İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/208 E. 2023/840 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/208
- Karar No
- 2023/840
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/208 Esas KARAR NO : 2023/840 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [... DAVALI : 2- ... - ... ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2021 KARAR TARİHİ : 13/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un, kendisine ait .... şase nolu, ...plakalı, ....marka 2014 model dolmuşun tam hisse ile malikiyken, dolmuşun yüzde 20 hissesinin satılması ve yüzde 80 hissesinin kiralanması konusunda davalı ... ile anlaştığını, anlaşılan hususların 03.04.2019 tarihli "Araç Satım Sözleşmesi" ile kayıt altına alındığını, iş bu sözleşmenin; "aracın %20'sinin 360.000 TL bedelle davalı ...'a satıldığı, aracın %80'inin işletme haklarının sözleşme tarihinden 4 yıl süreyle geçerli olmak üzere 120.000 TL bedelle davalı ...'a bırakıldığını, davalı ...'ın aracın işletme süresi boyunca aylık 7.200 TL ödeyeceğini, davalı ... tarafından sözleşme tarihinde 290.000 TL ödeme yapıldığını, geriye kalan 190.000 TL'nin ödemesinin ise araç üzerine davalı ... tarafından çekilecek kredi ile ödeneceğini, 350.000 TL bedelli bononun, aracın noterden devri davalı ...'a yapılmayacağı için teminaten davalı ...'a verileceğinin" şeklinde düzenlendiğini, müvekkilinin, davalı ...'ın yönlendirmesi ile, Vakıfbank'tan plaka işletme kredisi çektiğini, müvekkili tarafından sözleşmeye teminaten 03.04.2019 düzenleme tarihli, 8698521822724 nolu ve 350.000TL bedelli bono düzenlenerek davalı ...'a verildiğini, ancak davalı ... tarafından söz konusu sözleşme gereği müvekkiline toplam 290.000 TL ödeme ve bir aylık kira bedeli olan 7.200 TL tutarında ödeme yapıldığını, iş bu ödeme dışında ne kalan bedel ne de kredi ödemesi yapılmadığını, fakat sonrasında müvekkili tarafından davalı ...'a keşide edilen teminat senedinin, bono numarasının ve senedin teminat senedi olduğuna ilişkin yazının olduğu kısım kesilmek suretiyle senette tahrifat yapılarak diğer davalı ...'e ciro edildiğini, davalı ... tarafından da senedin ...sayılı takibe konu edildiğini, davalılar ... ve ...'ın yakın arkadaş olduklarını ve teminat senedinin muvazaalı olarak ciro edildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; müvekkilini... Esas sayılı dosyasından yapılan takipten dolayı herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, müvekkilinin .... Esas sayılı dosyasına konu 03.04.2019 düzenleme tarihli, ... nolu, 15.07.2019 vade tarihli ve 350.000TL bedelli tahrif edilmiş/sahte bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, takip çıkışı olan 404.000 TL üzerinden karşı yan aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde öne sürülen tüm iddiaların gerçek dışı olduğunu, bonoda sahtecilik yapıldığı veya senedin bir kısmının kesildiği iddiasının doğru olmadığını, senetin davacı borçlu tarafından tanzim edilerek kendisine verildiğini, sadece arka tarafında kendisi tarafından yapılan cirodaki imzasının kendisine ait olduğunu, diğer davalı ...'den 350.000,00 TL borç para aldığını, karşılığında davaya konu senedi ciro ederek verdiğini, ...'e olan borcunu ödeyemeyince, senedi ...'in takibe koyduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bononun tüm yasal unsurları taşıdığını, davacı borçluya ödeme emrinin 09.12.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı borçlunun yasal itiraz süresi içerisinde, bononun kambiyo vasfına haiz olmadığına veya imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin hiç bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle bononun kambiyo vasfına haiz ve bonodaki imzanın davacı borçluya ait olduğunun hukuken sabit olduğunu, dava dilekçesinde öne sürülen tüm iddiaların gerçek dışı olup, bonoda sahtecilik yapıldığı veya bononun bir kısmının kesildiği iddiasının doğru olmadığını, bononun, davacı borçlu tarafından tanzim edilmiş diğer davalı borçlu tarafından ciro edilerek müvekkiline verilmiş olduğunu, müvekkili tarafından da icra takibine konu yapıldığını, müvekkilinin, davalı ...'ı daha önce hiç tanımadığını, kendisi ile hiç bir ticari alışverişi olmadığını, müvekkilinin, arkadaşı olan ...un 2019 yılı Mayıs ayında bir tanıdığının ( ...'ın ) paraya ihtiyacı olduğunu, zor durumda bulunduğunu, tanıdığına yardım etmesi konusunda ricada bulunması ve sözlü kefilliği neticesinde, davalı borçlu ...'a 350.000 TL borç para verdiğini, bononun ciro edilerek müvekkiline verilmesinin nedeninin de bu olduğunu, müvekkilinin, ...'a 2019 yılı Mayıs ayında 350.000 TL ( 170.000 TL ve 180.000 TL olarak ) borç olarak verdiği bu parayı 30.06.2019 tarihinde geri ödemesi şartı ile verdiğini, davalı borçlu ...'ın, ...'dan alacaklı olduğunu, bu alacağına karşılık 03.04.2019 tanzim 15.07.2019 vade tarihli 350.000 TL tutarında bir bono aldığını, bu bonoyu müvekkilden aldığı 350.000 TL borcuna karşılık müvekkiline verebileceğini söyleyerek dava konusu bonoyu 2019 yılı Mayıs ayında ciro ederek müvekkiline verdiğini, davalı borçlu ...'ın, 30.06.2019 tarihi olan ödeme günü gelmesine rağmen borcunu ödemediğini, müvekkilinin de, alacağını almak amacıyla .... Sayılı dosyası ile keşideci ... ve lehtar ... aleyhine icra takibi başlattığını, davacı borçlu tarafından, dava konusu bononun teminat bonosu olduğunun iddia edildiğini, kambiyo senetlerinin en önemli özelliğinin illiyetten mücerret olmaları olduğunu, dava konusu bonoda ihdas nedeni olarak hiç bir olay veya emare belirtilmediğini, kayıtsız ve şartsız ödeme taahhüdü söz konusu olduğunu, davacının iddia ettiği olayları kati deliller ile ispat etmesi gerektiğini, dava kambiyo senedinden kaynaklı para alacağı olduğundan tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, davacının iddialarını HMK 200. Maddesi gereğince yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, dava konusu senet metninde teminat bonosu olduğu veya neyin teminatı olduğu yönünde hiç bir kayıt veya emara söz konusu olmadığını, keşideci davacı ile lehtar davalı arasındaki olası defi veya iddiaların iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. .... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından, borçlular ... ve ... aleyhine, "350.000 TL bedelli, 03/04/2019 tanzim tarihli, 15/07/2019 vadeli senet" dayanak gösterilerek, toplam 404.000 TL alacağın tahsili amacı ile kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takibi başlattığı, borçlular tarafından takibe itiraz edilmediği görülmüştür. .... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacı ...'un şikayeti üzerine, ... ve ... hakkında, kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık, resmi belgeyi bozma suçlarından cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; ... ve ... üzerine atılı suçların işlendiğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraatlerine karar verildiği görülmüştür. 21/01/2022 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişiye ait raporda özetle; inceleme konusu 350.000 TL'lik senedin doldurulmuş bölümlerinde, silinti, kazıntı, sürşarj gibi değişiklik yapıldığını gösterir bulgular saptanmadığı, ancak senedin sol düşey kenarının forma kesim olmadığı, sol düşey kenarda, düşey kenara paralel dikdörtgen biçimindeki desenden sonraki orijinal senet bütününü oluşturan uzantı bölümünün, makas benzeri kesici aletle gayrimuntazam olarak kesilerek bütünden ayrılmış olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 12/09/2023 tarihli nitelikli hesap bilirkişisine ait raporda özetle; ...'un,...le imzaladığı (tarih atılmamış) Ticari Ürün ve Hizmet Paket Sözleşmesi ve Ticari Geri Ödeme Planı kapsamında, bankadan, 12.07.2019 tarihinde 48 ay vadeli aylık %1,83 akdi faiz oranı ile 198.000,00 TL tutarlı... nolu Plaka İşletme Kredisi kullandığı, söz konusu krediye teminat olarak sahibi olduğu ... araç tipi 06 J 1678 plakalı minibüs aracını 23.10.2015 tarihinde bankaya rehin olarak verdiği, söz konusu kredinin 26.04.2021 tarihinde ödenmek üzere erken kapatıldığı, araç rehinin ise 29.12.2021 tarihinde kaldırıldığı tespitlerinin yapıldığı, 03.04.2019 düzenleme tarihli, .... nolu ve 350.000TL bedelli bononun davacı ... tarafından düzenlenerek davalı ...'a verildiği, senedin teminat amacı ile verilip verilmediği, senet üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı, bu suretle davacının senet nedeni ile borçlu olup olmadığı hususlarındaki hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. HMK'unun 169.maddesi uyarınca, davacı ve davalı asilin isticvabına karar verilmiş olup, davalı asil ... katıldığı duruşmada; "davacı tarafla araç satışına ilişkin bir sözleşme yaptığım doğrudur, bu sözleşmeye göre aracın %20'sinin satışı davacı tarafından yapılacaktı ancak yapmadı, ben ise kendisine nakit olarak 350.000 TL ödedim, ancak o aracın satış bedelini gerçekleştirmedi, benim namıma kredi çekmemiştir, o araç satışı ve devri gerçekleşmediği için herhangi bir kredide çekilmemiştir, davacının iddialarını kabul etmiyorum, sözleşmeye göre 2 ay içerisinde aracın satışının yapılmaması halinde paramı ödeyecekti, ne satışı yaptı ne paramı ödedi, bu nedenle bana dava konusu senedi vermiştir, ayrıca ... da duruşmaya gelmeyerek yargılamayı uzatmaktadır, senet altındaki imza davacıya aittir, aksi yöndeki iddia doğru değildir, mahkemenizce tarafıma gösterilen 03/04/2019 tarihli protokolün taraflar arasında düzenlendiği doğrudur, ancak protokolde öyle geçse bile senet teminat olarak verilmemiştir," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı asil adına isticvap davetiyesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ancak davacı asil duruşmaya katılmamıştır. Davacı tanığı ... katılmış olduğu duruşmada; "ben 03/04/2019 tarihli sözleşme tanzim edilirken taraflar yanında hazır bulunuyor idim, sözleşme altında benimde imzam mevcuttur, bu sözleşme ile dolmuşun %20'sini davalı ... aldı, %80'ini ise kiraladı, kendi şahsi sebeplerinden dolayı %20'sini resmi olarak devralamadığı için davacı ...'nin ona bir teminat senedi verdiğini biliyorum, hatta sözleşmeye de senedin teminat senedi olduğu belirtildi, seri numarası belirtildi, senedin başka bir amaçla kullanılamayacağı tahsil edilemeyeceği sözleşmeye şerh düşüldü, kredi çekilmesine ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, ayrıca senedin sol tarafında seri numarası belirtilmişti, bu durum sözleşmeye de geçilmişti, senedin üzerine teminat senedi olduğu yazılmadı, sadece sözleşmeye teminat senedi olduğu seri numarası ile birlikte belirtildi, senedin bedeli 350.000 TL olarak belirtildiğini hatırlıyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, .... E.sayılı takip dosyasına konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın senedin teminat amacı ile verilip verilmediği, senet üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı, bu suretle davacının senet nedeni ile borçlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Borçlu bononun teminat senedi olduğunu ve bedelsiz olduğunu yazılı delil ile ispatlamalıdır. Somut davada, davacı taraf, davalı ... ile akdedilen 03/04/2019 tarihli sözleşmeye istinaden, takibe konu senedin teminat olarak verildiğini ve senedin bono numarasının ve teminat senedi olduğuna ilişkin yazının olduğu kısmın kesilerek, senette tahrifat yapıldığını iddia etmiştir. Dosya kapsamına alınan 21/01/2022 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişiye ait rapor ile, senedin sol kenarının, makas benzeri kesici aletle gayrimuntazam olarak kesilerek bütünden ayrılmış olduğu tespit edilmiş ise de; kesilen kısımda senedin teminat senedi olduğuna dair şerh bulunup bulunmadığı belirsiz olup, davacı tarafça bu hususta yazılı delil de sunulmamıştır. Bu hususta tanık beyanları yeterli görülmemiş ve ....Esas sayılı dava dosyasında da, aksi yönde bir tespiti içerir karar verilmemiştir. Diğer taraftan, takibe konu senedin teminat senedi olduğunun kabulü halinde dahi, 03/04/2019 tarihli sözleşmede düzenlenen, "....aracın tamamının %20'lik kısmı ... tarafından, ...'a devir işlemi gerçekleştiğinde senet hükümsüzdür. Satış gerçekleşmediği taktirde senet üzerinde yazan miktar 350.000 TL ...'a verilen senet tahsil işlemlerini ... yetkilidir." hükmü doğrultusunda, davacı taraf yükümlülüğünde olan, araç devri yapılmadığından, senedin geçerli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Davalı ... ise, iyiniyetli hamil konumunda olup, keşideci davacı, lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ilerini, iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gibi, hamilin senedi devralırken bile bile keşideci davacının zararına hareket ettiğini takip hukuku açısından geçerli bir belge ile kanıtlayamamıştır. Davacı tarafa son olarak yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmış olup; davacı vekilinin yemin teklifi üzerine; Davalı asil ... katıldığı duruşmada, " 03/04/2019 tarihli sözleşmeyi davacı ile akdettiğim doğrudur, daha önce de beyan ettiğim üzere bu sözleşmeye göre araç devri davacı tarafça gerçekleştirilecekti, araç devri yapılmadı, aynı zamanda sözleşmeye göre ödeme yapılması gereken tutar tarafıma ödenmedi, bu senet teminat amaçlı olarak düzenlenmemiştir, davacının iddialarını kabul etmiyorum", Davalı asil ..., " benim diğer davalı ... ile davacı arasındaki ticari ilişkiden bilgim yoktur, ben dava dışı Raşit Kapusuz'a borç para vermiştim, Raşit de diğer davalı ...'in arkadaşıdır, bu borca istinaden Yüksel bana davaya konu olan senedi vermiştir, bende borç ödenmeyince senedi takibe koydum," şeklinde yeminli olarak beyanda bulunmuş olup, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. İİK 72/4 maddesinde, " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik....md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü bulunmaktadır. Dosya kapsamında, 29/12/2021 tarihli ara karar ile, icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğinden, anılan yasa hükmü gereğince, talep eden davalı ... lehine senet tutarının %20'si oranında tazminata karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 maddesi uyarınca 70.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 3-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 6.899,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.629,46 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 62.560,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 1.360,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸