İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/312 E. 2024/793 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/312
Karar No
2024/793
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/312 KARAR NO : 2024/793 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLLERİ : Av. ... - ..... Av. ... - ... ..... DAVALI : ... ... - ..... VEKİLİ : Av. ... - ..... DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)), Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/08/2018 KARAR TARİHİ : 28/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)), Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin.....Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; .....Esas sayıı dosyasında davacı konumunda bulunan ...'in davalı şirket bünyesinde müvekkili üniversitede temizlik işçisi olarak çalıştığını, ...'in boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının tazmini amacıyla müvekkili ... aleyhine ..... Esas sayılı dosyasından açtığı davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen ..... sayılı kararına istinaden müvekkili ... tarafından .....Esas sayılı dosyasına 12.723,20 TL ödeme yapıldığını, davaya konu olan alacağın müvekkili üniversitenin hizmet alımı (ihale) işlerini üstlenen davalı şirkette belirli dönemlerde iş akdine dayalı olarak çalışan personelin işçilik alacaklarının müvekkili ... tarafından ödenmesi sebebiyle doğduğunu, müvekkilinin davalı şirket ile birlikte işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, borcun yarısından fazlasının müvekkili tarafından ödendiğini, yüklenici şirket ile 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ve bağlı mevzuatı uyarınca imzalanan Hizmet Alım Sözleşmelerine göre yüklenicilerin çalıştırdıkları işçilere dair tüm yasal yükümlülükler, işveren ve işçi arasındaki ilişkiden doğabilecek sosyal ve mali hak ve sorumluluklar ve cezaların yüklenici firmalara ait olacağının hüküm altına alındığından müvekkil tarafından büyük kısmı ödenen işçilik alacaklarının tazminini temin etmek maksadıyla eldeki davanın açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.361,60 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamı sırasında davacı 27.09.2019 Tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 12.723,20 TL ye yükseltmiştir. CEVAP:Davalı ... A.Ş.adına ... tarafından ..... Mahkemesine verilen cevap dilekçesinde özetle; alacağın iflas tarihinden sonra muaccel olduğundan davacının alacak talebinin masa alacağı niteliğinde olmadığını, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının da belirttiği üzere yapılan ödemelerin iflas kararı verilmesinden sonra yapıldığını, bu hususun .....Dairesinin 24.02.2016 Tarih, .....sayılı ilamında; "... Bu durumda mahkemece dava konusu alacağın iflastan sonra doğduğu ancak masa borcu niteliğinde olmadığı, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve tasfiyede bakiye kalırsa ödenecek bir alacak niteliğinde olduğu gözetilerek koşullu tahsil hükmü kurulması gerekirken, infazlad tereddüt uyandıracak ve uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı ile çelişecek şekilde, hem tahsil hükmü kurulması, hem de kayıt kabul davası olarak kabul edildiğine karar verilmesi doğru olmamıştır.... Bu durumda mahkemece dava konusu alacağın iflastan sonra doğduğu, ancak masa borcu niteliğinde olmadığı, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve tasfiyede bakiye kalırsa ödenecek bir alacak niteliğinde olduğu gözetilerek, koşullu tahsil hükmü kurulması gerekirken..." şeklinde hüküm tesis edildiğini, bahsi geçen içtihat ve ilgili kanun maddeleri gereği davacının müvekkil müflisten alacağı herhangi bir alacak söz konusu ise bu durumda ancak ve ancak sıra cetveline yazılı tüm alacaklar ödendikten sonra davacıya ödeme yapılabileceğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müşterek sorumluluğu kabul ettiğini, davacının her alt işverenin kendi döneminde doğmuş işçilik alacaklarından sorumlu olacağına ilişkin değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini, işçilerin direktiflerin ialdığı kurumun davacı olduğunu, salt bu durum gözetildiğinde dahi işçilik alacakları hususunda muhatabın davacını bizzat kendisi olduğunu ve sorumluluğun kendisinde olduğunu, davacının gerek müflise gerekse de diğer alt yüklenicilere yaptığı hak edişlerin dökümleri istenerek işçi alacaklarının ödenmesi için herhangi bir ekstra ödeme yapıp yapmadığını belgelemesi gerektiğini belirterek, usuli itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, kabul edilmemesi halinde İİK 194. Maddesi uyarınca yargılamanın İkinci Alacaklılar Toplantısından 10 gün sonrasına kadar durdurulmasına, esasa ilişkin itirazları göz önünde bulundurularak davanın Esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -..... İflas doyasına yazılan müzekkere cevapları, ..... Esas sayılı icra takip dosyası -..... sayılı İflas Kararı, -..... sayılı dosyası, -Hizmet Alımına İlişkin Sözleşmeler, dava dışı işçiye ait hizmet cetveli ... dökümleri, -..... Mahkemesince alınan bilirkişi raporları, -Mahkememizde alınan 08/11/2021 tarihli bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, İİK m. 235. Uyarınca kurum alacağının iflas masasına kaydı istemine ilişkindir. Dava.....Esas sayılı doyasında görülmekteyken 28/01/2020 tarih ve ..... Karar sayılı ilamı ile .....mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 03/03/2020 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderildiği, sonrasında dosyanın mahkememize 16/07/2020 tarihinde tevzi edildiği anlaşıldı. .....Mahkemesi'nin 28/12/2016 tarih ve....., sayılı ilamı ile ... ... A.Ş ve ... .... A.Ş.'nin iflasına karar verildiği kararın ..... incelemesinden geçerek 01/06/2021 tarihinde kesinleştiği, alacaklının kayıt kabul başvurunda bulunmadan görevsiz asliye hukuk mahkemesinde ödenen işçilik alacaklarının tazmini için alacak davası açtığı, mahkememizde yürütülen yargılama aşamasında verilen ara karar üzerine davacının iflas masasına 12.723,20-TL alacak yönünden 29/04/2021 tarihinde kayıt kabul talebinde bulunduğu, ikinci alacaklılar toplantısının 17/05/2024 tarihinde yapılması için yapılan çağrının toplantı nisabı sağlanamadığı için yapılamadığı anlaşılmıştır. Davacı T.C. ... (İdare) ile davalı ... Ltd. Şti. (Yüklenici) arasında akdedilen ve dava dosyasında yer alan Hizmet Alımına ait Sözleşmesinin ve eklerinin mevzuat hükümlerine göre incelenmesi sonucunda; işveren taraflar arasında 08.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasını kapsar 2014 Mali Yılı ..... Birimleri için Temizlik ve Büro Destek Hizmeti Alım” konulu ...ihale kayıt numaralı Hizmet Alım Sözleşmesinin ve eklerinin imzalandığı, Sözleşme ekindeki Şartnamenin Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlığı ile 6. Maddesinde “...3-Yüklenici çalışanların işine keyfi olarak son veremez. 4857 sayılı İş Kanununun sözleşmenin feshi ile ilgili hükümleri çerçevesinde, gerekçeli olarak çalışanların işine son verebilir. Bu şartlarda sözleşmenin fesih edilmesi halinde işçi lehine doğabilecek tüm tazminat haklarından yüklenici sorumludur....” şeklinde hükümler olduğu, bu hükümlere göre çalıştırılan işçilerin iş akdi fesihlerinde doğabilecek işçilik alacaklarının tamamından yüklenici firmanın sorumlu olacağının açık ve kesin bir ifadeyle belirtildiği görülmüştür. Bu itibarla, davalı Şirket olan ... Ltd. Şti.'nin imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde yüklenici/alt işveren firmanın sorumlu tutulacağı açıkça ve münhasıran belirtilmesi nedeniyle, Türk Borçlar Kanunu'nun 167. Maddesindeki “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.” hükmü uyarınca, dava dışı işçinin işe iade davasından kaynaklı boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı ile ferilerinden tamamen/tümüyle sorumlu olacağı anlaşılabilmektedir. Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişisi tarafından düzenlenen 08/11/2021 tarihli raporunda;"... ... ... Ltd. Şti.'den rücuen talep edilebilecek tutarlar aşağıdaki Tablo 1'te toplu olarak gösterilmiştir. ¸ Yukarıdaki Tablo 1'de gösterildiği gibi, davacı ...'nün dava dışı işçi ...'e ödediği işe iade davasından alacak kalemleri miktarlarının tümüyle tamamen rücuen talep edebileceği; bu itibarla davacı İdarenin davalı ... ... Ltd. Şti.'den 12.723,20 asıl alacak ve 28.12.2016 iflas tarihi itibariyle 132,60 TL işlemiş faizleri olmak üzere genel toplamda 12.855,80 TL'yi (12.723,20 +132,60) rücuen talep edebileceği.." hesaplanmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüştür. Toplanan delillere göre; davacının bir kısım hizmetlerini üstlenen ... davalı şirket tarafından istihdam edilen dava dışı işçi tarafından işe iade davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda .....Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ..... sayılı Kararında ve ..... Dairesinin 01.06.2016 tarihli ..... sayılı ilamında, dava dışı işçi ...'in işe iadesiyle birlikte 4 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ve 4 aylık ücreti tutarında boşta geçen süre ücretinin işverenlerden alınarak dava dışı işçiye verilmesi yönünde hüküm kurulmuş ve karar kesinleştiği, Dava dışı işçinin 4 aylık işe başlatmama tazminatı brüt 6.588,00 TL (-1.647,00 TLX4 ay) ve karşılığı net 6.538,00 TL'dir. Dava dışı işçinin 4 aylık boşta geçen süre ücreti brüt 4.806,00 TL (-1.201,50 TL X 4 ay) ve karşılığı net 3.796,27 TL'dir. 17.09.2019 tarihli önceki Bilirkişi Raporunda da dava dışı işçinin işe iade davasından kaynaklı işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti hesaplaması aynı tutarlardır. Nitekim, ... tarafından dava dışı işçi ...'in banka hesabına “...'in mahkeme kararıyla kesinleşmiş işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti” açıklamasıyla 15.11.2016 tarihinde 10.334,27 TL (-6.538,00 TL + 3.796,27 TL) ödenmiştir. ..... Dairesinin 01.06.2016 tarihli ..... sayılı ilamında dava dışı işçi lehine hükmedilen 1.800,00 TL vekalet ücreti, 39,50 TL yargılama gideri ve ferileri için ..... Esas sayılı icra dosyasına 17.10.2017 tarihinde toplamda 2.388,93 TL ödemiştir. Sonuçta, davacı İdare ... tarafından dava dışı ... için boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatına karşılık işçinin banka hesabına (iflas tarihinden- 28/12/2016 - önce) 15.11.2016 tarihinde 10.334,27 TL; ..... Esas sayılı icra takibinde vekalet ücreti, yargılama gideri ve ferilerine karşılık icra dosyasına 17.10.2017 tarihinde 2.388,93 TL olmak üzere toplam 12.723,20 TL (-10.334,27 + 2.388,93) ödeme yapıldığı hesaplanmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki şartname hükümlere göre çalıştırılan işçilerin iş akdi fesihlerinde doğabilecek işçilik alacaklarının tamamından yüklenici firmanın sorumlu olacağının açık ve kesin bir ifadeyle belirtildiği görülerek davalı yüklenici ... Ltd. Şti.'nin dava dışı işçinin işe iade davasından kaynaklı boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı ile ferilerinden tamamen/tümüyle sorumlu olacağı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı ..., dava dışı işçiye ödediği toplam 12.723,20 TL'yi davalı ... Ltd. Şti.'nden tümüyle rücuen talep edebilecektir. Hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi incelemesine göre; taraflar arasında imzalanan Sözleşme hükümleri uyarınca davacı ... tarafından dava dışı işçiye işe iade davasından kaynaklı ödenen tutarların tamamen davalı ... ... Ltd. Şti.'den rücuen talep edilebileceği, bu durumda, davacı ...'nün 12.723,20 asıl alacak ve 28.12.2016 iflas tarihi itibariyle 132,60 TL işlemiş faiz tutarları olmak üzere genel toplamda 12.855,80 TL'yi rücuen talep edebileceği belirlendiğinden anlaşılmakla, davacının kayıt kabul davasındaki ıslah talebi dikkate alınmaksızın dava dilekçesinde belirtilen miktar yönünden ( 6.361,60-TL ) davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın kabulü ile; davacının 6.361,60-TL alacağının (..... iflas dosyasında) iflas masasına kayıt ve kabulüne, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL Başvurma harçlarının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 6.361,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 1.362,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, HMK'nun 341. Maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28.10.2024 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/312, K. 2024/793, T. 28.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-312-e-2024-793-k-4b7858d16116