İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/296 E. 2023/722 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/296
- Karar No
- 2023/722
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/296 KARAR NO : 2023/722 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - (T.C:...) - .... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2018 KARAR TARİHİ : 18/10/2023 K.YAZIM TARİHİ : 20/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu aleyhinde başlatılan ve ... E. sayılı dosya üzerinden yürütülen takipte, borçluya gönderilen ödeme emrinin 27/03/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlunun 29/03/2018 tarihinde hakkında açılan icra takibinde belirtilen borcun bulunmadığını ve haksız olarak başlatılan ve ... Esas numaralı ödeme emrine, ödeme emri konulu borca, faiz oranına, işlemiş faize ve ferilerine, yetkiye itiraz ettiğini, davalı-borçlunun haksız ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, 19/01/2018 tarihinde ...'ne ihtarname mail olarak gönderildiğini, ihtarneme ile müvekkili tarafından tanzim edilen:25.10.2016 tarihli ... seri ve ... numaralı 45,00TL bedelli fatura, 25.10.2016 tarihli ... seri ve ... seri numaralı 1.825,00 TL bedelli fatura, -01.02.2017 tarihli ... seri ve ... seri numaralı 5.986,20 TL bedelli fatura olmak üzere; 3 adet fatura bedeli toplamı olan 7.856,20 TL'nın ödenmesi ihtar edildiğini, bahsi geçen faturaların ... Kargo aracılığı ile 26/10/2017 tarihinde ... kargo numarası ve 02/02/2017 tarihinde ... kargo numarası ile davalıya teslim edildiğini, fatura bedelleri ödenmediğinden, e-mail yolu ile gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığından davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, .... yetkili olduğunu, .... şehrinde dağıtım, pazarlama ve satış yetkisini taraflar arasında ki "..." gereği müvekkiline verildiğini, dava konusu faturalar da "..."nden doğan prim alacakları olduğunu, sözleşmenin ifa edildiğini, davalının dağıtım, pazarlama ve satış yetkisini verdiği mal ve hizmetleri teslim ve ifa yerinin ... olduğunu, yapılan haksız itirazın üzerine takip durmuş olduğundan işbu davayı açmanın zorunlu olduğunu, açıklandığı şekilde, borçlunun, herhangi bir yazılı belgeye dayanmaksızın, alacaklıyı alacağından yoksun bırakmak sebebiyle kötü niyetli olarak borca itiraz ettiği duraksamadan uzak olduğunu, bu sebeplerle de, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali gerekmekte ve davalı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, kısaca sunulan nedenlerden dolayı; Haksız olarak 7.856,20.-TL asıl alacağa, takip dayanağı irsaliyeli fatura bedelleri toplamına yapılan itirazın iptaline, durdurma kararının, işleminin iptali ile takibin devamına, 7.856,20.-TL asıl alacağa, takip dayanağı irsaliyeli fatura bedelleri toplamına takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, davalı-borçlunun, hükmolunan meblağın %20‘sinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: yetki itirazı doğrultusundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, taraflarınca icra takibine yapılan itirazın haklı olduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi sebebi ile müvekkili şirrketin davacı tarafa borcu bulunmadığını, davacı dava konusu faturalara ilişkin ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliğ edildiğini bildirdiğini, söz konusu faturalar taraflarına ulaşmış ise de, iş bu dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap tablosundan anlaşılacağı üzere davacı tarafın müvekkili şirketten alacağının bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen “... ...”nin 25. maddesinde yer alan “delil şartı” başlıklı madde gereği taraflar arasında doğacak tüm uyuşmazlıklarda ... nezdinde tutulan kayıtlar kesin, bağlayıcı ve münhasır delil olacağından davacının müvekkili şirket nezdinde tutulan cari hesap ekstresi kesin ve bağlayıcı olduğundan, davacının alacağı bulunmamakta olup iş bu davanın reddi gerektiğini, açıklanan hukuki sebepler ve sözleşme maddeleri gereği davacı bayinin müvekkili şirketten alacağı bulunmadığından itirazları haklı olup kötüniyetli olarak takip başlatan davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan takip ile ödeme emrine itiraz edildiğini ve yine davacı tarafından huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiğini, bu kapsamda, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde, davacı tarafından, müvekkili şirket aleyhine ikame edilen huzurdaki davanın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı takdirde, davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle iş bu davanın reddi ile davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep zorunluluklarının hasıl olduğunu, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile, taraflarınca .... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın haklı olması ve davacının kötü niyetli olarak iş bu davayı ikame etmesi sebebi ile %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... E. sayılı takip dosyası 25/10/2016 Tarihli ... Seri Numaralı, 25/10/2016 Tarihli ... Seri Numaralı, 01/02/2017 Tarihli ... Seri Numaralı faturalar ... Kargo 26/10/2017 tarihinde ... kargo numaralı, ... Kargo 02/02/2017 tarihinde ... kargo numaralı teslim belgesi Tarafların ticari defter ve kayıtları Tarafların Ba-Bs formları .... E, sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu; 7.986,31TL alacak için 22/03/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 27/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29/03/2018 tarihli dilekçesi ile icra takibine, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itirazı sonucu icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Davanın ... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken yine .... sayılı kararı ile "Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava şartlarının mevcut olduğu, davalı vekilinin zaman aşımı ve yetkiye yönelik itirazının davacının para alacağı ile ilgili isteme karşı itiraz nedeniyle ve taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemenin yetkisini kaldırmayacağı hususu göz önüne alınarak usuli itirazların reddi ile tahkikata geçilmiş ise de bilahare yapılan inceleme ve değerlendirmede davaya konu alacağın davacı tarafından işletilen ... ile ilgili ticari iş kapsamında alacak talebine ilişkin olduğu ve davalı açısından da işin ticari nitelikte olduğunun göz önüne alınması gerektiği, her iki taraf açısından ticari işletmeyi ilgilendiren işe dayalı alacak talebini içeren takibe karşı yapılan itirazın iptali isteminin görev açısından Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, mahkememizin görev alanında olmadığı anlaşılmakla esasa dair sunulan beyan ve deliller nazara alınmaksızın her aşamada resen değerlendirilebilecek göreve yönelik hükümler doğrultusunda dava dilekçesinin görev yönünden reddine" şeklinde karar verildiği, kararın 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf incelemesi amacıyla itiraz edilmemesi üzerine hükmün 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği ve ... Hukuk Mahkemeleri Tevzii Müdürlüğünce mahkememizin iş bu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. .... Mahkemesinin görevsizlik kararı öncesi bilirkişiden alınan 17/10/2019 tarihli raporda; alacak talebinin dayanağının davacının prim alacaklarına ilişkin; 25/10/2016 tarihli, ... numaralı, 45,00-TL bedelli, “...” açıklamalı, 25/10/2016 tarihli, ... numaralı, 1.825,00-TL bedelli, “Haz. 2016 ... Hakediş” açıklamalı, 01/02/2017 tarihli, ... numaralı, 5.986,20-TL bedelli, “... HakedIiş Tutarı” açıklamalı faturalar olduğunu, davacının 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanışlarının yapılmış olduğu ve usulüne uygun olarak tutulduklarını, bu nedenle delil niteliğini haiz bulunduklarını, salt davacı defterleri açısından bakıldığında, davacının davalı adına düzenlediği 25/10/2016 tarihli, ... numaralı, 45,00-TL bedelli; 25/10/2016 tarıihli, ... numaralı, 1.825,00-TL bedelli ve 01/02/2017 tarihli, ... numaralı, 5.986,20-TL bedelli faturaları ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydettiğini, söz konusu fatura bedellerinin tahsil edilmediğini, davacının davalıdan bahsi geçen üç fatura nedeniyle toplam 7.856,20- TL alacaklı olduğunu, icra takip talebindeki işlemiş faiz tutarının da doğru hesaplanmış olduğu bildirilmiştir. İstinabe yoluyla ...Mahkemesi'nden alınan 06/12/2021 tarihli raporda: Davalı tarafın dosya ekinde bulunan 2016 ve 2017 yıllarına ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre gerekse HMK 222/3 Maddesine göre sahibi lehine delil teşkil edebileceği değerlendirilmesinde bulunulduğunu, davalı şirketin davalı ile ticari bir hizmet sözleşmesinin mevcut olduğundanilişkinin cari hesap ilişkisi olarak değerlendirildiğini, davalı tarafından düzenlenen 23.11.2016 tarihli 656,73 TL.23.11.2016 tarihli 4.457,09 TL ve 12.06.2017 tarihli 2.640,00 TL.lik faturalarının,Davacıya bilgi işlem sistemi üzerinden E- Arşiv Fatura kapsamında elektronik ortamında iletildiğini, davacının, yapılan sözleşme ile ...'ten “herhangi bir alacağın doğması halinde, söz konusu alacağın öncelikle hangi borçtan mahsup edileceğini belirleme yetkisinin ...'e ait olacaktır.”şeklinde belirtildiğini, davacının toplam 7.873,11 TL.Jik prim alacağının talep ettiğini, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17.maddenin 10. Fıkrası gereğince davalı tarafından davacıya düzenlenen toplam 7.753,82 TL.lik faturalardan doğan borçlarına mahsup edildiğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğundan,davacının cari hesaba dayalı mutabakat sonucunda, davalının alacakları mahsup edildikten sonra ödeme alabileceğini, davalının davacıya ait Bayilik Sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağına dair bir borcunun bulunmadığından dolayı davacı tarafça iddia edilen tutarda bir alacağın varlığından söz edilemeyeceği bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 23/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda: Tarafların itirazlarına ilişkin yukarıda yapılan değerlendirmeler neticesinde; Uyuşmazlıkta, davacının alacağına dayanak 7.856,20 TL tutarlı 3 (üç) adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu hususumda tereddüt bulunmadığını, ancak davalı şirketin bu faturalardan kaynaklı batcundan mahsup ettiği tespit edilen davacı adına düzenlenen 23.11.2016 tarihli 656,73 TL, 23.11.2016 tarihli 4.457,09 TL ve 12.06.2017 tarihli 2.640,00 TL olmak üzere topJam 7.153,82 TL tutarındaki 3 (üç) adet faturanın davacıya teslim edilip edilmediği ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, daha açık bir ifadeyle, uyuşmazlığın çözümünde, tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılmak suretiyle davacının alacağından mahsup edilen 3 (üç) faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususlarının incelenmesinin yerinde olacağını, dosyada mevcut belgeler incelendiğinde, davacı ...'e ait firmanın 2016 ve 2017 yılı yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterlerinin 12.02.2019 tarihinde .... Mahkemesine teslim edıldıgı e bu ticari defterlerin dosya eki olarak kasaya alındığının görüldüğü bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 12/06/2023 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda:Uyuşmazlıkta, davacının alacağına dayanak 7.856,20 TL tutarlı 3 (üç) adet faturanın davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu hususunda tereddüt bulunmadığını, fakat davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 23.11.2016 tarihli 656,73 TL, 23.11.2016 tarihli 4.457,09 TL ve 12.06.2017 tarihli 2.640,00 TL olmak üzere toplam 7.753,82 TL tutarındaki 3 (üç) adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğuna dair bir tespit yapılamadığını, ancak davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi suretiyle ... 'ne sunulan 06.12.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda, davacının alacağına dayanak toplam 7.856,20 TL tutarlı 3 (üç) adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, ancak davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 23.11.2016 tarihli 656,73 TL, 23.11.2016 tarihli 4.457,09 TL ve 12.06.2017 tarihli 2.640,00 TL olmak üzere toplam 7.753,82 TL tutarındaki 3 (üç) adet faturanın davacı ile olan cari hesap ekstresinden mahsup edildiğini, her iki tarafın defterinin de sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunu, ancak tarafların 2016 ve 2017 ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığını, ayrıca davalı şirket tarafından düzenlenen mahsup iddiasına konu 7.753,82 TL tutarındaki 3 (üç) adet fatura içeriği malların davacıya teslim edilip edilemediğinin dosyada mevcut belgelerden tespitinin yapılamadığını, hal böyle iken, yukarıda aktarılan tespitler ışığında, taraflardan hangisinin ticari defter kayıtlarına itibar edileceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, mahkemece, davacının ticari defterlerine itibar edilmesi halinde, davacının .... E. sayılı icra dosyasında davalıdan talep edebileceği alacak tutarının toplam 7.856,20 TL olduğunu, söz konusu alacağa ihtarname (temerrüt) tarihinden itibaren (19.01.2018) yasal faiz işletilmesi halinde işlemiş faiz tutarının takip tarihi itibariyle (22.03.2018) 120,10 TL, dava tarihi itibariyle ise (20.04.2018) 176,28 TL olacağını, ancak mahkeme tarafından davalı şirketin ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi halinde, davacının .... E. sayılı icra dosyasında davalıdan talep edebileceği alacak tutarının (7.856,20-7.753,82) 102,38 TL olduğunu, söz konusu alacağa ihtarname (temerrüt) tarihinden itibaren (19.01.2018) yasal faiz işletilmesi halinde işlemiş faiz tutarının takip tarihi itibariyle (22.03.2018) 1,57 TL, dava tarihi itibariyle ise (20.04.2018) 2,30 TL olacağı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRLİMESİ VE GEREKÇE; Davadaki uyuşmazlık, ... bayilik sözleşmesine göre ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili gerektiğinden bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış icra dosyası ve davacının ticari defterleri incelenmiştir. Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir (....,). Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. ... sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır..." .... Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222. maddesinde " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" olarak ifade edilmiştir. Dava, cevap, icra dosyası, fatura örnekler, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporlar ve tüm dosya kapsamına göre; dava itirazın iptali davası olup, ... Mahkemesi'nin görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edildiği, ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 30/10/2018 tarihli duruşmasının 1 sayılı ara kararı ile davalının yetki itirazının reddedildiği anlaşılmıştır. Davacının davalı şirketin .... bayisi olduğu, dava konusu alacakların davacının prim alacağına ilişkin olduğu, davalı hakkında başlatılan ve davacı tarafından 25/10/2016 tarihli, ... numaralı, 45,00-TL bedelli; 25/10/2016 tarihli, ... numaralı, 1.825,00-TL bedelli ve 01/02/2017 tarihli, ... numaralı, 5.986,20-TL bedelli faturanın düzenlendiği, davacı tarafından davalıya karşı ....5 sayılı dosyasında 7.856,20-TL asıl alacak ve 130,11-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.986,31-TL alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, alacak talebinin dayanağının davacının prim alacaklarına ilişkin olarak 25/10/2016 tarihli, ... numaralı, 45,00-TL bedelli, “...” açıklamalı, 25/10/2016 tarihli, ... numaralı, 1.825,00-TL bedelli, “Haz. 2016 ... hakediş” açıklamalı, 01/02/2017 tarihli, ... numaralı, 5.986,20-TL bedelli, “... HakedIiş Tutarı” açıklamalı faturalar olduğu, davacının 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanışlarının yapılmış olduğu ve usulüne uygun olarak tutuldukları, bu nedenle delil niteliğini haiz bulundukları dava konusu faturaların davacı ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydedildiği, avalı tarafın 2016 ve 2017 yıllarına ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre gerekse HMK 222/3 Maddesine göre sahibi lehine delil teşkil edebileceği, davalı şirketin davalı ile ticari bir hizmet sözleşmesinin mevcut olması nedeniyle ticari ilişkinin dayanağının cari hesap ilişkisi olduğu, davalı tarafından düzenlenen 23.11.2016 tarihli 656,73 TL.23.11.2016 tarihli 4.457,09 TL ve 12.06.2017 tarihli 2.640,00 TL.lik faturalarının davacıya bilgi işlem sistemi üzerinden E- Arşiv Fatura kapsamında elektronik ortamında iletildiği, davacının, yapılan sözleşme ile ...'ten “herhangi bir alacağın doğması halinde, söz konusu alacağın öncelikle hangi borçtan mahsup edileceğini belirleme yetkisinin ...'e ait olacaktır.” şeklinde belirtildiği görülmüştür. Davacının toplam 7.873,11 TL.Jik prim alacağının talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17.maddenin 10. fıkrası gereğince davalı tarafından davacıya düzenlenen toplam 7.753,82 TL.lik faturalardan doğan borçlarına mahsup edildiğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğundan,davacının cari hesaba dayalı mutabakat sonucunda, davalının alacakları mahsup edildikten sonra ödeme alabileceği, tarafların 2016 ve 2017 ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, keza davalı şirket tarafından düzenlenen mahsup iddiasına konu 7.753,82 TL tutarındaki 3 (üç) adet fatura içeriği malların davacıya teslim edilip edilemediğinin dosyada mevcut belgelerden tespitinin ise yapılamadığı, cari hesap davacının .... E. sayılı icra dosyasında davalıdan talep edebileceği alacak tutarının (7.856,20-7.753,82) 102,38 TL olduğu, söz konusu alacağa ihtarname (temerrüt) tarihinden itibaren (19.01.2018) yasal faiz işletilmesi halinde işlemiş faiz tutarının takip tarihi itibariyle (22.03.2018) 1,57 TL, dava tarihi itibariyle ise (20.04.2018) 2,30 TL olacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı dosyasında 102,38 TL asıl alacak ve 1,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103,95 TL üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 20,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafça talep edilen kötü niyet tazminat talebinin davacının kısmen de olsa takipte haklı olduğu ve kötü niyeti tespit edilemediğinden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ İLE 1- ... Esas sayılı dosyasında 102,38 TL asıl alacak ve 1,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103,95 TL üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 3-İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 20,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça talep edilen kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 5-Alınması gereken 269,85TL harçtan peşin alınan 94,24TL'nin düşümü ile eksik 175,61TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan toplam 135,34TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olanan 103,95TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olanan 7.752,25TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti: 1.500,00TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 1.932,50TL olmak üzere toplam 3.432,50TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 44,62TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair, Davacı vekilinin (e duruşma yoluyla) ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/10/2023 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]