin senette imzası ve bilgisi bulunmadığını, müvekkili ...'ın ise, davacı şirket tarafından yönlendirilerek senede imza atması sağlanmış ve müvekkili yönlendirilerek böyle bir senede imza attığını, ...'ın davacı şirket ile kendi arasında bir taşeronluk sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşmeye bağlı olarak taraflar arasında bir teminat senedi düzenlendiğini, müvekkilinin, davacı şirket tarafından kandırıldığını ve yapılan sözleşmelerin ve hazırlanan senedin formaliteden olduğuna ilişkin beyanda bulunulmasına güvenerek iyi niyetle hareket ettiğini, müvekkilinin imzaladığı senedin bir teminat senedi olduğunu düşünerek imzaladığını, davacı tarafından alacak konusu edilen senedin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin en büyük göstergesi olduğunu belirterek haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... E. sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını istediğini, borçlunun itirazlarının haksız olup, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, borçlunun bu itirazının, iptalinin gerektiğini, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcun 18.11.2019 ve 22.11.2019 tarihlerinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... E. dosyasıyla faturaya dayalı olarak toplam 78.600,25 TL bakiye alacak ve işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının süresi içerisinde haksız bir şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının, icra takip dosyasına sundukları faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalının, itirazında söz konusu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itiraz ettiğini ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirdiğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının, müvekkiline belirtilen faturadan dolayı bakiye borcu bulunmadığını, müvekkilinin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep etiklerini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL'nin davalıdan ticari faizi ile tahsiline, ... E. Sayılı Takibin sayılı dosyası üzerinden devamına, Borçlu davalının takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, öncelikle işbu davaya görev, yetki, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazlarını sunduklarını, davacı tarafından iddia edilen alacakların zamanaşımına uğradığını ayrıca icra takibi yapılabilmesi için alacağın likit olması gerektiğini nitekim fatura alacaklarının likit özellikte olduğunun bariz olduğunu fakat davacı tarafın, işbu davayı 15.000,00 TL üzerinden açtığını, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından eksik harç ile huzurdaki davanın açıldığını, bu nedenle haksız davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ile ... yapımına ilişkin 26.10.2018 tarihli taşeron sözleşmesi (“Sözleşme” EK1) imzalandığını, davacının ödenmediğini iddia ettiği faturaların bu sözleşmeye ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin davacının ödenmediğini iddia ettiği faturalara ilişkin tüm borcunu ödediğini, bu durumuh dosyaya sunmuş oldukları bilgi ve belgelerden (EK2 VE EK3) ve müvekkili kurum ticari defter ve kayıtlarından da açıkça göründüğünü ancak davacı tarafın, kötü niyetli bir şekilde müvekkili tarafından ödenmiş olan fatura borçlarını icra takibine koyduğunu, bu nedenle davacı tarafın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli icra takibine taraflarınca itiraz edildiğini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli takibinin dayanak belgesinde 12.12.2018 tarihli ... firması adına tanzim ettiği fatura da bulunmadığını, işbu fatura borcunun müvekkilinden talep edilmesinin izah edilebilir bir tarafı bulunmadığını, bu fatura tutarının, davacının icra takibine konu borcundan kat be kat fazla olduğunu, bu faturanın cari hesap dökümünden çıkarılması halinde dahi davacı tarafın müvekkili şirkete borçlu çıktığını ayrıca karşı tarafın takip talebinde "22.11.2019 dönemine ilişkin bakiye fatura alacağı" demiş olmasına karşın ne takip dayanağı olarak ne de dava dosyasına delil olarak bakiye durumunu gösteren cari hesap dökümünü sunmamış olup, davacının mahkemeyi yanıltarak müvekkilden para tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafın, sözleşmeden kaynaklanan işini tamamlamadığını ve şantiye alanını terk etmediğini, müvekkili taşeron firmanın ivedilikle işe başlaması için ihtarnameler göndermiş olsa da davacı taraf işe devam etmediğini ayrıca taşeron firma çalışanlarının ücret ve alacaklarını alamadıkları için ...'e şikayette bulunduklarını ve bu şikayetlerin müvekkile ulaştırıldığını, dilekçenin ekinde de sunmuş oldukları üzere müvekkili şirket davacının işçilerine ödemediği... primlerini, iş sağlığı ve güvenliği ücretlerini, yemek ücretlerini de ödemediğini, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, müvekkilinin davacı tarafın söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan alacaklarının mevcut olduğunu, taraflar arasında imzalanan Taşeron Sözleşmesi madde 9'da "Taşeron, iş programında belirlenen süre içerisinde sözleşmede belirtilen işleri zamanında yerine getirmediği takdirde herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın, belirlenen süreleri aşan her takvim günü için 3.000,00(bin) TL/GÜN tutarında gecikme cezası ödemeyi kabul eder..." denilmiş olup, bu maddenin davacının müvekkiline borcu olduğunun kanıtı niteliğinde olduğunu, anlaşılacağı üzere davacı tarafın, taraflar arasındaki imzalanmış olan sözleşmenin yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini ve sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğini, bu nedenle, müvekkilinin faturalara ve sözleşmeye konu iş dolayısıyla büyük zararlara uğradığını, dolayısıyla davacının sözleşmeden kaynaklı borcu olduğunu iddia etmesinin hakkaniyete aykırı olup, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, somut olayda büyük zarara uğramış olan ve alacağı bulunan taraf müvekkilin kendisi olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olup, davacı tarafın müvekkile borcu bulunduğunu, yukarıda da yer aldığı üzere, davacının başka şirket adına düzenlemiş olduğu faturayı müvekkilden almaya çalıştığını, bu yüklü meblağlı fatura toplam bakiyeden çıkarıldığında (78.600,25 - 417.090,14= -338.489,89 TL) toplam bakiye alacak -338.489,89 TL yapmakta olduğunu, bu durum da davacının müvekkiline olan borcunu kanıtladığını ayrıca davacı tarafından, 26.10.2018 düzenleme ve 27.06.2019 vade tarihli 150.000,00 TL tutarındaki bono müvekkil ....'ye verildiğini, müvekkili şirket ile davacıya ait şahıs şirketi arasında düzenlenen bononun, davalıların hileli işleminden kaynaklı olarak senet vasfını kaybettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin alacağını elde edebilmesi amacıyla taraflarınca ...Esas sayılı dosya üzerinden davalılar aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, açmış oldukları bu haklı takibe davacı taraf kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine taraflarınca ... Soruşturma sayılı dosyası ile taraflarınca şikayette de bulunulduğunu, bu dosyaların UYAP sistemi üzerinden celbini talep ettiklerini, müvekkilinin, davacıya 1.371.558,59 TL ödemede bulunduğunu, davacının müvekkilden alması gereken toplam tutarın 1.116.284,27 TL olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin 255.274,32 TL fazla ödemede bulunduğunu ve bu ödemelere Şubat sonu itibari ile yemek için ödemiş olduğu 10.944 TL, davacının ödemesi gereken ama ödememiş olduğu iş sağlığı ve güvenliği ücretleri, sözleşmenin 30. Maddesi gereği taşeron namı hesabına yaptırılan ve müvekkilce ödenen 105.348 TL'nin dahil olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığının açık olduğunu, İİK'nın 67.maddesinin 2.fıkrasında, "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denildiğini, bu madde uyarınca davacıya alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun olmadığının bariz olduğunu, tam tersi olarak davacının müvekkile borçlu olduğu ve bu nedenle davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların "..." adresinde mahallinde incelenmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve mahkememizce re'sen dikkate alınacak hususlara binaen; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, karşı taraf kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olduğundan, takip konusu meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi ... raporunda: Davacı firma yetkilisinin deprem bölgesi ... da olduğundan, kendisi ile iletişim kurulamadığı, ayrıca, deprem bölgesinde yerinde inceleme yapılması için, Kahramanmaraş ve yakın bir yerden başka bir bilirkişi atanmasının daha doğru olacağını, dosya münderecatının ve davalı ... firması ile vekilinden temin edilen belgelerin ve defter kayıtlarının birlikte incelenmesi sonucunda davalı şirketin 2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerinin yasal süresinde kapanış tasdiklerinin mevcut olmadığı ve HMK göre delil niteliğine haiz olamayacağı, 2020 yılı yasal defterlerinde kapanış tasdikinin mevcut olduğu ve HMK göre delil niteliğine haiz olabileceği, Teminat Senedi olduğu kanaatinde olduğu, sonradan “Ödeme Günü/Vadesi”, “Düzenlenme Tarihi” yazılarak davalı firma tarafından icra takibine konu edildiği, ... Karar sayılı ilamı ile iptal edilen 150.000,00 TL tutarlı senedin, davalı firmanın defterlerine kayıt edilmediği, davalı ...’ın 2018, 2019, 2020 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı firmadan alacağının ve davacı firmaya borcunun bulunmadığı, davalı vekilinin tarafıma mail olarak gönderdiği davacının davalıya ödemelerine ait belgelerin (Davalı iş ortaklığının ... esas sayılı dosya ile ilgili) incelenmesi neticesinde, sunulan hakkediş raporları ve alınan ödemeler kapsamında “Bilirkişi Yerinde İnceleme Tutanağı” III. madde’de yaptığı tespitlere ve hesaplamalara göre, davalının ticari defterlerinde her ne kadar borçlu/ alacaklı olmadığı tarafınca tespit edilmiş olmasına rağmen "Bilirkişi Yerinde İnceleme Tutanağı” IV. madde’de yaptığı tespitlere ve hesaplamalara göre, davalı firmanın davacıya 2018 yılında 2.543,00 TL borçlu, 2019 yılında 171.883,76 TL borçlu, 2020 yılında 80.847,58 TL ile birlikte toplam 255.274,34 TL borçlu olduğu ancak, davalı ... tarafından tarafına teslim edilen 24.02.2023 tarihli “Bilgi Yazısı” yerinde inceleme tutanağı ekinde olup dava dosyasının mekanik tesisat işine ait makine mühendisi ile İnşaat Mühendisi Bilirkişiler tarafından yapılacak incelemeden sonra, taraflar arasındaki borç alacak tespitinin yapılmasının yerinde olacağı kanaatine varılmıştır. Davacı defterleri incelenmek üzere dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/06/2023 tarihli raporda: Davacı iş ortaklığına ait ticari defterlerin deprem nedeniyle zayi olduğunun tarafına bildirilmesi nedeniyle sunulmadığı, dolayısıyla incelenemediği, dosya kapsamında davalı ... firmasına ait ticari defterlerin Bilirkişi ... tarafından incelendiği, davacıya ticari defterlerine göre borcunun olmadığı, ancak bilirkişiye sunulan bilgi ve belgelere göre davacıya 255.274,34TL borcunun olduğu, dosya kapsamında ilgili vergi dairesinden gönderilen BA-BS formlarında belirtilen fatura tutarları ile sayılarının, 2018 yılında 1 adet, 2019 yılında 6 adet fatura olduğu, davalı ...'a ait ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya bilirkişi heyetine tevdi olunmuş bilirkişi heyeti 12/02/2024 tarihli raporunda; Asıl davada, davacı şirketin davalı yüklenici ...'tan 210.241,80-TL alacaklı olabileceği, davalı ...'ın dava konusu alacaktan müştereken ve müteslsilen sorumlu tutulup tutulmayacağı konusundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilip verilmeyeceği yönündeki takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, İcra İnkar tazminatına hükmedilecek olması halinde takip çıkışı 179.236,23-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının (179.236,23-TL x 20 /100 = 35.847,25-TL) 35.547,25-TL olarak hesaplandığı, dosya kapsamı itibariyle birleşen... Esas sayılı dosyası yönünden bir hesap yapılmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tekrar tevdi olunmuş bilirkişi heyeti 29/05/2024 tarihli ek raporunda; Asıl davada, davacı şirketin davalı yüklenici ...'tan (210.241,80-TL+1.700,00-TL + 8.260,00-TL = 220.201,80-TL) 220.201,80-TL alacaklı olabileceği, davalı ...'ın dava konusu alacaktan müştereken ve müteslsilen sorumlu tutulup tutulmayacağı konusundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilip verilmeyeceği yönündeki takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, İcra İnkar tazminatına hükmedilecek olması halinde takip çıkışı 179.236,23-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının (179.236,23-TL x 20 /100 = 35.847,25-TL) 35.547,25-TL olarak hesaplandığı, dosya kapsamı itibariyle birleşen ...Esas sayılı dosyası yönünden bir hesap yapılmasının mümkün olmadığı görüşüne varılmıştır. Dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tekrar tevdi olunmuş bilirkişi heyeti 18/11/2024 tarihli ek raporunda; Asıl davada, itirazların 8.260,00-TL'nin mükerrer olarak hesaplanmış olması dışında, raporda ve ek raporda yapılan inceleme ve hesapları değiştirecek nitelikte olmadığı, davacı şirketin davalı yüklenici ...'tan 211.741,80-TL alacaklı olabileceği, davalı ...'ın dava konusu alacaktan müştereken ve müteslsilen sorumlu tutulup tutulmayacağı konusundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilip verilmeyeceği yönündeki takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, İcra İnkar tazminatına hükmedilecek olması halinde takip çıkışı 179.236,23-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının (179.236,23-TL x 20 /100 = 35.847,25-TL) 35.547,25-TL olarak hesaplandığı, dosya kapsamı itibariyle birleşen ... Esas sayılı dosyası yönünden bir hesap yapılmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememize açıla asıl davada davacı; bonodaki imzaya itiraz edildiği ve imzanın ...'a ait çıkmadığı, bononun davalıların hileli davranışları sonucunda kambiyo vasfını kaybettiği, ... Esas sayılı dosya üzerinden davalılar aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlular tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptalini talep ettiği, davalıların ise; ...'ın belirtilen icra takibine ilişkin senette imzası ve bilgisi bulunmadığını, ...'ın ise, davacı şirket tarafından yönlendirilerek senede imza atması sağlandığı, ... davacı şirket ile kendi arasında bir taşeronluk sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşmeye bağlı olarak taraflar arasında bir teminat senedi düzenlendiğini,davalının davacı şirket tarafından kandırıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. ... Esas sayılı dosyasında ise; davacı; davalı ile aralarındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcun 18.11.2019 ve 22.11.2019 tarihlerinde davalıca ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmdığından davalı hakkında ... E. dosyasıyla faturaya dayalı olarak genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı süresi içerisinde haksız bir şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı cevap dilekçesine; davalı şirket ile ...) arasında .... İşlerinin yapımına ilişkin 26.10.2018 tarihli taşeron sözleşmesi (“Sözleşme” EK1) imzalandığını, davacının ödenmediğini iddia ettiği faturalar bu sözleşmeye ilişkin olduğunu, müvekkili şirket davacının ödenmediğini iddia ettiği faturalara ilişkin tüm borcunu ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Her ne kadar asıl dosyada davalı ...' imzalamadığını beyan ederek husumet itirazında bulunmuş ise de gerek cevap dilekçesinde gerek birleşen dosya dava ve diğer dilekçelerde söz konusu sözleşme kapsamında iş yapıldığının belirtilmiş olması bu iş nedeniyle davacı hakkında icra takibi başlatılmış olması hususları dikkate alındığında sözleşmenin uygulandığı bu haliyle sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı anlaşılmakla husumet itirazları yerinde görülmemiştir. Dava konusu ihtilafın, .... ile .... arasında .... İşlerinin yapımına ilişkin 26.10.2018 tarihli taşeron sözleşmesine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Asıl dosyada davacı-birleşen dosyada davalı .... tarafından çekilen 01.04.2020 tarihli ihtarname; Sözleşmede işin bitim tarihi 27.06.2019 olarak belirlendiği, işlerin tamamlanmadığı iş yerinin terk edildiği, ivedilikle işe başlanılması eksik imalat ve iş kalemlerinin tamamlanması ve geçici ve kesin kabul süreçlerine kadar işin yürütülmesi ihtar edilmiştir. 24.06.2020 tarihli ihtarname ile; 01.04.2020 ve 09.06.2020 tarihinde iki ayrı ihtarname gönderildiği, Muhatap firma ihtarname konusu yükümlülükleri yerine getirmediği, sözleşmenin fesh edildiği, bu ihtarın tebliği ile ...kaydının derhal kapatılması, piyasa borçlarının ödenmesi, muhatabın nam ve hesabına yapılan doğalgaz imalatları, bahçe sulama imalatları, boru izolasyon işleri, ve çatı sifonik sistem imalatlarının işçiliğine ilişkin bedellerin ve firmaya yapılan 363.265,00 TL fazla ödemenin iadesini, ayrıca her türlü cezai şart gecikme cezası tahakkuku ile birlikte eksik ve ayıplı imalatlar muhatap nam ve hesabına yaptırılarak alınan tüm bedellerin hakkedişlerden mahsup edileceği, teminatın irat kaydedileceği, malzemelere el konulacağı belirtilmiştir. 26.10.2018 tarihli sözleşmenin 3.maddesinde Sözleşmenin Konusu;... olduğu,5.maddesinde; Sözleşme konusu iş “Anahtar Teslimi Götürü Bedel” esasına dayanmakta olup Anahtar Teslimi Götürü Bedelli, geçici (ara) hakkedişlerde ve kesin hakkedişte aynen kullanılacağı. Sözleşme kapsamında yapılacak işlerin kapsamı ve bedeli EK 2 de belirtildiği. Madde 10 da işi bitirme tarihi 27.06.2019 olarak belirlendiği görülmüştür. Dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinde toplamda 1.371.558,59 TL ödeme gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Gerçekleştirilen imalat tutarı KDV, gelir vergisi ve KDV tevkifatı kesintisi dahil olarak 1.116.284,27 TL olarak belirtilmiştir. Teklif tutarı KDV hariç (1.075.000,00 TL) ile gerçekleşen imalat tutarı toplamı düzenlenen 7 nolu Hakedişe göre KDV hariç 1.061.308,86 TL dir. İşin tamamlandığı ve eksikliklerin nama hesap ile giderildiği değerlendirildiğinde; toplam 1.075.000,00 TL imalat karşılığında KDV ve ortak giderler dahil 1.215.600,73 TL lik imalat gerçekleştirildiği görülmektedir. Yapılan ödeme tutarı 1.199.687,53 TL, nama Yapılan Ödeme Tutarları Toplamı (KDV Dahil) = 227.655,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle asıl dosyada davacı yüklenicinin talep edebileceği tutarın ( 1.215.600,73-1.199.687,53-227.655 =) 210.041,80 TL olduğu hesaplanmıştır. Bu haliyle asıl dosyada davacının... Esas sayılı icra takip dosyasında; 150.000,00 asıl alacak, 29.236,23 TL faiz olmak üzere toplam 179.236,23 TL üzerinden takip başlatıldığı, bilirkişi incelemesi sonucunda davacının davalılardan 210.041,80 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulü ile davalıların ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, hükmolunan tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosya yönünden yapılan incelemede ise; bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda; birleşen dava yönünden rapor düzenlenebilmesi için 2019/9,10,11,12 aylarda ve 2020/1,3,8,11. Aylarda firmaya ait ... primlerinin davacı tarafından ödenmesinin, sözleşme kapsamında davacı firmaya yapılan işin 2019/9. Aydan sonrada devam ettiğinin göstergesi olduğu, ancak bu ödeme belgelerinin tek başına yeterli olmadığı, hesap yapılabilmesi işin işçilik ücret ödemelerine ilişkin belgelerin varsa hakediş raporlarının dosyaya kazandırılması gerektiğinin bildirildiği, mahkememizce 18/09/2024 tarihli duruşmada bildirilen eksikliklerin tamamlanması için taraf vekillerine 2 haftalık kesin süre verildiği, eksik belgelerin tamamlanmaması halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, taraflarca dosyaya belge sunulmadığı, kesin süre bitiminde dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek mevcut delil durumuna göre rapor düzenlenmesinin talep edildiği, bilirkişiler tarafından düzenlenen 2.ek raporda birleşen dosya yönünden rapor düzenlenemediğinin bildirildiği görülmüştür. İtirazın iptali davasında ispat yükü davacı-alacaklıda olup, davacı alacağını ispat edememiştir. Bu haliyle birleşen dosyanın reddine karar vermek gerekmiş, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından kötü niyet tazminatının da reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-MAHKEMEMİZİN ASIL DOSYASI YÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ İLE; -Davalıların ... Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin aynen devamına, -Hükmolunan tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 1/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 12.243,62 TL harçtan peşin alınan 3.060,91 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9.182,71 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 1/b-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 1/c-Davacı tarafından yatırılan 3.060,91 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 1/d-Davacı tarafından yapılan 8.450,00 TL bilirkişi masrafı, 80,70 TL başvurma harcı ve 595,00 TL posta masrafı toplamı olan 9.125,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 1/e-Davalı tarafından yapılan masrafların üzerine bırakılmasına, 1/f- 6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-BİRLEŞEN A... DOSYASI YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİNE, -Davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine, 2/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harç peşin harçtan dava açılışta alınan 256,17 TL'nin mahsubu ile bakiye 359,23 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2/b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 2/c-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 2/d-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2025 ...