İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/660 E. 2024/859 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/660
Karar No
2024/859
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/660 KARAR NO : 2024/859 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 24/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 K. YAZIM TARİHİ : 25/11/2024 Mahkememize açılan Menfi Tespit davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından ... tarafından başlatılan icra takibi sürecine ilişkin ... esas numaralı dosyası ile 15/12/2023 keşide tarihli, 15/02/2024 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli ve 15/12/2023 keşide tarihli, 15/01/2024 vade tarihli 1.800.000,00 TL bedelli sahte senetler ile sözde alacağını tahsil etmeye çalıştığını, ancak bu takibin dayanağı olan senedin müvekkili ...’in şirketi devralmasından önceki dönemde tanzim edildiği iddia edildiğini, ilgili senedin müvekkiline ait olmadığını, üzerindeki imzanın da müvekkili tarafından atılmadığını, müvekkiline ait olmamakla birlikte aynı zamanda müvekkili ...’in şirketi devralırken ilgili senetlerin şirketin ticari defterine işlenmediğini, müvekkiline böyle bir senetten bahsedilmediğini, ilgili şirketin böyle bir alacağından dahi söz edilmediğini, ilgili senetlerin şirketin eski hisse sahibi ...’in müvekkili ile tartıştıktan sonra ödeme emri ile tebliğ edildiğini, müvekkilinin şirketi devralmasından tartıştan sonra ödeme emri ile tebliğ edildiğini, müvekkilin şirketi devralmasından aylar öncesine vade tarihi yazılmış olmasına rağmen müvekkilinin şirketi devralmasından aylar sonra icra takibine koyulmuş olduğunun şüpheli olduğunu, şirketin eski sahibinin ... tarafından şirketin devrinden sonra geçmişe dayalı olarak sahte kaşe ile düzenlendiğini ve resmi evrakta sahtecilik suçunu kapsayacak şekilde organize bir dolandırıcılık fiili söz konusu olduğunu, müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen sahte senet sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu dava sürecinde, davalı ... tarafından sahte senedin icraya konulup takibe başlandığını, davacının taşınır malları üzerine haciz konulmasının söz konusu olabileceğinden teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararlı iş bu menfi tespit davası açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek ...tarafından yürütülen ... esas numaralı takip dosyasındaki belirtilen 700.000,00 TL ve 1.800.000,00 TL tutarındaki senetlerin sahteliğinin ve davacının borçlu olmadığının tespit edilmesine, bu nedenle dava sürecinin sonuna kadar senet bedelinin davalıya ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı alınmasına, ayrıca icra takibinin haksız ve kötü niyetli gerçekleştirilmesinden kaynaklanan zararların telafisi için davalıdan %20 oranında kötü niyet tazminatının tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür. Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise; HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür. Somut olayda; HMK'nun 115/1. maddesine göre Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabileceğinden dosya üzerinde inceleme yapılmıştır. Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır. Davacının ise, dava tarihinden önce arabuluculuğa başvuru yaptığına ilişkin bilgi-belgeleri dava dilekçesine eklemediği görülmüştür. Eldeki davanın açılış tarihi ise, 24/09/2024’tür. Mahkememizce davacı vekili adına ihtaratlı davetiye çıkartılarak, HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince, dava tarihinden önce düzenlenmiş arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin, tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği hususunda ihtaratlı davetiye çıkartılmıştır. Davacı vekili ise 13/11/2024 tarihli dilekçesi ile, arabuluculuk son tutanağını ibraz etmiştir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen arabuluculuk son tutanağının 11/11/2024 tarihli olup dava tarihinden sonra düzenlendiği, arabuluculuğa başvuru tarihinin ise 08/11/2024 olduğu, bu şekilde davacı tarafından arabuluculuğa başvuru yapılmadan eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddelerine göre, davacı tarafından davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Bu nedenle Mahkememizce, HMK'nun 115/2. maddesinde göre, dava açıldıktan sonra dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün görülmemiştir. Yukarıda belirtilen nedenlerle; davacının davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, ancak bu zorunluluğa uymadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle, davanın USULDEN REDDİNE, Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 22/11/2024 Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/660, K. 2024/859, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-660-e-2024-859-k-f97f316640d8