İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/841 E. 2025/234 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/841
- Karar No
- 2025/234
- Karar Tarihi
T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/841 Esas - 2025/234 T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/841 Esas KARAR NO : 2025/234 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2024 KARAR TARİHİ : 28/03/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 25/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ... ... ... 'nın yer aldığı, adi ortaklık adına müvekkil aleyhine takip başlatıldığı ve davanın da aynı şekilde adi ortaklı tarafından ikame edildiği görülmektedir. Davacı olarak görünen tarafın bir tüzel kişiliği ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesinin gerektiğini, Davacı tarafça başlatılan icra takibinin, arabuluculuk görüşmesinin ve davanın usule uygun olduğunun söylenmesinin mümkün olmadığını, Davanın öncelikle bu nedenle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, Müvekkil firma hazır yemek sektöründe faaliyet gösteren bir şahıs şirketi olduğunu, Davacı ise ... .... ... ... ... ... inşaatı işinde yüklenici olarak iş yapan bir firma olduğunu, Taraflar arasındaki "Yemek Alım Hizmet Sözleşmesi"nin Tarafların Yükümlülükleri başlıklı 5. Maddesi uyarınca; davalının Aydın ilinde yüklenicisi olduğu Adnan Menderes Üniversitesi KYK yurt yapım şantiyesine günlük 3 öğün yemek hizmeti, yemek alanı olarak kullanılacak konteyner; içinde masa, sandalye, su sebili, buzdolabı sağlamayı taahhüt ettiğini, bu sözleşme kapsamında müvekkil, sözleşme süresi boyunca gerekli yemek hizmetini ve yemek alanını sağladığını, Müvekkilinin davalı tarafa yemek servisi ve 2 adet konteynerle yemek yenilecek alan temini sağladığını ancak davacının bu konteynerleri sözleşme süresinin sonunda müvekkile iade etmediğini,Davacı taraf, müvekkile fazla ödeme yapıldığını ve bu fazla ödemenin icra takibine konu edildiğini ileri sürmekteyse de bu yöndeki iddianın ispat edilmesi gerektiğini, müvekkiline fazladan yapılan bir ödeme olmadığını, işbu sebeplerden ötürü Davanın öncelikle USULDEN, aksi kanaat halinde ESASTAN reddini, davacı üzerine %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi kapsamında davacının davalıyla yapmış olduğu fazla ödemenin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; aktif husumet dava ehliyeti, davacının fazla ödeme nedeniyle davalıdan takibe konu alacağının olup olmadığı, varsa miktarının tespiti, davalının itirazında haklı olup olmadığı, takas - mahsup defi, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/69087 esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde, davacı iş ortaklığının alacaklı olduğundan bahisle iş ortaklığı tarafından, davalıya yönelik genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, tebligatın davalıya yapıldığı, davalı vekili tarafından takibe itiraz edildiği, icra dairesi tarafından itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nin Adi Ortaklık Sözleşmesinin tanımının yapıldığı 620. maddesi "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır." hükmünü içermektedir. Dava şartları 6100 sayılı HMK'nin 114. maddesinde sayılmıştır. Kanunun 114/1-d maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları gerekmektedir. Taraf ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Bu kapsamda ise sadece gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti bulunmaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Adi ortaklıkta ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm mal varlıkları ile birlikte sorumludurlar. Adi ortaklığın aktif - pasif takip ve dava ehliyeti bulunmadığından adi ortaklık aleyhine açılan davalar ile yapılan takiplerde husumetin tüm ortaklara yöneltilmesi zorunludur. Adi ortaklık hakkında başlatılan takiplerde de takibin adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkında başlatılmış olması gerekmektedir. Adi ortaklığın taraf olarak gösterilmesi suretiyle başlatılan takipler ise usulüne uygun bir takip değildir. İtirazın iptali davaları ise takip hukukundan kaynaklanmaktadır ve icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak başlatılmış ve itiraz üzerine durmasına karar verilmiş bir takibin bulunması itirazın iptali davaları yönünden dava şartı niteliğindedir (Yargıtay 15. HD. 03/10/2018 tarih, 2018/2783 e, 2018/3547 k; ... BAM 15. HD. 26/02/2019 tarih, 2018/1527 e, 2019/421 k). Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davaya konu icra takibinin adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından başlatılması gerekirken taraf ve takip ehliyeti bulunmayan iş ortaklığı tarafından başlatıldığı, itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde başlatılmış usulüne uygun ve itiraz üzerine duran takibin bulunmasının dava şartı niteliğinde olduğu, takibin taraf ehliyeti bulunmayan davacı iş ortaklığı tarafından başlatıldığı ve bu aşamada tamamlanması mümkün olan dava şartlarından olmadığı, bu hali ile davacının taraf ehliyetinin bulunmadığı, dava şartlarının her aşamada mahkeme tarafından incelenmesinin gerektiği anlaşıldığından HMK'nin 114/1-d, 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1)Davanın HMK'nın 114/1-d, 115/1-2 maddeleri uyarınca taraf ehliyeti (aktif husumet) dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 4.679,83 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla 4.064,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 21.602,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2025