İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/446 E. 2023/83 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/446
- Karar No
- 2023/83
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/446 Esas - 2023/83 T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2021/446 Esas KARAR NO : 2023/83 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2021 KARAR TARİHİ : 03/02/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 02/08/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle, davacının Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü tarım işçilikleri hizmet personeli alımı ve 2007-2016 yılları arasında imzalanan sözleşmeler ve bu sözleşmelerin eki idari ve teknik şartnameler ile davalılar tarafından üstlenildiğini, söz konusu yıllar arasında, davalıların işçisi olarak çalışan dava dışı işçi... 'in 30/03/2017 tarihli dilekçesi ile davacıya başvurarak 03/04/2007 tarihinden itibaren Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nde çalıştığını ve 03/04/2007 tarihi ile 12/06/2016 tarihleri arasındaki çalışmalarına ait kıdem tazminatının “Kamu İhale Kanumuna Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereği kendisine ödenmesini talep ettiğini, ilgilinin başvurusu ve davacıya sunduğu belgelerin incelendiğini ve bahsi geçen Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, kıdem tazminatına hak kazandığı değerlendirilerek, 11.201,47 TL kıdem tazminatının 12.06.2017 tarihinde hesabına ödendiğini, söz konusu ödemenin 1.793,39 TL'lik kısmının yüklenici firma davalılardan rücuen tahsilinin gerektiğini, 11.09.2014 tarih ve 29116 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112 nci maddesine eklenen ek fıkra ile; “4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; alt işverenlerin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.” hükmü getirildiğini, 6552 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra yayımlanan "Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerinin de alt işveren işçilerine hangi koşullarda kıdem tazminatı ödeneceğine ilişkin usul ve esasları ayrıntılı olarak düzenlendiğini, davalılar işçisinin de idareye başvurduğunu ve kıdem ve tazminatının ödenmesini talep ettiğini, işçinin talebinin incelenmesinden, 4734 sayılı Kanun'un 62. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında çalışan işçilerden olduğunu ve iş sezonun bitmesi sebebiyle iş akdinin feshedildiğini ve bu sebeple işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı görüldüğünden davacı idarece 4857 sayılı Kanunu'nun 112. maddesi ve Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin -Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda 12.06.2017 tarihinde 11.201,47 TL tutarında kıdem tazminatının, işçinin bildirdiği hesap numarasına ödendiğini, her ne kadar 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinde, kıdem tazminatının kamu kurum ve kuruluşlarınca ödeneceği düzenlenmiş ise de, bu hükmün işçinin kıdem tazminatını doğrudan görev yaptığı kamu kurumundan talep edebilmesi bakımından işçi lehine getirilmiş bir hüküm olduğunu, işçiyi istihdam eden, ücretlerini ve primlerini ödeyen alt işverenin, kıdem tazminatından sorumluluğunu ortadan kaldıran bir düzenleme şeklinde yorumlanamayacağından alt işverenin kıdem tazminatı dâhil her türlü işçilik alacağından müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, dava dışı işçinin çalışmış olduğu diğer şirketlere yönelik rücu davalarının Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/609 ve 2019/364 Esas sayılı dosyaları ile talep edilmiş olduğunu, iş ortaklığı olarak ihaleyi alan iki şirkete bu dava ile alacağın talep edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.793,39-TL'nin ödeme tarihi olan 12.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte yukarıda belirtilen sorumluluk miktarlarıyla davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Otomotiv ....Ltd. Şti vekili 31.08.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle, davacının açtığı davada, Rıfat Dağtekin isimli çalışanın başvurduğu Tarım İşletmesinde çalıştığı yıllara ait tazminatını talep ettiğini, yapılan inceleme sonucunda hak kazandığı kabul edilen ve davalılara yüklenecek kıdem tazminatının 1.793,39 TL'sinin davalı şirketlerinden ve iş ortaklığından alınmak üzere 12.06.2017 tarihinde ilgiliye ödendiğini, buna mukabil kurum tarafından tüm alt işveren taşeronlara rücu edildiğini beyan ettiğini, davalı ikametgâhının Ceylanpınar olduğunu, bu nedenle haklarında açılan bu davaya bakma yetkisinin Ceylanpınar Mahkemelerine ait olduğunu, mahkemenin yetkisinin bulunmadığını, 4857 sayılı Kanun 112/2 maddesindeki düzenlemenin gayet açık olduğunu, madde içeriğinden davacının ödediği kıdem tazminatından dolayı davalıya rücu edemeyeceğini, davacının zorlama yorumlarla davasına dayanak aramakta olup, davacının davasını destekleyecek hiçbir yasa, yönetmelik veya başka bir hukuki düzenleme bulunmadığını, yine davacı ile aralarında yapılan sözleşmede de iddia edilenin aksine bir düzenleme bulunmadığını, iddia edilen sözleşmenin herhangi bir maddesinde de kıdem tazminatı olarak idarece yapılan ödemenin rücu edileceğine dair bir kayıt bulunmadığını, esasında 4857 sayılı Kanun 112/2 maddesinde yapılan kanuni düzenleme ile işçinin kıdem tazminatı alacağından kamu kurum ve kuruluşlarının bizzat sorumlu olduğunu ve müteselsil sorumluluğun bulunmadığının anlaşıldığını, bu nedenle iç ilişkide şirketlerine yüklenebilecek bir sorumluluk olduğunun ileri sürülemeyeceğini, davalı ile Tigem arasında imzalanan sözleşmelerin işçi teminine ilişkin olduğunu, davacı kurumun hangi işçinin çalışıp hangisinin işten çıkarılacağına kendisinin karar verdiğini, yasa gereği birden çok kişinin, gerek haksız eylem, gerek sözleşme ve gerekse kanun kuralı gibi sebeplerden ve aynı zarar için zarara uğrayana karşı sorumlu iseler, bunlar arasında, bir zarara ortaklaşa sebep olanlar hakkındaki dönmeye (rücu) ilişkin kuralların uygulanacağını, davacı kurumun işçiyi işten çıkarmasının, kıdem tazminatı ödemesinin davacı kurumun sorumluluğunda olup, bundan doğacak zarara da kendisinin katlanması gerektiğini, üstelik Rıfat Dağtekin’in ihale dönemlerindeki çalışmasının başlangıcı ve sonunun SGK kayıtlarında belli olduğunu, davacı kurumun ihaleyi, şartnameyi ve sözleşmeyi kendisinin hazırlayıp kendi lehine muhtevasını düzenlediğini, şirket olarak bu sözleşmede değişiklik talep etme hak ve yetkileri bulunmadığını, genel hukuk kurallarına ve sözleşme serbestisine aykırı olarak tezahür eden bu durumdan davacı taraf lehine sonuç çıkarmak istendiğini, davacı ile davalının aralarındaki sözleşmeyi "taşeronluk sözleşmesi" olarak isimlendirmelerine karşın, Yasa´nın tanımladığı anlamda bir alt işverenlik ilişkisi yaratmayı amaçlamadıklarını, davacı Tigem´in işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesi nedeniyle üretim maliyetini artırmakta olan işçilik (ücret-tazminat) kalemini bu yolla, mevzuatın belirlediği asgari düzeye indirmenin amaçladığının ortada olduğunu, tarafların tipik olarak bir taşeronluk sözleşmesi yapmak istememelerine karşın, üçüncü kişileri aldatmak ve yukarıda belirtilen sonucu elde etmek amacıyla, aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan görünüşte bir sözleşme yaptıklarını, geçersizliğin hukuki sonuçları anılan maddede tanımlanmamasına karşın, öğreti ve uygulamada muvazaalı işleme bağlanan hukuki sonuç, yani geçersizlik yaptırımının butlan yaptırımı olduğu kabul edildiğini, bu nedenle hakimin muvazaayı istek olmaksızın kendiliğinden gözönünde tutması gerektiğini, bu nedenle; muvazaalı işlem başından itibaren geçersiz olup, taraflar arasında her hangi bir borç ve alacak doğurmayacağını, sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle tarafların bir zarara uğramış olsalar bile bunu birbirlerinden hak talep edemeyeceklerini, muvazaa sebebinin ortadan kalkması veya aradan bir zaman geçmesi ile görünüşteki işlem geçerli hale gelmeyeceğini, anılan sözleşmeye dayanılarak açılan rücu istemli davanın, sözleşme hükümlerinin de dikkate alınarak sonuçlandırılmasının mümkün olmadığını, davacı kurum şahsın müracaatı üzerine ödemeyi yaptığını, davacı asıl işverenin ödediği tüm miktarlardan tamamen sorumlu olduğunu ve iç ilişkide davalı şirketlerine yüklenecek bir sorumluluğun olmadığını, zira davacı kurumun 4857 sy. 112/2 maddesinde yapılan kanuni düzenlemeye uygun değerlendirme yapmadığını, şahsın iş sözleşmesinin 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olmadığını, bu bağlamda davacı kurumun kendisinin yanılgı ile takdir ettiği ve haksız olarak ödediği bir ödemeden dolayı kendilerine rücu edemeyeceğini, haksız surette açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, "Davacı ile davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen kıdem tazminatının davalılardan rücuen tahsili istemine" istemine ilişkindir. Talep, cevap, sözleşme/şartname, SGK yazı cevabı, 23/05/2022 tarihli bilirkişi kök raporu ile 13/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 23/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda, yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davacı idarenin dava dışı işçi ... 'e asıl işveren sıfatıyla ödediği kıdem tazminatından alt işverenlerin sorumlu olduğu miktarların, ... İnşaat Ltd. Şti. 1.236,40 TL, ... Ortaklığı 1.482,69 TL, ...Akaryakıt Ltd. Şti. 1.802,88 TL, Mertcan Taah. Ltd. Şti. + Hiltem Temizlik Ltd. Şti. Adi Ortaklığı 1.827,50 TL, ... Oto. Ltd. Şti. + ... Taş. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı 1.773,32 TL, ... Otomotiv Ltd. Şti.+ ... Adi Ortaklığı 1.078,77 TL toplam 11.201,47 TL hesaplanan tutara, temerrüt tarihi olan 09.07.2019'dan itibaren avans faizi işletilebileceği yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır. 13/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davacı idarenin dava dışı işçi Rıfat Dağtekin'e asıl işveren sıfatıyla ödediği brüt kıdem tazminatından alt işverenlerin sorumlu olduğu miktarların Kurtaran Nakliyat Ltd. Şti. 744,53 TL, ... ... Otomotiv Ltd. Şti. + ... Adi Ortaklığı 1.087,02 TL, toplam 11.287,14 TL olduğunu, hesaplanan tutara, temerrüt tarihi olan 09.07.2019'dan itibaren avans faizi işletilebileceği yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda içerikleri açıklanan bilirkişi raporlarından denetime ve hüküm kurmaya elverişle olduğu değerlendirilen 13/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporu kapsamında davanın kısmen kabulü ile, dava konusu yapılan 1.793,39 TL alacağın; 1.786,88 TL’sinin ödeme tarihi olan 12/06/2017 tarihinden itibaren İşleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, dava konusu yapılan 1.793,39 TL alacağın; 1.786,88 TL’sinin ödeme tarihi olan 12/06/2017 tarihinden itibaren İşleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 122,50 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 63,20 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanıp takdir edilen 1.786,88 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 59,30 TL Başvurma harcı, 59,30 TL Peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 310,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, bir bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.437,85 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı Çelikbaş Otomotiv Şirketi vekilinin ve davalı ... Şirketinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/02/2023