İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/80 E. 2025/220 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/80
- Karar No
- 2025/220
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/80 Esas - 2025/220 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/80 Esas KARAR NO : 2025/220 ... DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 30/01/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum sorumluluğundaki tesislere ait hizmet binalarının ve açık alanların temizlik ve destek hizmetleri kapsamında ...bünyesinde ve müvekkili kurum iş yerinde birçok işçinin çalıştığını, işçilerin iş sözleşmelerinin sona ermesi akabinde işçilerce yasal yollara başvurulması neticesinde, işçiler için yapılan tazminat, ücret, dava ve icra giderleri ile bunlara ilişkin vergi tutarları vb. ödemelerin rücuen tahsili amacıyla .... sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, müvekkili kurumca ödenen ve müflis ... sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde, taleplerinin birçoğunun dilekçe ekindeki tablolarda belirtilen gerekçelerle reddedildiğini, ... Esas sayılı dosyasında sıra cetvelindeki ... numaralı başvuruda yer alan "Davası Açılmamış" 14 adet alacağın ile 20 numaralı başvurudan sonraki 27 adet başvurudaki alacakların "müflisin sorumluluğunun ve rücu edilebilecek miktarın tespitinin yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle reddedildiğini, bunun dışında işçi ... için ödenen 36.404,97-TL ile ... için ödenen 56.285,83-TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsili amacıyla söz konusu tutarın iflas masasına kaydedilmesinin istenildiğini ancak, söz konusu alacakların sıra cetvelinde yer almadığını ve değerlendirilmediğini, yine işçi ... için ödenen 67.154,67-TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsili amacıyla söz konusu tutarın iflas masasına kaydedilmesinin istenildiğini, ...'nin 02.12.2024 tarihli kararı ile alacağın 154'üncü sıraya kaydedildiğinin belirtildiğini, sıra cetveli düzenlendiğinde 154'üncü sırada reddedilen miktar olarak 167.154,67 TL belirtildiğini ve söz konusu tutarın talepleri ile uyuşmadığını, bu çerçevede ...nce yapılan tüm maddi hatalara ilişkin beyan ve hakları saklı kalmak kaydıyla sıra cetvelindeki hatalar ve kaydedilmeyen alacaklarına ilişkin yapılan açıklamalar çerçevesinde sıra cetvelindeki hataların düzeltilmesi ve kaydedilmeyen alacakların iflas masasına kaydedilmesi gerektiğini belirterek; açıklanan nedenlerle; ...'nin 2022/23 esas sayılı dosyasına sunulan 20 numaralı ve diğer başvurularına ilişkin reddine karar verilen alacaklardan dava dilekçesi ve ekinde yer alan tabloda belirtilen alacakların ve dolayısıyla sıra cetveline yapılan itirazların kabulü ile alacakların sıra cetveline kaydedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Eldeki dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz davasıdır. İİK'nın 235. maddesine göre, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223'üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302'nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 'Dava dilekçesinin içeriği' başlıklı 119. maddesinin birinci fıkrasında dava dilekçesinde 'açık bir şekilde talep sonucunun' bulunması gerektiği hükme bağlanmıştır (HMK m. 119/1-ğ). Zira talep sonucu bir davanın en önemli unsuru niteliğindedir. Gerçekten de, mahkemeler emredici nitelikteki HMK'nın 26. maddesi gereği taleple bağlı olup davacının talep sonucundan daha fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yine, iddianın genişletilip genişletilmediği ya da değiştirilip değiştirilmediği hususu talep sonucuna göre belirlenir. Keza derdestlik ve yargılama gideri dahi talep sonucuna göre belirlenmekte ve hesaplanmaktadır. Dolayısıyla davacının, nelerin hüküm altına alınmasını, davalının neye mahkum edilmesini istediğini somutlaştırması gerekir. Bu gereklilik davalıların HMK'nın 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde savunmalarını yapma imkanı bulabilmesi açısından da ayrı öneme sahiptir. Aynı şekilde HMK'nın 'Dava dilekçesinin içeriği' başlıklı 119. maddesinin birinci fıkrasında dava dilekçesinde 'iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin' belirtilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır (HMK m. 119/1-f). Buna göre, iddia olunan vakıaların ispatı için kullanılacak delillerin neler olduğu açıkça yazılmalıdır. Davacının genel ifadelerle delillerini belirtmek yeterli olmayıp, hangi delillere dayandığı dilekçeden açıkça anlaşılmalıdır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dilekçesi ve ekindeki klasörler incelendiğinde,... adına yapılan işçilik alacağı ödemelerinden, müflis şirketle akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında, müflis şirketin sorumlu olduğu belirtilerek, iflas masasına kaydı için başvuru yapıldığı, bu işçilerin bir kısmına ilişkin bir kısım Mahkeme kararlarının sunulduğu, bir kısım işçi yönünden herhangi bir Mahkeme kararı olmadan re'sen ödeme yapıldığının belirtildiği, bir kısmı işçi yönünden yapılan yapılan başvurunun ... tarafından hiç değerlendirilmediği ya da iflas masasına yapılan başvuru ile iflas masası kararlarının birbiri ile uyumlu olmadığı ve maddi hata yapıldığının belirtildiği, Mahkememizin 11/02/2025 tarihli ara kararı ile, davacı tarafa, "müflis şirket nezdinde çalışan işçilerin kimlik bilgileri ile liste halinde sunulması, bahse konu işçilerin müflis şirket nezdinde hangi dönem çalıştıkları, işçilere yapılan ödemenin hangi işçilik kalemine ilişkin olduğunun açıklanması, varsa Mahkeme kararları, takip dosyaları bilgilerinin bildirilmesi, işçi bazında yapılan ödemelerin liste halinde sunulması, yine ödeme belgelerinin işçi bazında ayrı ayrı gösterilerek liste halinde sunulması, hangi işçi yönünden hangi iflas masası kararına istinaden talepte bulunduğunun, işçi bazında ayrı ayrı açıklanması suretiyle netice-i talebinin bildirilmesi ve belirtilen hususlarda yazılı beyanda bulunulması amacı ile davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye uyulmadığı taktirde, HMK 119/1-2 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edilmiştir. Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere eldeki dava dilekçesi incelendiğinde, görünürde tek bir dava olduğu görülse de, aslında işbu davada işçi sayısı kadar dava bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, davacı işbu davada aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aynı dava dilekçesiyle ileri sürmüştür. Bu taleplerin her biri birbirinden bağımsız nitelikte olduğundan, davacı tarafından her bir talep için dava dilekçesindeki vakıaların ayrı ayrı belirtilmesi ve ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak eldeki dava dilekçesi ve ekindeki klasörler incelendiğinde, her bir talep için dava dilekçesindeki vakıalar ayrı ayrı belirtilmediği gibi, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği de açıkça belirtilmemiştir. Davacının birlikte ileri sürdüğü, aslında her biri ayrı bir davanın konusu olan talepleri arasında da hukuki veya ekonomik bir bağ bulunmamaktadır. Zira her bir işçinin davalı bünyesinde ...'lı olarak çalışıp çalışmadığı, çalışmışsa her bir işçi yönünden yapılan işçilik alacaklarına ilişkin ödemenin gerçek ödeme olup olmadığı, davalının bu ödemelerden sorumluluklarının hizmet alım sözleşmesi kapsamında bulunup bulunmadığı, hizmet alım sözleşmesinin tarafı olan davalının iflas etmesi nedeniyle, her bir işçi yönünden yapılan alacak kayıt başvurusuna istinaden İİK 235.maddesi anlamında kayıt kabul davasının yasal şartlarının oluşup oluşmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davacı tarafa "müflis şirket nezdinde çalışan işçilerin kimlik bilgileri ile liste halinde sunulması, bahse konu işçilerin müflis şirket nezdinde hangi dönem çalıştıkları, işçilere yapılan ödemenin hangi işçilik kalemine ilişkin olduğunun açıklanması, varsa Mahkeme kararları, takip dosyaları bilgilerinin bildirilmesi, işçi bazında yapılan ödemelerin liste halinde sunulması, yine ödeme belgelerinin işçi bazında ayrı ayrı gösterilerek liste halinde sunulması, hizmet alım sözleşmesinin hangi dönemine ilişkin rücuen tazminat talep edildiği ve hangi işçi yönünden hangi iflas masası kararına istinaden talepte bulunduğunun, işçi bazında ayrı ayrı açıklanması suretiyle netice-i talebinin bildirilmesi için süre verilmiş ancak verilen kesin süre içerisinde eksikliğin ikmal edilmediği, dava dilekçesinde talep sonucu ve dayanılan delillerin somutlaştırılması anlamında eksiklik bulunduğu, her biri birbirinden bağımsız taleplerin tek bir dava dilekçesinde ileri sürülmesinin yargılamanın sağlıklı yürütülmesine engel teşkil ettiği görülmekle, Mahkememizce 6100 sayılı HMK'nın 119/1-ğ, 119/1-f ve 119/2 maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-ğ, 119/1-f ve 119/2. maddeleri gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2- Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 3- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.25/03/2025 ...