İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/678 E. 2023/944 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/678
Karar No
2023/944
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/678 Esas KARAR NO : 2023/944 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: 1- Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 2012 yılında 6 adet araç almak amacıyla davalının antetini taşıyan 6 ayrı tahsilat makbuzu ile 204,800.00 TL ve beyaz kağıda yazılmış ve davalının o sırada çalışanı (mağaza müdürü) olan ...’nin imzasını içeren alındı belgesinde de görüleceği üzere ayrıca 112.000.00 TL teslim ettiğini, bu ödemelere ilişkin olarak davacının ... 2.İcra Müdürlüğünün 2013/16780 sayılı dosyası ve ... 28. İcra Müdürlüğünün 2014/457 sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip yaptığını, takibin borçlunun haksız itirazları üzerine durduğunu, İtirazın iptali davasının açılmasıyla ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli, 2020/376 E. & 2021/370 K. Sayılı kararı ile; asıl dosya yönünden; ... 2. İcra Müdürlüğünün 2013/16780 E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 204.800,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte devamına; birleşen dosya yönünden; ... 28. İcra Müdürlüğünün 2014/457 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 112.000,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte devamına karar verildiğini, kararın ayrıca davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilerek kesinleştiğini, bu doğrultuda davalının, yukarıda anılan ilişki çerçevesinde davacıya borçlu olduğunun daha önce başlatılan takibe haksız şekilde itiraz etmesi ve kesin hüküm nedeniyle ile sabit ve tartışmasız olduğunu, açıklanan dava dışı somut olaylar haricinde, davacının yaptığı 100.000 TL ve 21.000 TL tutarındaki iki ödemeye karşılık olarak Neziroğlu Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti. antetli makbuzlar verilmiş olduğundan bu alacak kalemleri açısından Neziroğlu Sigorta aleyhine ... 2.İcra Müdürlüğü'nün 2013/16779 E. sayılı takibi ile ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2014/486 E. Sayılı takiplerinin yapıldığını ve itiraz üzerine itirazın iptali davalarının açıldığını, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.09.2019 tarih ve 2016/756 E, 2019/836 K. sayılı kararı ile ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/16779 E. sayılı takibi ile ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2014/486 E. sayılı takiplerin iptaline karar verildiğini, ... BAM 22. HD'nin 15.06.2023 T. Ve 2022/1074 E., 2023/896 K. kararı ile istinaf istemlerinin de esastan reddedildiğini, kararın 18.07.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Yerel mahkemenin ve ... BAM 22. HD.'nin kararları incelendiğinde, aleyhe karar verilmesinin nedeninin makbuzları imzalayan ...'nin Neziroğlu Sigorta'nın çalışanı olmaması ve Neziroğlu Motorlu Araçlar A. Ş.'nin (Eski unvanı: Neziroğlu Motorlu Araçlar Tic. Ltd. Şti) çalışanı olması olduğunu, davanın red gerekçesinin dava takip yetkisine ilişkin olarak düşülen ve aslında davalının grup şirketlerinin ve çalışanının hileli işlemlerinin sebep olduğu yanılgıya yani usûlî bir eksikliğe dayandığını, her iki şirketin aynı gruba ait olması, her iki şirketin adreslerinin aynı olması ve davacının yanılmasına yol açan kişinin davalı şirketin çalışanı olması ve bu süreçte hem Neziroğlu Motorlu Araçlar'ın hem de Neziroğlu Sigorta'nın kabul edilemez düzeyde kusuru olması karşısında, davacının mülkiyet hakkı başta olmak temel haklarının korunması için işbu davanın açıldığını, TBK m. 158 hükmünün, somut olayda olduğu gibi usûlî red hâllerinde davacıya bir munzam süre tanıdığını, işbu davanın da TBK m. 158 hükmünün tanımış olduğu altmış günlük süreye uyularak açıldığını belirterek davanın kabulü ile şimdilik 121.000,00.TL'nin 25.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : 2- Davalı vekili, talebin zaman aşımına uğradığını, dava dilekçesinde taleplerin zamanaşımına uğradığının dolaylı olarak kabul edildiğini ve davanın TBK 158. Madde kapsamında açıldığının iddia edildiğini, davada davacının bu maddeden faydalanabileceği bir durumun olmadığını, maddede ek süreden faydalanabilme koşulları sınırlı olarak sayıldığını, dava dilekçesinde “takip yetkisinde yanılmak” şeklinde adlandırılan durumun ise Yasada yer almadığını, Kabul anlamına gelmemekle beraber, iddia edildiği şekilde “her iki şirketin aynı gruba ait olması, her iki şirketin adreslerinin aynı olması vs” davacıya zamanaşımı süresi dolduktan sonra yeniden talep hakkı vermeyeceğini, taraflar arasında her ne ad altında olursa olsun hiçbir sözleşmesel ve ticari ilişki mevcut olmadığını, davanın mahiyeti itibari ile mevduat faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 3- Dava, Davacı tarafından dava dışı Neziroğlu Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ne yapılan iki ayrı ödeme sebebiyle yapılan iki ayrı takibe yönelik olarak ... 5. ATMnce verilen ve istinaf dairesince onanan red kararına istinaden dava takip yetkisinde usuli yanılgıya düşüldüğünden bahisle TBK 158. M hükmü gereğince yapılan ödemenin davalıdan tahsili istemi ile açılan alacak istemine ilişkindir. 4- Davacının delil olarak dayandığı ... 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2016/756 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde, asıl ve birleşen davalarda davacının ..., davalının ise Neziroğlu Sigortacılık Aracılık Hizmetleri Ltd Şti olduğu, anılan mahkemece verilen 2019/836 K. Sayılı kararla, tarafların delilleri dosya içerisine alındıktan sonra bilirkişiden alınan raporda, makbuzları düzenleyen dava dışı ...'nin, davalı şirketi temsile ve ilzama yetkili olmadığı, davacının, davalı şirketin elemanı ile yaptığı işlemlerde davalı şirket satış temsilcisi ...'nin şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını bildiği, yetkisiz kişiye para teslim edip karşılığında mal almamasına rağmen tekrar aynı kişiye ödeme yapması da dikkate alındığında, makbuz düzenleyen ile davacı arasında ayrı bir ticari ilişki olduğu, bu durumda yetkisiz temsilci ile yapılan işlemlerin temsil olunan onay vermedikçe temsil olunanı bağlamayacağı, yetkisiz temsilci ile yapılan işlemlerden doğan zarardan yetkisiz temsilcinin sorumlu olacağının belirlendiği, dava konusu 22/09/2012 tarihli, 21.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu ile 9040 numaralı, 100.000,00 TL bedelli makbuza dair başlatılan ilamsız icra takiplerine karşı borçlu itirazının iptaline ilişkin olduğu, asıl davaya dayanak 9040 numaralı, 100.000,00 TL bedelli makbuzun davalı şirkete ait olup, makbuz üzerinde tahsilata dair açıklama olmadığı, tahsilatı yapan kişi isminin yer almadığı ancak tarafların dosyadaki beyanlarından tahsilatı yapan kişinin dava dışı ... olup davalı şirket yan kuruluşu olan Neziroğlu Motorlu Araçlar Ltd. Şti.'nin satış temsilcisi olduğu, birleşen dosyaya dayanak 22/09/2012 tarihli, 21.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzunun davalı şirkete ait olup, makbuz üzerinde tahsilata dair " Fluence 15 DCI ... " açıklamasının olduğu, tahsilatı yapan kişi isminin yer almadığı ancak tarafların dosyadaki beyanlarından tahsilatı yapan kişinin dava dışı ... olup davalı şirket yan kuruluşu olan Neziroğlu Motorlu Araçlar Ltd. Şti.'nin satış temsilcisi olduğu; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/6886 soruşturma sayılı dosyasından, dava dışı ... hakkında çeşitli müşterilerden indirimli araç satımı yapacağı vaadiyle nakit para alıp, paranın bir kısmıyla daha önce aynı vaatle nakit para aldığı müşterilerin araç satımı bedeli indiriminden arta kalan kısımları kapatmakta kullandığı, söz konusu işlemlerde tahsilat makbuzu, sigorta şirketine ait makbuzlar veya boş A4 kağıda şirket kaşesini basarak işlem yaptığı, bu işlemlerde bazı müşterilerin para ödediği halde araç almadığı, bazı müşterilere ise para ödemediği halde refarans notu ile araç satımının yapıldığı, dava dışı ...'nin bu yol ile bireysel satışları, grup satışı gibi göstererek aradaki %5-%20 oranda indirim yaptığı ancak bu indirimi şirket kayıtlarına yansıtmayıp, yapılan ödemeleri, ödemeyi yapan müşteri ismiyle yapmayarak (farklı isimde müşteri ödemiş gibi işlem yaparak) muhasebe kayıtlarına giriş yapılmak suretiyle hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediğinden bahisli iddianame düzenlendiği, soruşturma dosyasındaki ifadesinde; davacı ...'ın da, dava dışı Hülya ile anlaşarak rayiç değer altında araç almak için girişimde bulunduğunu beyan ettiği, ancak yapmayı düşündüğü oto kiralama işi için 10 adete yakın araç almak amacıyla, dava dışı Hülya' ya 440.000 TL civarında ödeme yaptığını, fakat araç teslim almadığı gibi Hülya ile birlikte hareket etmediğini de beyan ettiği, davacının hesapları üzerinde soruşturma dosyasında yapılan incelemede; davalı şirket hesabına, üçüncü şahıs adına para yatırdığı, ancak bu paranın, davacının başka şahıslardan araç almak için para toplayarak dava dışı Hülya ile birlikte hareket ettiği, ayrıca davalı şirketin müşterisi olan dava dışı farklı müşteriden davacının para tahsil ederek, dava dışı Hülya tarafından makbuz düzenlenmiş olması, davacının bireysel olarak araç alımı yapmak düşüncesi ile davalı şirket ile temasa geçmiş olmasının doğru olmadığı ve davaya dayanak makbuzların gerçek araç alım satımına ilişkin olmayıp, dava dışı Hülya ile aralarında yukarıda açıklanan işlemleri gizleme amacıyla yaptıkları tespit edilmiş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde davaya dayanak her iki makbuzun gerçek bir alım satımına dayanmadığı, dava dışı Hülya ile davacı taraf arasındaki ilişkiden, davacının, ...'nin davalı şirketi temsile yetkili olmadığını bilerek aralarındaki muvazalı işlemi gizlemek amacıyla makbuzların düzenlendiği, davalı şirket tarafından ...'ye verilen herhangi bir temsil yetkisi olmadığı, ...'nin yetkisiz temsilci olduğu, davacının daha önce de ...'ye ödeme yaptığı fakat karşılığında mal almadığı, buna karşılık para ödemeye devam etmesi hususu birlikte değerlendirildiğinde dava dışı ...'nin yetkili temsilci olmadığının davacı tarafça bilindiği ve yetkisiz temsilci ile yapılan işlemlerden, davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine ve takiplerin iptaline karar verildiği ve bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2022/1074 Esas, 2023/ 869 K. Sayılı ilamla; davacının asıl ve birleşen davaya konu her iki takipte makbuzlara dayandığı, davacının araç alımı için para verdiği iddiası karşısında davalı şirketin araç alım satımı yapmadığı, ...'nin dava dışı davalı Neziroğlu Motorculuk Şirketinde satış elemanı olduğu, makbuz antetlerinin davalı şirket adına olduğu görülmüşse de SGK kayıtlarından dava dışı ...'nin davalı şirket çalışanı olmadığı ve davalı şirket adına para tahsil yetkisinin bulunmadığı gerekçelerine de yer verilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün bu haliyle kesinleştiği görülmüştür. 5- Gerek yukarıda alıntılanan mahkeme ilamının ve istinaf ilamının gerekçesinden gerekse bahsi geçen soruşturma dosyasındaki bilgi, belge ve ifadelerden anlaşılacağı üzere eldeki davanın davalısı olan şirket ile ... 5. Asliye Ticaret mahkemesi dosyasındaki davalı şirketin davacı ile herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı , ilişkinin dava dışı Hülya Emirali ile davacı arasında olduğu görülmektedir. Zaten 5. Asliye Ticaret mahkemesindeki dosyada ve eldeki dava dosyasında davalı şirket vekilleri cevap dilekçelerinde davacı ile herhangi bir ticari ilişkilerinin olmadığını savunmuşlar ve ilişki bulunduğu hususunu reddetmişlerdir. Öte yandan; davalı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'in de bulunmuş davacı vekili de davadaki iddiasını TBK nun 158. Madde hükmüne yaslamıştır. Bu sebeple; eldeki davada alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığına dair tespit yapmak yerine davada TBK 158. Madde hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu cümleden olmak üzere; Hukukumuzda zamanaşımını kesen sebepler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 154-157. maddelerinde yer almaktadır. Özetle, borçlunun borcunu ikrarı, faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması ya da rehin vermesi veya kefil göstermesi; alacaklının dava veya defi yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması veya iflas masasına başvurması zamanaşımını keser. Zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar. Bir dava ya da defi yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. Aynı Kanun'un 158. maddesine göre, dava veya def'i mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun md. 157/1'e (BK md. 136/1) göre, bir dava veya defi ile kesilmiş bulunan zamanaşımı, dava süresince iki tarafın yargılama ile ilgili her işleminden veya yargıcın her kararından sonra kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Dava veya defi reddedilirse zamanaşımı kesilmiş olmaz. Ancak dava esastan reddedilmemişse, davanın yeniden açılması mümkünse, fakat davanın açıldığı (definin ileri sürüldüğü) gün ile reddedildiği tarih arasında geçen zaman içinde zamanaşımı süresi dolmuşsa, Türk Borçlar Kanunu’nun md. 158'de (BK md. 137'de), belli haller için alacaklı yararına bir ek süre öngörülmüştür. Türk Borçlar Kanunu’nun md. 158'e göre, dava veya defi, mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir. 6- Somut olayda, ... 5. Asliye Ticaret mahkemesince verilen "davanın reddi" kararının Türk Borçlar Kanunu’nun md. 158'de (BK md. 137'de) tanımlanan "düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması.." nedeniyle reddedilen dava niteliğinde olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın dosyadaki bilgi Ve deliller ile gerekçesi ve istinaf mahkemesince verilen gerekçe eklenmek suretiyle verilen esastan red kararı birlikte değerlendirildiğinde, bu kararın davanın esasına yönelik verilmiş bir red kararı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Açıklanan hükümler karşısında itirazın iptali davasında verilen kararın niteliğinin usulden ret kararı olmadığı izahtan varestedir. Bu durumda davacının Türk Borçlar Kanunu’nun md. 158'de tanınan ek süreden faydalanamayacağı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.066,38 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 1.638,78 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine, 4-...Ü.T. Uyarınca belirlenen 19.360,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/678, K. 2023/944, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-678-e-2023-944-k-de8030c993f2