İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/221 E. 2024/814 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/221
Karar No
2024/814
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/221 Esas - 2024/814 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/221 Esas KARAR NO : 2024/814 HAKİM : .... KATİP : ... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/03/2022 BİRLEŞEN .... SAYILI DOSYASI DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/05/2022 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; 04/10/2014 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL daimi iş göremezlik ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görev, iş bölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, uzlaşma, hukuki yarar itirazında bulunduğunu, davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının ...'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını, müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; 04/10/2014 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL daimi iş göremezlik ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ceza soruşturması aşamasında uzlaşması nedeni ile eldeki davanın dinlenemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının ...'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalının yetki itirazının haksız fiilin işlendiği yer gözetilerek, başvuru dava şartına ilişkin savunmasının dosyada mevcut başvuru evrakı ile usule uygun olmadığı iddia edilen evrak yargılama aşamasında tamamlanabileceğinden görev ve iş bölümü itirazının davanın sigorta ilişkisinden doğması nedeni ile zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazının kaza tarihi gözetilerek yerinde olmadığından reddine, uzlaşmaya ilişkin itirazın .... nin müstakar içtihatları gözetilerek reddine karar vermek gerekmiştir. .... soruşturma sayılı dosyası UYAP sisteminden dosyamız arasına alınmıştır. Davalılar nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evrak, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin ... yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Kusur oranının tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, ...'nun 04/08/2022 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranları değerlendirilmiş, asıl davalının sigortalısının %30, birleşen davalının sigortalısının %70 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili 04/12/2023 tarihli kısmi feragat dilekçesi ile birleşen davalı ile sulh olmaları nedeni ile bu davalı aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini bildirmiş, birleşen davalı vekili feragate bir diyecekleri olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Bu hali ile birleşen davanan feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davaya ilişkin olarak ise, HMK'nun 190/1 maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. TMK'nun 6. maddesine göre de kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı müvekkilinin kaza nedeni ile geçici-kalıcı maluliyetinin ve bakıcı ihtiyacının bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise kaza ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının kaza nedeni ile maluliyeti bulunmadığını savunmuştur. Bu hususun değerlendirilebilmesi amacıyla davacının talebi de gözetilerek maluliyet raporunun alınması için .... 'ne yazı yazıldığı, yazımıza iki kez davacının başvuruda bulunmaması nedeni ile raporun düzenlenemediğinden bahisle cevap verildiği, Mahkememizce 09/07/2024 tarihli celsede "Davacı vekiline tedavi evraklarını elden almak ve davacı asilin muayenesini yaptırmak ve buna ilişkin başvurunu sunmak üzere gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı.)" şeklinde kurulan ara karara rağmen verilen kesin süre içinde muayene için başvuruda bulunduğuna dair evrak ibraz edilmediği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde asıl davanın ispata elverişli delillerle ispatlanamadığından reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle asıl davanın ispatlanamadığından reddine, birleşen davanın feragat nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, ASIL DAVANIN REDDİNE, BİRLEŞEN .... ESAS SAYILI DOSYASININ FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, Asıl davada alınması gereken 427,70 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın ve 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA, Birleşen davada alınması gereken 427,70 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın ve 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA, Asıl davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen davada davalı taraf vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiğinden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Davacı tarafça asıl ve birleşen davaya ilişkin yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024 Katip .... Hakim .... ¸[e-imza] ¸[e-imza]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/221, K. 2024/814, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-221-e-2024-814-k-541390db1114