İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/463 E. 2024/201 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/463
Karar No
2024/201
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/463 KARAR NO : 2024/201 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... -.... Av. ... -... DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 04/07/2022 KARAR TARİHİ : 14/03/2024 K.YAZIM TARİHİ : 14/03/2024 Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davalı şirketin Kablo TV ve interaktif iletişim şebekeleri surveyinin yapılması, projelendirilmesi, şebekenin kurulumu, ölçümü ve bakımlarının yapılması, hasar ve arızaların giderilmesi, şebekenin yenilenmesi ve değiştirilmesi ile bu şebeke üzerinden verilen servislerin kurulumunun, naklinin, iptalinin ve diğer işlemlerle birlikte ...’ın talebi halinde pazarlama faaliyetlerinin yapılması işi için ilan verdiğini, ilanda belirtildiği üzere davalı şirket Anonim Şirket olup 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa tabi dolmadığını, satın almaya konu iş ilan usulünün satın alma yöntemiyle yapılacağının belirtildiğini, dava konusu işe ait idari şartnamenin 18. maddesinde ilana çıkarılan işin teklif ve sözleşme türü düzenlenmiş olup buna göre; “İstekliler tekliflerini, bu şartname eki teklif mektubu örneğinde ... tarafından bildirilen tahmini işçilik adetleri ile bu işler için teklif edecekleri birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden vereceklerdir. Satın alma sonucu üzerine iş bırakılan istekliyle, isteklinin kendisinin verdiği işçilik birim fiyatları ve ...’ın belirlediği malzeme birim fiyatları üzerinden sözleşme düzenlenecektir. Teklif mektubunda belirlenen işçilik miktarları firmaların tekliflerinin kıyaslanması için kullanılan değerler olup, ... tarafından taahhüt edilen iş miktarı anlamına gelmeyecektir.” şeklinde düzenlendiğini, müvekkili şirketin, ilan ve idari şartnamede belirtilen belgeleri tamamlayarak ... için işçilik birim fiyat listesini hazırlayarak davalı şirkete sunmuş, aynı zamanda 2.000.000,00-TL bedelli geçici teminat mektubu davalı tarafa teslim etmiş olduğunu, davalının yaptığı değerlendirme sonucu işin müvekkil şirket üzerinde kaldığının bildirildiğini, idari şartname uyarınca davalı tarafından, müvekkili şirketin sözleşmeye davet edildiğini, ihale öncesinde müvekkili şirket tarafından davalıdan projelerde kullanılacak malzemelere ilişkin birim fiyat bilgisi talep edilmiş olup; davalı tarafından 06.04.2022 tarihli e-mail ile malzeme birim fiyatlarının henüz hazır olmadığı ve ilgili fiyatlarının sözleşme aşamasında taraflarına sunulacağının belirtildiğini, ancak ilan ve idari şartnameye göre müvekkilden sadece işçilik birim fiyat teklifi alındığı halde idari şartnamenin 18. maddesinde belirtildiği üzere, isteklinin kendisinin verdiği işçilik birim fiyatları ve ...’ın belirleyeceği malzeme birim fiyatları üzerinden sözleşme düzenleneceği belirtildiğinden müvekkili şirketin e-mail ile malzeme birim fiyat listesinin kendilerine sunulmasını istemiş olmasına rağmen davalı tarafından sunulmadığını, sözleşme imza günü tekrar talep edilmesine rağmen sadece birkaç (toplam malzeme sayısının yaklaşık %30’u) malzemenin fiyatı bildirilmiş, ancak bunların piyasa rayiçleri ile mukayese edilmesi maksadıyla incelenmesi amacıyla birim fiyat listesinin verilmesi ve süre taleplerinin reddedilmiş olduğunu, birim Fiyatı verilen malzemelerden, piyasa değeri akılda kalan birkaçı için o anda mukayese imkanı olmuş ve bunların da kaba taslak incelenmesinde piyasa fiyatlarının çok altında olduğu bu fiyatla temininin mümkün olmadığının anlaşıldığını.(Birim fiyatı bildirilen malzemelerden; ince kum: teklif 41 tl/m3, piyasa fiyatı:144tl/m3, dolgu malzemesi, teklif 20tl/m3, piyasa fiyatı 96tl/m3, beton teklif :320m3 piyasa:750-800 tl/m3) , bu durumda hangi malzemelerin kullanılacağı ve birim fiyatları yüklenici tarafından bilinmeden sözleşmenin imzalanması mümkün olmadığından ve yine işçilerin tekliften sonra yakın zamanda Yüksek Hakem Kurulu kararı ile Toplu İş sözleşmesine dahil edilmeleri nedeniyle maaş alt limitleri belirlenirken sendikal haklar içine dahil edilmediğinden Kurum ile bu konuda ortak bir çalışma yapılması gerekmiş, bakım ve arıza çalışanlarının bu yüzden şirket yönünden maliyetleri artmış olduğunu, yapım işlerinde alt yüklenici sözleşmelerinin yapılabilmesine engel teşkil etmekte ve malzeme tedariki ile ilgili üretici firmalarla uzun dönemli temin sözleşmelerinin yapılmasında belirsizlikler oluşturduğunu, müvekkilinin ise haklı olarak sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiğini, bu hususta ayrıca e-mail yoluyla davalıya açıklama gönderildiğini, sözleşmelerin kurulması ile ilgili düzenleme Türk Borçlar Kanununda mevcut olup TBK 1. maddesine göre “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.” TBK 2.maddesine göre “Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır.” Hükümleri bulunduğunu, ihale belgeleri arasında sunulan Sözleşme Taslağının 6.1. maddesine göre “Bu sözleşme, birim fiyat sözleşmesidir. Sözleşme kapsamında yapılacak işler; Ek-1’de yer alan yüklenici Birim Fiyatları ile Ek-2’de ... tarafından belirlenen “... Malzeme Birim Fiyatları” üzerinden gerçekleştirilecektir.” şeklinde olup, bu durumda sözleşmenin esaslı unsurları işçilik birim fiyatı ile malzeme birim fiyatlarından oluşmakta olduğunu, TBK ve ... kararlarında belirtildiği üzere bir sözleşmenin kurulabilmesi için sözleşmenin esaslı noktaları üzerinde tarafların anlaşmış olmaları gerektiğini, tarafların irade beyanları sözleşmenin objektif ve sübjektif yönden bütün esaslı noktaları üzerinde mutlaka birbiriyle uygun olması gerektiğini, bu noktalar, sözleşmenin meydana gelmesi için zorunlu unsurlar olduğundan bunların tamamı veya biri üzerinde anlaşma olmaz ya da anlaşma koşulu ileriye bırakılırsa sözleşme kurulamayacağını, olayda dava konusu iş her ne kadar hizmet alım sözleşmesi olarak belirtilmiş ise de işin niteliği eser sözleşmesi mahiyetinde olup işçilik ve malzemeyi kapsadığını, müvekkilinden sadece işçilik birim fiyatları yönünden teklif istenmiş olup müvekkilinin verdiği bu teklif ile bağlı olduğunu, ancak dava konusu iş aynı zamanda malzemeyi de kapsadığından tarafların bu esaslı unsur noktasında da anlaşmaları gerektiğini, davalı sözleşmeyi imzaya davet gününe kadar hangi malzemelerin kullanılacağını bildirmediği gibi fiyatlarını da sunmadığını, Israrları üzerine kullanılacak malzemelerin listesi sözleşmenin imzalanması aşamasında gösterilmiş ancak piyasa fiyatları ile mukayese etmek için listenin taraflarına verilmemiş ve inceleme imkânı sağlanmamış olduğunu, bakabildikleri kadarıyla tespit edilen malzeme birim fiyatları piyasa fiyatlarının 1/3-1/4 oranında olup, bu fiyatlar üzerinden işin yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle anlaşma sağlanamamış ve müvekkilinin sözleşmeyi imzalamaktan haklı olarak imtina ettiğini, taraflar arasındaki işlemlerin “sözleşme görüşmeleri” veya “sözleşme taslakları” olarak değerlendirilebileceğini, görüşmelerde sözleşmenin bazı noktaları tespit edilebilir, hatta taraflar, bu noktalarda anlaşmış olabileceklerini, bunların sözleşmenin bütününün kurulması anlamına gelmediği gibi, tarafları sözleşmeyi kurma borcu altına sokmayacaklarını, sözleşme taslakları da sözleşmeye bir hazırlık veya örnek olarak yapılan, bağlayıcı olmayan ve özellikle ilgili bulundukları sözleşmeyi kurma yükümlülüğü içermeyen projeler olduğunu, şayet ön sözleşme olarak değerlendirilmesi halinde ise; Ön sözleşme gelecekte (ileride) asıl borç sözleşmesini yapmayı amaçladığına göre asıl sözleşme ile ön sözleşmenin konusunun yeter derecede belirtilmiş veya belirlenebilir olması gerektiğini, böyle bir belirlilik veya belirlenebilirlik yoksa ön sözleşme de geçerli olarak kurulamayacağını, bu nedenle müvekkilinin esaslı unsurları üzerinde uzlaşma sağlanmayan bu sözleşme görüşmeleri sonucunda davalının tek taraflı olarak dayattığı sözleşmeyi imzalama yükümlülüğü bulunmadığını, nitekim, Devlet bile kamuya iş yapan müteahhitlere 2021 ve 2022 yıllarında fiyat farkı kararnameleri ve tasfiye imkanı getirmişken, neredeyse 2017 yılı fiyatları ile eşdeğerde fiyatlarla müvekkili şirketi bile bile zarara sokacak böyle bir sözleşmeyi, teminat mektubunun nakde çevrilmesi tehdidi altında imzalamaya zorlamanın, sözleşmenin tarafların birbirleriyle uyuşan irade beyanlarıyla meydana getirileceği ilkesine de aykırı olduğunu, daha önce belirtildiği üzere sözleşme görüşmeleri kapsamında müvekkilinin davalıya geçici teminat mektubu verdiğini, görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığından teminat mektubunun taraflarına iadesi gerektkiğini, ancak davalı taraf ıniade etmediği gibi nakde çevirdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafın hizmet alım işi ilanı nedeniyle, müvekkili şirket tarafından, davalı tarafa verilen ... 11.01.2022 Tarihli ... Referans Numaralı 2.000.000,00-TL tutarında geçici teminat mektubunun nakde çevrilmesinden dolayı ilgili tutar ve teminat mektubu için yapılan ödemeler tutarı olan 2.802,07-TL olmak üzere toplamda 2.002.802,07-TL'nin teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı olarak nakde çevrildiği 11.05.2022 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Satın almanın hizmet alım içerikli birim fiyat sözleşmesi olduğunu, kablolu iletişim şebekesi üzerinden müşterilerine sunulan hizmetlerin, headend merkezlerinden başlayarak aboneye kadar ulaştırılabilmesini teminen; şebeke keşiflerinin yapılması, şebekenin projelendirilmesi, şebekenin sayısallaştırılması, yeni şebeke kurulumu, şebeke ölçüm ve bakımlarının gerçekleştirilmesi, hasar ve arızaların giderilmesi, gerekli hallerde deplase edilmesi, şebekenin yenilenmesi ve iyileştirilmesi, şebeke üzerinden verilen servislerin kurulum, nakil, iptal işlemlerinin gerçekleştirilmesi işlerinin Kablo Sistemleri Hizmet Alımı İşi kapsamında gerçekleştirildiğini, 2017 yılında imzalanmış olan sözleşmelerin sona erecek olması nedeniyle, yeni satın alma sürecine başlandığını, 9 ana bölge için, 03.01.2022 tarihinde şirketin internet sitesinde satın alma ilanı yayınlandığını, akabinde şirketlerince teklif dosyası sunan firmaların dosyaları incelenmiş olup, 20.01.2022 tarihinde, pazarlık görüşmelerine davet edilmeye hak kazanan firmalar görüşmelere davet edildiğini, satın alma görüşmeleri tamamlandıktan sonra firmalar sözleşmeye davet edildiğini, 16.04.2022 tarihinde diğer bölgeler için sözleşmeler yürürlüğe girmiş ancak davacı şirketin bölgesi olan .... için satın alma dokümanları gereği, ikinci en uygun teklif sahibi olan muhatabın sözleşmeyi görmeden sözleşme imzalamaktan imtina ettiğini, davacı şirketin sözleşmeden imtina etme nedeni olarak sayılan e -mail yoluyla bildirilen sebeplerden birinin müvekkili şirket tarafından malzeme birim fiyatlarının sunulmamış olduğunu, ancak söz konusu Malzeme Birim Fiyatları, firmanın teklifini etkileyebilecek bir husus olmadığını, ayrıca Kablo Sistemleri Hizmet Alımı sözleşmelerinde herhangi bir iş/malzeme kullanım taahhüdü verilmediğinden sözleşme bedeli de oluşmamakta olduğunu, sözleşme konusu işlerde kullanılacak malzemelerin temin usulü malzeme birim fiyat listesine ekleme çıkarma yapmak veya mevcut malzemelerin birim fiyatlarının artırım azaltım yoluyla güncellenmesi hususlarının tamamen ...'ın yetkisinde olduğunu, bahse konusu maddelerin davacı şirket tarafından imza kaşe yapılarak kabul edildiğini, müvekkilinin malzeme birim fiyatı sunma zorunluluğunda olmadığı gibi kendi malzemelerini kendisinin de temin edebildiğini, davacı şirket tarafından satın alma dokümanlarının alınmış olması, teklif dosyasının hazırlanmış olması ve her bir dokümanın imzalanmış olması, geçici teminat mektubunun sunulması ve akabinde İdari şartname uyarınca satın alma görüşmelerine davet edilmesi ve bu oturumda nihai teklifini sunmuş olması, yine pazarlık görüşmelerine katılması ve tüm tekliflerini imzalamış olmasına, ilgili satın almanın üzerinde kaldığı bildirilmiş olmasına rağmen satın almanın davacı şirkete üzerinde kalmış olması sözleşme kurulumunda gerekli olan iki unsurunda (icap -kabul) mevcut olduğunu gösterdiğini, davacının bir tacirden beklenen özel yükümlülüğünü yerine getirmediğini, banka teminat mektubunun hukuki niteliğinin garanti sözleşmesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, bu yönlerde bir iddia ve itirazda bulunulmadığı gibi Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını, arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir. DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, davacı vekili tarafından; Hizmet Alım İşi ilanı, İdari Şartname, Sözleşme Taslağı, Sözleşmeye davet yazısı, E-mail yazışmaları, Zeyilnameler, Dekontlar, zorunlu arabuluculuk tutanağı ibraz edilmiştir. Davalı vekili tarafından ise; Sözleşme, 06.01.2022 teyit yazısı, Taahhütname, Geçici Teminat Mektubu Sureti, İdari Şartname, Teknik Şartname, Karekodlu Kablo Sistemleri Hizmet Alım İşi Satın Alma Sözleşme Taslağı ibraz edilmiştir. Mahkememizce bir SMMM ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Davacı ....Anonim Şirketinin 2022 yılına ait Yevmiye ve Kebir Defter Beratlarının süresinde GİB sistemine yüklenip onaylandığı, Envanter Defterinin açılış onayının süresinde yapıldığı, davacı Şirketin 2022 yılı Ticari Defterlerinin 6102 sayılı TTK’nin 64. maddesinde ifade edilen kanuni şartlara göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı ....Anonim Şirketinin, ... Şubesi ... no.lu hesabından, ... Referans Numaralı 2.000.000,00-TL tutarındaki geçici teminat mektubu tutarı ile yine bu teminat mektubuna ilişkin komisyon ve masraf bedeli olarak 2.867,57.-TL’nin alındığı, bu şekilde davacı ....Anonim Şirketinin (2.000.000,00TL+2.867,57TL) 2.002.867,57.-TL teminat mektup tutarı ve masrafına katlandığı, sözleşmeyi davet aşamasına kadar ihale aşamalarını gerçekleştiren yüklenici/davacı, sözleşme imzalanacağı gün malzeme birim fiyatlarının kendisine verilmediğini, tespit edilebilen malzeme tutarlarının da piyasa değerlerinin çok altında kalması nedeniyle sözleşmeyi imzalamayınca, davalı işveren kurum, geçici teminat mektubunu nakde çevirmiş ve sonrasında davacı yüklenici tarafından iş bu davanın açıldığı, yüklenicinin ihale dokümanlarını alarak bu dokümanlarda yazılı koşulları bildiği, kabul ettiği ve bu doğrultuda teklif verdiği, ihalenin davacının üzerinde kaldığı, ihaleyi alan sıfatıyla katıldığı sözleşmeyi imzalama toplantısında, malzemelerin miktar ve fiyatlarını belirleme yetkisinin Türksatta olduğunun bilincinde olması gerekmesine karşın, malzeme fiyatlarını bilmeden sözleşmeyi imzalamayacağı gerekçesiyle, sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesinin, raporda açıklanan maddi unsurların yanı sıra, 6098 sayılı T.B.K. nın 1,2,3. maddeleri ile diğer ilgili hükümleri ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, nihai taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, icap ve kabulün tamamlandığı dolayısıyla taraflar arasında, geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulduğu, İlk bakışta; ihaleye giren bir yüklenici/isteklinin, malzeme fiyatlarını (ve miktarını) öğrenmesi ve bilmesinin normal ve haklı bir düşünce olduğu söylenebilecek ise de davacının ihale dokümanlarını edindikten ve bu dokümanlardaki, malzeme birim fiyatı ve kullanımına ilişkin hakim yetkinin ...’ a verildiğine ilişkin hükümleri incelediği, anladığı ve doğrultuda teklif verdiği, sonuçta ihalenin kendisine verildiği nazara alındığında, sözleşmeyi imzalamamasının, nihai taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, gerek maddi, gerekse hukuki açıdan haklı bir nedeni olamayacağı, ihale dokümanları arasında yer alan İdari Şartnamesindeki 36.madde uyarınca, kesin biçimde sözleşmenin imzalanmasına, davettin itibaren on gün içinde gelinmemesi ,dolayısıyla, sözleşmenin imzalanarak, kesin teminatın verilmesi zorunluluğunun davacı şirketçe bilinmesi gerektiği halde, sözleşmeyi imzalamamak suretiyle, geçici teminat mektubunun nakde çevrilmesine neden olduğu dikkate alındığında, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, nakde çevrilmesi koşullarının oluştuğu, Teminat mektubunun nakde çevrilmesi koşullarının oluştuğunun açıklanması nedeniyle, teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklanan bir alacak talebinin de söz konusu olamayacağı söylenebilirse de, Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması halinde; 2.002.802,07 asıl alacak 46.668.03 TL faiz ki toplam 2.049.470,01 TL nin davacının dava tarihi 04.07.2022 tarihi itibariyle talep edebileceği tutarı oluşturacağı, davacının asıl alacağı olan 2.002.802,07 TL ye ayrıca, fiili tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği belirtilmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı, teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulup kurulmadığı, davacının sözleşmeyi imzalamaması hususunun haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, bu kapsamda teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı ve davacı tarafın nakde çevrilen teminat mektubuna dayalı asıl ve masraf alacağının olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Mahkememizce alınan bir SMMM ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyet raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sözleşme-ekleri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Dava, ihale üzerinde kalan yüklenici/davacının malzeme listesinin kendisine teslim edilmemesi nedeniyle, hizmet alım sözleşmesini imzalamaması sonrasında davalı kurum tarafından teminat amacıyla alınan geçici teminat mektubunun nakde çevrilmesi üzerine, teminat mektubu bedelinin masrafları ve faiziyle birlikte kendisine ödenmesi istemiyle açılan alacak davasıdır. Davacı yüklenici; işin niteliği ve kapsamı gereği kullanılacak malzemelerin cins, nitelik ve birim fiyatları ile miktarının da belirlenmesi gerektiğini, tespit edebildikleri kadarıyla, belirlenen malzeme birim fiyatlarının, piyasanın 1/3 – 1/4' i oranında olup bu fiyatlar üzerinden iş yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle, basiretli bir tacir olarak, sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiğini iddia etmiştir. Davalı işveren şirket ise; kablo sistemleri hizmet alımı sözleşmelerinde herhangi bir iş/malzeme kullanım taahhüdü verilmediğinden, sözleşme bedelinin de oluşmadığını, birim fiyat sözleşmesi olarak düzenlendiğini, idari şartnamenin 36.maddesi gereğince, isteklinin, davetin tebliğ tarihini izleyen on takvim günü içinde kesin teminatı vererek, sözleşmeyi imzalamasının zorunlu olduğunu, bu zorunluluğa uyulmadığı için, geçici teminatın gelir kaydedildiğini savunmuştur. Sözleşmeyi davet aşamasına kadar ihale aşamalarını gerçekleştiren yüklenici/davacı, sözleşme imzalanacağı gün malzeme birim fiyatlarının kendisine verilmediğini, tespit edilebilen malzeme tutarlarının da piyasa değerlerinin çok altında kalması nedeniyle sözleşmeyi imzalamamış, bunun üzerine davalı işveren kurum, geçici teminat mektubunu nakde çevirmiştir. Taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulup kurulmadığı hususu incelendiğinde; Davacı şirket, kendisinden yalnızca birim fiyatları yönünden teklif istendiği ve verilen bu teklif ile bağlı olduğunu, ancak dava konusu işin aynı zamanda malzemeyi de kapsaması nedeniyle, sözleşmenin esaslı unsurları hakkında tam bir anlaşma sağlanamadığından sözleşmenin oluşmadığını iddiasında bulunmuştur. Davalı şirket ise; davacı şirket tarafından satın alma dokümanlarının imzalanması, geçici teminat mektubunun sunulması ve sonrasında idari şartname uyarınca satın alma görüşmelerine davet edilmesi ve bu oturumda nihai teklifini sunması keza pazarlık görüşmelerine katılarak tüm tekliflerini imzalaması ve de ilgili satın almanın üzerinde kaldığının bildirilmiş olması gibi hususlar nazara alındığında sözleşme kurulumunda gerekli olan iki unsurun da(icap ve kabul) varlığını ortaya koyduğunu belirtmiştir. Taraflar arasındaki Hizmet Alım Sözleşmesi’ nin “Sözleşmenin bedeli” başlıklı 6.maddesinde; sözleşme kapsamında yapılacak işlerin Yüklenici Birim Fiyatları ile ... tarafından belirlenen ... Malzeme Birim Fiyatları üzerinden gerçekleştirileceği, ...’ ın malzeme ve/veya işçilik kalemlerinden istediğini, istediği miktarda kullanıp kullanmamakta serbest olduğu, İdari Şartnamenin; “Teklif ve Sözleşme Türü” başlıklı 18.maddesinde; Satın alma sonucu üzerine iş bırakılan istekliye, isteklinin verdiği işçilik birim fiyatları ile ...’ ın belirlediği malzeme birim fiyatlarını üzerinden sözleşme düzenleneceği, Teklif mektubunda belirlenen işçilik miktarlarının, firmaların tekliflerinin kıyaslanması için kullanılan değerler olup, ... tarafından taahhüt edilen iş anlamına gelmeyeceği, Yine Teknik Şartnamenin, “Genel Hususlar” başlıklı 4.maddesinin 15.bendinde; ...’ın yapılacak işlerde kullanılacak bazı malzemeleri veya gerekli görmesi halinde tüm malzemeleri kendisinin temin edebileceği, bu malzemelerin ...’ın talebiyle yüklenici tarafından temin edilmesi durumunda malzeme bedelinin ... tarafından yükleniciye ödeneceği Yüklenici tarafından temin edilen herhangi bir malzemenin ... tarafından teminine karar verilirse, Yüklenicinin halen stoklarında bulunan malzemenin kullanımına ...’ ın belirleyeceği süre içerisinde izin verileceği belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen sözleşmenin 6., idari şartnamenin 14. ve Teknik Şartnamenin 4.15. maddeleri de dikkate alındığında; ...’ ın ihale dokümanlarında (özellikle yukarıda değinilen dokümanlarda) malzemelerin birim fiyatlarını (ve de adetlerini) hemen hemen tamamen kendisinin belirleyeceğine, hatta gerekirse tümünü kendisinin belirleyeceğine ilişkin açık hükümlere yer verilmesi; Yüklenicinin bu ihale dokümanlarını edindikten sonra, bu dokümanlarda yer verilen hükümleri okuduğu, anladığı ve bu hükümler uyarınca teklif verdiğinin kabulü gerekmiştir. “Sözleşme bedeli” başlıklı Hizmet Alım Sözleşmesinin 6.maddesinde sözleşme bedeli belirtilmeyerek ...’ ın malzeme ve/veya işçilik kalemlerinden istediğini istediği miktarda kullanıp kullanmamakta serbest olduğuna ilişkin hükümlere yer verilmesi; Nitekim, sözleşmenin “işin konusu” başlıklı maddesinde, yapılacak işin içeriği ... ‘ın talebi halinde pazarlama faaliyetleri dışındaki işlerin, işçiliğe yönelik olması; Yüklenicinin ihale dokümanlarını alarak bu dokümanlarda yazılı koşulları bildiği, kabul ettiği ve bu doğrultuda teklif verdiği, ihalenin davacının üzerinde kaldığı, ihaleyi alan sıfatıyla katıldığı sözleşmeyi imzalama toplantısında, malzemelerin miktar ve fiyatlarını belirleme yetkisinin Türksatta olduğunun bilincinde olması gerekmesine karşın, malzeme fiyatlarını bilmeden sözleşmeyi imzalamayacağı gerekçesiyle, sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesinin yanı sıra, 6098 sayılı T.B.K. nın 1,2,3. maddeleri ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde icap ve kabulün tamamlandığı dolayısıyla taraflar arasında, geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulduğu kanaatine varılmıştır. Davacının sözleşmeyi imzalamamasının, haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususu incelendiğinde; Yukarıda belirtildiği gibi, işveren konumundaki davalı ...’ın gerek sözleşme gerekse idari ve teknik şartnamede, kullanılacak malzemenin miktar ve fiyatını belirleme yetkisinin kendisinde olduğuna ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İhaleye giren bir yüklenici/isteklinin, malzeme fiyatlarını (ve miktarını) öğrenmesi ve bilmesinin haklı olduğu söylenebilir ise de; Somut olayda; davacının ihale dokümanlarını edindiği ve bu dokümanlardaki, malzeme birim fiyatı ve kullanımına ilişkin hakim yetkinin ...’a verildiğine ilişkin hükümleri incelediği, anladığı ve doğrultuda teklif verdiği, sonuçta ihalenin kendisine verildiği nazara alındığında, sözleşmeyi imzalamamasının, gerek maddi, gerekse hukuki açıdan haklı bir nedeni olamayacağı kanaatine varılmıştır. Teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususu incelendiğinde; İdari şartname’ nin “Sözleşmeye Davet ve İsteklinin Sorumlulukları” başlıklı 36.maddesinde; sözleşme imzalanacak isteklinin sözleşmeye davet edileceği, isteklinin davetin tebliğinden itibaren on takvim günü içinde kesin teminatı vererek sözleşmeyi imzalamasının şart olduğu, bu zorunluluklara uyulmaması taktirin de, geçici teminatın gelir kaydedileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, ihale dokümanları arasında yer alan İdari Şartnamesindeki 36.madde uyarınca, kesin biçimde sözleşmenin imzalanmasına, davetten itibaren on gün içinde gelinmemesi, dolayısıyla, sözleşmenin imzalanarak, kesin teminatın verilmesi zorunluluğunun davacı şirketçe bilinmesi gerektiği halde, sözleşmeyi imzalamamak suretiyle, geçici teminat mektubunun nakde çevrilmesine neden olduğu dikkate alındığında, nakde çevrilme koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Böylece; teminat mektubunun nakde çevrilmesi koşullarının oluşması nedeniyle, davacı şirketin, teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklanan alacak talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın REDDİNE, Alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 34.202,86 TL harçtan mahsubu ile fazla 33.775,26 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve .... bütçesinden ödenen 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davada haksız çıkan davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 232.224,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/03/2024 Başkan ... ¸[e-imzalıdır] Üye ... ¸[e-imzalıdır] Üye ... ¸[e-imzalıdır] Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/463, K. 2024/201, T. 14.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-463-e-2024-201-k-c1fc5efe1b32