İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/401 E. 2023/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/401
Karar No
2023/812
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/401 Esas KARAR NO : 2023/812 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - .... DAVALI : 1- ... - ... ... DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/08/2020 KARAR TARİHİ : 03/11/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız rekabetten kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, hakkında tefrik kararı verilen ....in 21.05.2012-26.05.2017 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını, 26.05.2017 tarihinde kıdem tazminatını alarak istifa ettiğini, bu süre içerisinde her yıl sözleşme imzalandığını, anılan çalışanın müvekkili nezdinde çalışırken imzaladığı yetkili şube sözleşmesi, güvenlik protokolü ve diğer sözleşmelerle müvekkili ile rekabet etmemeyi, çalışırken edindiği şirket içi bilgilerle müşteri bilgilerini saklayacağını ve menfaati için kullanmayacağını taahhüt ettiğini, ancak iş akdini sona erdikten sonra bu yükümlülüğe aykırı davranarak rekabet yasağını ve gizliliği ihlal ettiğini, müvekkili şirketin zarara uğramasına sebep olduğunu, davalıların da bu durumu bilmelerine rağmen ...'i sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yönlendirdiklerini, işten ayrıldıktan hemen sonra eski çalışanın müşteri bilgisi paylaşımı yaptığını, müvekkili ile çalışan müşterilerin, sigorta yenileme dönemi gelınce bu iki sigorta şirketine gittiklerini, işten ayrılmadan önce son 5 ayda toplam 739 sigorta poliçesi yaptığını, yenileme dönemi gelenlerden 429 kişinin bu diğer iki şirketle sözleşme yaptıklarını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabetin ihlal edildiği 26.05.2017 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... vekili, müvekkili ile davacı arasında rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesi bulunmadığını, herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacı ile çalışanı davalı arasındaki tüm sözleşmeler ve taahhütlerde taraf bulunmadıklarını, sigortalı tarafın dilediği sigorta acentesi ile sigorta poliçesi düzenleme hak ve yetkisine sahip olduğunu, bunun için sigorta acentelerinin hem kendi hem de başka bir sigorta acentesinin müşterileriyle ilgili olarak sürekli satış, reklam ve pazarlama faaliyetlerinde bulunduklarını, müvekkilinin ortağı olan Yusuf Sancı'nın asker emeklisi olması nedeniyle ....deki tüm askerlerin taşınır ve taşınmaz mallarıyla ilgili sigorta poliçelerini düzenlediklerini, davacının çalışanı .... ile aralarında bir menfaat ilişkisi olmadığını, kendisine prim ya da benzeri bir ödeme yapılmadığını, iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin ... genelinde faaliyet gösteren 30 sigorta şirketinin acentalığını yaptığını, 100 den fazla şubesi bulunduğunu, davalının eski çalışanı ...in kendileri nezdinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, kendisinden bir iş ya da poliçe talebinde bulunmadıklarını, bu kişi ile davacı arasındaki sözleşmelerden de haberleri olmadığını, taraf bulunmadıklarını, sigorta sektöründe müşterilerin sabit olamayacağını, en uygun fiyatı hangi şirket verirse oraya gideceklerini, bir müşterinin şirket değiştirmesinin, müşteri çalma anlamına gelmeyeceğini, davacı şirketin iş kaybının daha uygun bir fiyat verememesinden kaynaklandığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. KANITLAR: Dava, mahkememizin.... Esasında açılmış, mahkememizin 18/05/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince davacının, davalı şirketlere ilişkin davasının iş bu davadan tefrik edilmesi sonucu iş bu mahkememiz esasını almıştır. Davacı tarafça 02/08/2016 tarihli şirket içi mevzuat güvenlik protokolü, 27/06/2016 tarihli ihtar mektubu, 21/06/2016 tarihli savunma istemli yazısı, iş yeri disiplin yönetmeliği...Yetkili Şube sözleşmesi suretleri ibraz edilmiştir. .... Esas sayılı dosyası celbolunmuştur. ...Müdürlüğü'nden hakkında tefrik kararı verilen davalılar ....'ne ait sicil dosyaları celbolunmuştur. Taraf tanıkları dinlenmiştir. Sigorta mevzuata alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisinden kök ve ek raporlar alınmış, anılan raporda; dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, davacı tarafın defter ve belgeleri, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak 2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin poliçelerin incelendiği, davacının, hakkında tefrik kararı verilen davalı ....'in çalıştığı acentesindeki müşteri portföyünde olup diğer davalılarca çalışan davalının ayrılmasından hemen önce ve sonra yeni dönemde yapılan poliçelerin belirlendiği, yıllara göre davacı müşteri portföyünde kayda değer azalmaların tespit edildiği, 2016, 2017 ve 2018 yılları esas alındığında poliçe bitiminde 201 adet müşterinin davalı Yalsan, 153 adet müşterinin ise davalı.... firmasıyla sözleşmeler yaptıkları, buna göre davalı Yalsan'ın 22.566,16 TL, diğer davalının ise 18.116,16 TL komisyon geliri elde ettikleri hususları görüş olarak açıklamıştır. Davacı vekili, 16/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile istemiyle 40.683,01 TL maddi tazminatın aykırı eylemin gerçekleştiği 26/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacının sigorta acentesi olarak faaliyet gösterdiği, birden ziyade şubesinin olduğu, hakkında tefrik kararı verilen davalı .... sorumlusu olarak davacı nezdinde 21/05/2012-26/05/2017 tarihleri arasında çalıştığı, sonrasında ayrıldığı, gizlilik, rekabet etmeme v.s sözleşmelerinin de imzalandığı, davacının, anılan davalının faaliyet gösterdiği dönemde ve sonrasında davalılarla iş birliği içinde olarak müşteri portföyünü başkalarıyla paylaştığını, sadakat ve özen yükümlülüğünü, gizlilik sözleşmesini ihlal ettiğini, bunu davalı şirketlerle birlikte yaptığı, davalı şirketler ile çalışan davalıların işbirliği içinde olduğunu ileri sürdüğü, davalıların iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini savundukları hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, hakkında tefrik kararı verilen davacının eski çalışan davalının, davalı şirketlerle birlikte gerek davacı nezdinde çalıştığı sürece gerekse ayrıldıktan sonra, müşteri portföyünü davalı acenteler ve dava dışı başka acentelerle paylaşarak veya müşterileri yönlendirerek davacının zararına neden olup olmadığı ve eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında noktalarında toplanmaktadır. Dava, davacının çalışanı ... de dava edilerek açılmıştır. Ancak, anılan davalı ile davacı arasında hizmet ilişkisi olması, eylemlerin çalışma dönemini de kapsaması ve hizmet sözleşmesi sırasında sadakat yükümlüğünün ihlal edildiği iddiasının da bulunması nedeniyle bu davalı hakkındaki davada iş mahkemesi görevli olduğu sonucuna varılmış, hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiştir. Davalı şirketler ile davacı arasında sözleşmesel bir ilişki olmadığından ve haksız fiilin özel bir türü olan haksız rekabete dayanıldığından bu davalılar hakkındaki davaya devam edilmiştir. Haksız rekabet hükümlerinin konuluş amacı, dürüst ve bozulmamış rekabet düzenin korunmasıdır. TTK'nın 54/2. maddesinde haksız rekabet, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 55. maddesinde de başlıca haksız rekabet halleri sayılmış, ancak haksız rekabet halleri bunlarla sınırlandırılmamıştır. Somut olayda iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar, hakkında tefrik kararı verilen davacı çalışanına ilişkin sözleşmeler, tanık beyanları ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacı ile davalıların sigortacılık alanında faaliyet gösterdikleri sabittir. Sigortacılık alanında faaliyet gösteren şirketler açısından müşteri portföyünün varlığı ve artırılması önemlidir. Başta prim ücreti, ek teminatlar gibi avantajlar sağlayarak gerek tanıtım gerekse reklamlar yaparak bu portföyün artması için şirketlerin çaba gösterdikleri bilinir bir husustur. Öte yandan, müşterilerin de devamlı suretle güvendikleri acenteler vasıtasıyla sigorta sözleşmeleri imzalamaları eğilimleri olduğu gibi, sözleşme sonunda başta ekonomik nedenler olmak üzere daha avantajlı sözleşme arayışı içinde bulundukları da bir gerçektir. Dosya kapsamından, davacının müşteri portföyünün esas itibariyle ordu mensupları olduğu anlaşılmaktadır. Davalı Yalsan firmasının da ortakları arasında ordudan ayrılan kişinin varlığı kabul edilmiş, esasen anılan kişinin davacının eski çalışanı olduğu da bildirilmiştir. Davalılar ile hakkında tefrik kararı verilen davalı .... arasında başta hizmet olmak üzere başka bir hukuki ilişki belirlenmemiştir. Ancak, hakkında tefrik kararı verilen çalışanın....Şubesi'nin poliçe sayısının bu kişi ayrılmadan hemen önce ve sonra müşteri portföyünde azalma olmuş, diğer şubelerinde ise bir azalmaya rastlanılmamış, aksine artışlar bile tespit edilmiştir. O halde, davacının....Şubesindeki azalmanın doğrudan davacının ticari politikasıyla ilgili olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı müşterisi olup sözleşme sonrasında bu kadar sayıda müşterinin salt avantajlı imkanlar nedeniyle davalılarla sözleşme imzalaması da hayatın olağan akışına uygun bulunmamış, davacının çalışanı olan kişiyle davalılar arasında bir işbirliği olduğu sonucuna varılmıştır. Davalıların kendi aralarında bir bağlantıları tespit edilmemiştir. Hakkında tefrik kararı verilen davacının eski çalışanı ile davalıların ayrı ayrı ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Başka bir anlatımla, davalıların, davacının müşterilerini rekabet kurallarına aykırı şekilde ele geçirdikleri ve haksız rekabet yaptıkları tespit edilmiştir. O halde, davacının, davalıların eylemleriyle maddi zarara uğradığı kabul edilmelidir. Bu zarar, düzenlenen poliçeler nedeniyle elde edilecek komisyon tutarı kadardır. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere, yenilenen poliçelerden tamamının haksız rekabete dayalı olduğunu da kabul etmek doğru olmayacaktır. Zira, sözleşme serbestisi kapsamında ve başka nedenlerle müşterilerin davacı ile sözleşme yapmayacakları ve avantajlı yeni sözleşmeler akdetmeleri mümkündür. Bu nedenle, TBK'nın 50/2. maddesi uyarınca somut olayın özelliği, poliçe sayıları, bilirkişice tespit edilen komisyon bedeli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davacı zararının takdiren davalıların elde ettikleri gelirin 2/3 oranında olduğu kabul edilmiş, ayrıca davalıların eylemleri davacının ticari itibarını zedeleyeceğinden ve kusurlu bulunduklarından manevi tazminata hükmedilmesi koşullarının da oluştuğu sonucuna varılmış, tarafların ekonomik durumları, uğraş alanları, fiilin niteliği, paranın alımı gücü ve manevi tazminatın özelliği bir bütün olarak dikkate alınmış, ayrı ayrı 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, devam eden eylemin olmadığı, haksız rekabetin men'ini gerektiren durum tespit edilmediğinden bu istemin reddine karar verilmiş, devam eden eylem dikkate alınarak son poliçe düzenlenmesi ve davacının talebi dikkate alınarak temerrüt tarihi belirlenmiş, tacirler arası haksız fiil olduğundan avans oranında temerrüt faizine karar verilmiş, maddi tazminat istemi mahkeme takdiri ile tespit edildiğinden bu dava bakımından davalılar yararına vekalet ücreti tayin edilmemiş, davalıların, hakkında tefrik kararı verilen dava dışı kişiyle birlikte ayrı ayrı eylemleri ile haksız rekabet işledikleri dikkate alınarak bu kişi hakkında verilecek kararda tahsilde tekerrür olmaması da esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı ...’nin davacıya karşı haksız rekabetinin tespitine, 15.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın 26/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, anılan tazminatların tahsilinde .. Esasında kayıtlı davada hükmedilecek maddi ve manevi tazminat arasında tekerrür olmamasına, Davalı ...nin davacıya karşı haksız rekabetinin tespitine, 12.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, anılan tazminatların tahsilinde ... Esasında kayıtlı davada hükmedilecek maddi ve manevi tazminat arasında tekerrür olmamasına, 2-Alınması gerekli 1.980,99 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 780,93‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.200,06‬ TL harcın, 662,10 TL'sinin davalı ....den, 537,96‬ TL'sinin davalı....en alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 780,93 TL peşin ve ıslah harcının, 430,85 TL'sinin davalı ...’den, 350,08‬ TL'sinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) maddi tazminat davası nedeniyle 15.000,00 TL, manevi tazminat davası nedeniyle 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ..., maddi tazminat davası nedeniyle 12.000,00 TL, manevi tazminat davası nedeniyle 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş bulunduklarından AAÜT uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı ve bu nedenle davacı lehine hükmedilen miktar dikkate alınarak ayrı ayrı 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ayrı ayrı davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.945,7‬0 TL (54,40 TL başvurma harcı, 7,80 vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 383,5‬0 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 1.235,15 TL'lik kısmının, 681,46 TL'sinin davalı ....553,69‬ TL'sinin davalı .... Şti'den alınarak davacıya verilmesine, anılan giderlerin tahsilinde... Esasında kayıtlı davada hesaplanacak giderler arasında tekerrür olmamasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 2.640,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.675,90 TL'nin, 924,63 TL'sinin daval....den, 964,1‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, anılan giderin tahsilinde ....Esasında kayıtlı davada hesaplanacak giderler arasında tekerrür olmamasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/11/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/401, K. 2023/812, T. 03.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-401-e-2023-812-k-485e3122f5ed