İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/455 E. 2022/909 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/455
Karar No
2022/909
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/455 Esas KARAR NO : 2022/909 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : .... DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - [... DAVA : İtirazın İptali ...) DAVA TARİHİ : 09/08/2019 KARAR TARİHİ : 26/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunalan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 06.11.2017 tarihinde iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği sözleşme tarihinden itibaren iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini verebilmek amacıyla, müvekkili şirketin öncelikle ....'ye, Çalışma Bakanlığı İSG-Katip sistemi üzerinden A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli ataması yapıldığını, ardından İskenderun'da bulunan şantiyeye, ataması yapılan uzman kişiler ve şirket yetkililerinden oluşan bir heyet gönderilerek çalışanların eğitiminin A sınıfı iş güvenliği uzmanı tarafından verildiğini, işe giriş muayenelerinin ise diğer sağlık personelinin çalışanları kayıt altına alması ile birlikte işyeri hekimi tarafından yapıldığını, ayrıca işe giriş muayenesi yapılan çalışanlar için sözleşmeye göre gezici sağlık aracı gönderilerek tam tetkik olmak üzere her türlü labaratuvar hizmetlerinin verildiğini ve bedeli davalı şirkete kesilen faturasına yansıtılmak üzere müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ardından müvekkili şirket tarafından saha denetimi yapılıp görülen eksikliklerin raporlandığını, risk değerlendirmesi, acil eylem planları ve yangın planları ile birlikte yıllık eğitim faaliyetleri de planlanarak kayıt altına alındığını, ilk ziyaretin ardından aylık olarak düzenli bir şekilde rutin ziyaret planlaması yapılarak ziyaretlerin aynı heyet tarafından gerçekleştirildiğini, tüm bu düzenli faaliyetlerin karşılığında sözleşmenin 8. maddesine göre, işçi sayısının düşük olabileceği göz önüne alınarak Aralık 2017, Ocak 2018, Şubat 2018 tarihlerinde olmak üzere ilk 3 ay aylık 15.000 TL KDV, kalan 9 ayda ise Mart 2018'den başlayarak aylık 20.000 TL KDV tutarında bir ücretle sözleşme imzalandığını, davalı ile sözleşme imzalandıktan ve hizmet verilmeye başlandıktan sonra davalı şirket yetkilisi ile yapılan karşılıklı görüşmelerde ödeme yapılacağı bildirilmesine rağmen hiçbir şeklide ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmayınca ... 4. İcra Müd. 2018/8215 Esas sayılı icra takip dosyası ile aşağıda belirtilen faturaların tahsili için ödem emri gönderildiğini, davalı şirketin ödeme emrine itiraz ederek takibin durdurulduğunu, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini belirterek, ... 4. İcra Müd. 2018/8215 E. sayılı icra takip dosyasına konu müvekkili firma tarafından yapılan işlerin ve verilen hizmetin karşılığı olarak davalı-borçluya kesilen ve müvekkili şirket tarafından Gelir ve Kurumlar vergisi peşin ödenen faturaların; 1-30.11.2017 tarih 067273 nolu (24 günlük) fatura 12.000+ %18 KDV = 14.160.- TL 2-15.12.2017 tarih 067287 nolu (Aralık) fatura 15.000 + % 18 KDV = 17.700.- TL 3-31.01.2018 tarih 067294 nolu (Ocak+LabHiz) fatura 18.850 +%8+ 18 KDV=22.243.- TL 4-28.02.2018 tarih 067307 nolu (Şubat) fatura 20.000 + % 18 KDV = 23.600.- TL 5-30.03.2018 tarih 067330 nolu (Mart) fatura 20.000 + %18 KDV = 23.600.- TL Olmak üzere toplam 101.303,00 TL olduğunu, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalının .... ... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve hukuksuz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, alacak likit olduğundan kötü niyetli davalının takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacı .... ile müvekkili şirketin.... Parselde devam eden Altınvadi İnşaat Projesi için, iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak için anlaştığını, ancak davacı tarafın hiçbir taahhüdünü yerine getirmediğinden, müvekkili şirketin 11/05/2018 tarihi itibariyle ... ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aralarındaki ticari ilişkiyi sonlandırdığını, davacı tarafın daha sonra ....16/08/2018 tarih ve 239 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, müvekkili şirketin söz konusu ihtarnameye de .... 04/09/2018 tarih ve 14240 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, davacı tarafın müvekkiline iş sağlığı ve güvenliği hizmeti vermediği halde, faturalar düzenlediğini ve hakkında icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin söz konusu haksız icra takibine itiraz ettiğini, davacı tarafın müvekkiline hiçbir iş sağlığı ve güvenliği hizmeti vermediğini bu nedenle de müvekkili şirketle aralarında herhangi bir ticari ilişki kalmadığına ilişkin ihtarname keşide edildiğini, müvekkili şirketin daha sonra 04/06/2018 tarihinde başka bir İş Sağlığı ve Güvenliği şirketi ile anlaşarak, başka bir firmadan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak durumunda kaldığını belirterek haksız ve mesnetsiz davasının ve icra inkar tazminatı talebinin reddini talep etmiştir. DELİLLER: 06/11/2017 tarihli iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesi, tarafların ticari defter ve belgeleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünden alınan yazı cevapları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Davanın, iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı dolayısıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, davacı şirket tarafından 06/11/2017 tarihli iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesi ve bu kapsamda 5 adet fatura dolayısıyla asıl alacak ve fer'ileri bakımından toplam 105.465,29-TL için .... ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davalı tarafça 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesi hükümlerine göre bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf; sözleşme gereğince Çalışma Bakanlığı İSG-Katip sistemi üzerinden A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli ataması yapıldığını, ardından İskenderun'da bulunan şantiyeye, ataması yapılan uzman kişiler ve şirket yetkililerinden oluşan bir heyet gönderilerek çalışanların eğitiminin A sınıfı iş güvenliği uzmanı tarafından verildiğini, işe giriş muayenelerinin ise diğer sağlık personelinin çalışanları kayıt altına alması ile birlikte işyeri hekimi tarafından yapıldığını, ayrıca işe giriş muayenesi yapılan çalışanlar için sözleşmeye göre gezici sağlık aracı gönderilerek tam tetkik olmak üzere her türlü labaratuvar hizmetlerinin verildiğini ve bedeli davalı şirkete kesilen faturasına yansıtılmak üzere müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ardından müvekkili şirket tarafından saha denetimi yapılıp görülen eksikliklerin raporlandığını, risk değerlendirmesi, acil eylem planları ve yangın planları ile birlikte yıllık eğitim faaliyetleri de planlanarak kayıt altına alındığını, ilk ziyaretin ardından aylık olarak düzenli bir şekilde rutin ziyaret planlaması yapılarak ziyaretlerin aynı heyet tarafından gerçekleştirildiğini, sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiğini ve bu kapsamda; 1-30.11.2017 tarih 067273 nolu, 14.160.- TL bedelli, 2-15.12.2017 tarih 067287 nolu, 17.700.- TL bedelli, 3-31.01.2018 tarih 067294 nolu, 22.243.- TL bedelli, 4-28.02.2018 tarih 067307 nolu, 23.600.- TL bedelli, 5-30.03.2018 tarih 067330 nolu, 23.600.- TL bedelli, Olmak üzere toplam 101.303,00 TL 'lik fatura düzenlediğini, bu faturaları BS formu ile vergi dairesine bildirerek ticari defter ve belgelerine kaydettiğini, ancak fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise; davacı tarafça herhangi bir hizmet sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddini talep etmiştir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının sözleşme kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verme edimini yerine getirip getirmediği, davalı tarafın davacı şirketten iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alıp almadığı, takibe konu faturaların bu kapsamda düzenlenip düzenlenmediği, fatura bedellerinin ödenip ödenmediği, faturaların tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığı, takibe konu faturalar ve sözleşme dolayısıyla davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı Tanığı ... Mahkemenin 18.01.2021 tarihli duruşmasında verdiği ifadesinde; "Ben 2018 yılından beri davacı şirketin muhasebe bölümünde çalışmaktayım. Bu nedenletaraflar arasındaki uyuşmazlığı biliyorum. Davacı şirket davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği hizmeti vermektedir. Buna ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşme vardır. Buna istinaden iş güvenliği uzmanları davacı tarafından bilgisayar sisteminden davalıya hizmet vermek üzere atanmıştır. Bu hususu bende biliyorum. Muhasebe bölümünde olduğum için atama işlemlerini iyi biliyorum. Ancak davacı tarafça söz konusu sözleşme kapsamındaiş güvenliği ve sağlığı hizmetinin davalı tarafa verilip verilmediğini, şirketteki pozisyonum gereği bilemiyorum. Ancak bu hususta faturalar muhasebe bölümümüzce düzenlenip davalı tarafa gönderilmiştir.Davalı şirketin yetkilileriyle işimgereğince görüştüğümde faturaların davalı şirketin kayıtlarına işlendiğini söylüyorlardı. Davalı taraf söz konusu faturalara itiraz da etmemiştir. BA ve BS formları ile de vergi dairesine davalının da bildirdiğini yine davalı şirketin çalışanlarından teyit ediyorduk, onlarda bu durumu teyit ediyordu. Sonuç olarak fatura bedeline itiraz edilmediği halde ödeme yapılmamıştır. Bilgim bu kadardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünden alınan 02.02.2021 tarih E-48236449-576.02.05[209.01.01]-223068 sayılı yazıda; "İSG profesyonellerinin sözleşme bildirimlerine ilişkin iş ve işlemlerin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla Genel Müdürlüğümüzce İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı (İSG-KATİP) oluşturulmuştur. Söz konusu program kayıtlarında yapılan incelemede adı anılan OSGB, 29/03/2013 yetki belgesi tarihi ve 527 yetki belgesi numarası ile ... ilinde Genel Müdürlüğümüz tarafından yetkilendirilmiş 02/04/2019 tarihinde yetki belgesi iptal edilmiştir. Bununla birlikte, 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin beşinci fıkrasında "OSGB'ler kuruldukları il ve sınır komşusu illerde hizmet sunmaya yetkilidir. Sınır illerin dışında hizmet verilebilmesi için, bu Yönetmelikte belirtilen şartları sağlayarak o illerde şube açılması zorunludur. Ancak niteliği gereği birden fazla ilde yürütülmesi gereken raylı sistem, yol ve nakil hattı inşası veya bakımı ve onarımı gibi işlerde hizmet alınan OSGB'nin işin yapıldığı illerden herhangi birisinde yetkilendirilmiş olması yeterlidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm kapsamına girmeyen işler haricinde OSGB'ler yetki almadığı il ve sınır komşusu iller dışında hizmet verememektedir." hususları, yine İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünden alınan 06.07.2021 tarih E-48236449-576.01.01-17488 sayılı yazıda; "İSG profesyonellerinin sözleşme bildirimlerine ilişkin iş ve işlemlerin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla Genel Müdürlüğümüzce oluşturulan İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı (İSG-KATİP) kayıtlarında yapılan inceleme sonucu ... T.C. Kimlik numaralı ...' e ait 24/11/2017 tarihli personel görevlendirme detay raporu ekte mahkemenize gönderilmektedir." denilmiştir. ...' e ait 24/11/2017 tarihli personel görevlendirme detay raporu incelendiğinde; ... TC Kimlik Numaralı A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ... ile 4.4120.1.1.1077423.31.5.72.0 SGK Sicil numaralı .... arasında imzalanmış olan sözleşmenin türünün "Hizmet Alan İşyeri ile İş Güvenliği Uzmanı Arasındaki Sözleşme" olduğu, anılan sözleşme ile ...'in 24.11.2017 ile 21.05.2018 tarihleri arasında ....'nin 4.4120.1.1.1077423.31.5.72.0 SGK Sicil numaralı işyerinde görevlendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır." hususları belirtilmiştir. Taraflar arasında 06.11.2017 tarihinde iş sağlığı güvenliği hizmet sözleşmesi imzalandığı, Sözleşmede; davalı ...Ş.'nin işveren, davacı ....'nin ise yüklenici olarak tanımlandığı, Sözleşmenin kapsamının; yüklenici adına görevlendirilen iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından işverene ait ilgili adresteki idari binalarında iş sağlığı ve güvenliği konusunda verilecek olan hizmeti kapsayacağı, Sözleşmenin konusu ise; "...'nin yürüttüğü projelerde yüklenici firmanın iş bu sözleşme ile işverenin merkez ofis yanında kayıtlı diğer işyerlerinde de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili diğer kanunlar ile bu kanunlar kapsamında düzenlenmiş tüzük, yönetmelik ve tebliğ hükümlerinin gerekli kıldığı iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kanunların öngördüğü saatler süresince görevlendireceği işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ve/veya gerek görülmesi halinde diğer sağlık personeli vasıtasıyla yerine getireceğini, işveren firma da verilen hizmet karşılığında bu sözleşmede öngörülen ücreti ödeyeceğini peşinen kabul ve taahhüt ettiği, iş bu sözleşmenin konusunu oluşturan hizmetlerin yüklenici firmanın belirlediği yıllık çalışma planı doğrultusunda gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır. Taraflarca sunulan deliller ve taraflara ait ticari defter ve belgeler de incelenmek suretiyle rapor düzenlenmek üzere dosya mali müşavir bilirkişi ve A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş olup, alınan bilirkişi raporu ve ek rapor ile de belirlendiği üzere; davalı şirket tarafından ilgili ticari defter ve belgelerin sunulmaması nedeniyle inceleme ve tespit yapılamadığı, öte yandan davacı şirketin ticari defterlerinin tasdikine ilişkin tespit yapılamadığı, davacı şirket muavin defter ve kayıtlarına göre; davacı şirket tarafından, davalı şirkete 5 adet toplam 101.303,00.-TL tutarında fatura düzenlendiği, ilgili faturaların ticari defterlerine kayıt yapılarak, bağlı olduğu Vergi Dairesine BS Formları ile beyan edildiği, davacı şirketçe, davalıdan yapılan herhangi bir tahsilat kaydının olmadığı belirlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflara arasındaki sözleşme ve uyuşmazlık; 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde incelendiğinde, davacı şirketin; İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından 29/03/2013 yetki belgesi tarihi ve 527 yetki belgesi numarası ile ... ilinde yetkilendirilmiş olduğu, dolayısıyla sadece ...'da ve ...'ya komşu illerde hizmet verebileceği, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile dosya kapsamında yer alan diğer delillere göre; davalı şirket tarafından 4.4120.1.1.1077423.31.5.72.0 SGK Sicil numarasıyla...ilinde yürütülen işin, dosyaya davacı tarafça sunulan fotoğraflar göz önünde bulundurulduğunda, niteliği gereği birden fazla ilde yürütülmesi gereken raylı sistem, yol ve nakil hattı inşası veya bakımı ve onarımı gibi işlerden olmadığı, konut inşaatı olduğu, bu kapsamda, davacı şirketin; davalı şirket tarafından 4.4120.1.1.1077423.31.5.72.0 SGK Sicil numarasıyla...ilinde yürütülen inşaat işyerinde hizmet vermeye yetkisinin bulunmadığı, yine taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin İSG-KATİP sistemi üzerinden yapılmadığı, dolayısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği açısından geçerli bir sözleşme olmadığı, ...' in, arada herhangi bir OSGB olmaksızın kendi adına 24.11.2017 ile 21.05.2018 tarihleri arasında davalı şirketin 4.4120.1.1.1077423.31.5.72.0 SGK Sicil numaralı işyerinde görevlendirilmiş olduğu, buna göre davacı şirket tarafından davalı şirkete geçerli bir sözleşme ile iş güvenliği ve sağlığı hizmeti verdiği hususunu ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 80,70-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.202,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.121,98-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 16.195,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 7-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın REDDİNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...ne istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2022 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/455, K. 2022/909, T. 26.12.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-455-e-2022-909-k-3a1003f7007b