İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/719 E. 2024/714 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/719
Karar No
2024/714
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Karar Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/719 Esas KARAR NO : 2024/714 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : TAPU İPTALİ VE TESCİL - ALACAK DAVA TARİHİ : 24/01/2023 KARAR TARİHİ : 31/10/2024 YAZIM TARİHİ : 01/11/2024 Mahkememizde açılan Tapu İptali Ve Tescil ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili ; Müvekkilinin 2017 yılına kadar Kuruyemiş ticareti ile uğraşan bir şahıs olduğunun, dava dışı şahıslar ile arasında, ... .... .... mahallesi' nde bulunan bazalt maden ocağının devri konusunda anlaştıklarının, taraflar aralarında maden sahası, madenin işletme ve demirbaşlarının devri karşılığı olarak nakit, senet ve müvekkile ait bir kısım gayrımenkullerin devri konulu karşılıklı sözleşmeler imzalandığının, Müvekkil ile ilgili sözleşme gereğinin yerine getirmesine rağmen, sözleşmelerin karşı tarafları edimlerini yerine getirmediklerinin müvekkilinden almış oldukları ileri vadeli senet ve çekler hakkında icra takibi yapılmasına neden olduklarının, müvekkilinin banka hesapları da dahil olmak üzere menkul-gayrimenkul bütün mal varlığına haciz uygulandığının, tedbir konulduğunun, sözleşme gereği devredilecek maden ve demirbaşlar devredilmediğinin, ihtiyati haciz ve tedbirler nedeniyle ticari hayatının tamamen bittiğinin, bütün mallarına haciz ve tedbir uygulandığının, hukuki yolların yargı harç ve giderlerinin çok yüksek meblağlar olması nedeniyle hiç bir şekilde hukuki yollara başvuramadığının, İnançlı işlem nedenine dayanarak davalı adına tescil edilen 7386/ 1230800 arsa payının olduğu Elit Konutları G 3 Blok 6. Kat 30 numaralı bağımsız bölüm mesken niteliğindeki taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, mümkün olmaması durumunda fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile inançlı işlem nedeniyle uğranılan zararın müştereken ve müteselsilen tazminini davaya konu gayrimenkulün 3. kişilere devrinin önlenmesi için tapu kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasın tapu kayıtlarına ilgili taşınmaz ile ilgili davalıdır şerhi düşürülmesini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davalı vekili ; Müvekkillerinden ...'ın adresinin Gaziantep ilinde diğer müvekkili ...'ın adresi ise İstanbul ilinde olduğunun, yargılama konusu dava davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerektiğinin, yetki itirazında bulunduklarının, yargılama konusu davada yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunun, usul ve yasaya aykırı davayı kabul etmediklerinin, davacı tarafın iddialarının ticari alışverişe dayandığının görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun, görev itirazında bulunduğunun, görevli ve yetkili mahkemenin ... .... .... Mahkemeleri olduğunun, görev itirazlarının kabul görmemesi halinde görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun görev ve yetki itirazında bulunduklarının, dosyaya inanç sözleşmesi veya başka bir ad altında herhangi bir sözleşme sunulmadığının, davacı tarafın gerçek olmayan soyut iddialar ile hakkı olmayan taşınmazda hak iddia ettiğinin, görevli ve yetkili mahkemede esas hakkında beyanda bulunma haklarının saklı tutulmak kaydı ile yargılama konusu usul ve yasaya aykırı olduğunun ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekili, dava dışı kişiler ile maden sahasının devri konusunda anlaştıklarını, dava dışı kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, müvekkili davacıya ek yükümlülükler getiren sözleşme imzalanarak zorunda bıraktığını, bu sözleşmenin imzalanabilmesi amacı ile ihtiyacı olan parayı davalı ...'den borç olarak istediğini, İbrahim Halil'in kendisinden nakit para almadığını bildirip, dayısının yardımcı olacağını söylediğini, dayıdan kastın diğer davalı ... olduğu, İzzettin aldığı borç para karşılığı davamıza konu olmayan senetler verdiğini, ayrıca inançlı işlem ile haricen satın aldıkları taşınmazı devir ettiklerini belirtip, tapu kaydının iptaline, mümkün olmaması halinde inançlı işlem nedeni ile uğradığı zararlarının davalılardan tahsiline, taşınmaz kötü niyetli kişilere devir edilir ya da edilmiş ise Yargıtay kararları dikkate alınıp taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bu da olmaz ise oluşan zararlarının bu kişilerden tahsiline, oluşan maddi zararlar ile taşınmaz kiraya verilerek gelir elde edilmiş ise bunların davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davalılar hakkında yapılan araştırma sonucu tacir oldukları, yine davacının tek pay sahibi olduğu şirketi olduğu, birden fazla şirket geliri bulunduğu için tarafların tacir oldukları gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi kararında da belirtildiği gibi, uyuşmazlık TTK'da düzenlenen bir kurumdan kaynaklanmadığı için uyuşmazlığın ticari dava ve görevli mahkemenin de Ticaret Mahkemesi olabilmesi için tarafların tacir olmaları yeterli olmayıp, aynı zamanda uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Asliye Hukuk Mahkemesi araştırma yazı cevaplarına göre tarafların tacir olduklarını kabul edip, bununla yetinerek uyuşmazlığın Ticari dava olduğuna karar vermiş ise de, tarafların tacir olması uyuşmazlığı tek başına ticari dava yapmaya yeterli olmayıp, uyuşmazlığın ilk zorunluluğun dışında ve onunla birlikte tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Somut olayda davacı bu davanın konusunu oluşturmayan maden ruhsatının alınabilmesi amacı ile davalılardan borç para almış, iddiasına göre de tapuda adına kayıtlı olmayıp, kayıt malikinden harici senet ile devir aldığı, geçersiz işleme konu taşınmazı aldığı borca karşılık inançlı işlem ile devir ettiğini belirtip, tapu iptali ve maddi tazminat istekli davayı açmıştır. Tarafları tacir kabul etsek dahi uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olmaması nedeni ile Ticaret Mahkemelerinin görevli olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı yasanın 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olduğundan göreve ilişkin dava şartı eksikliği dolayısıyla davanın USULDEN REDDİNE, Davanın görülmesinde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olup mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Taraflarca mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulması ve başvurunun esastan reddine karar verilmesi halinde kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın daha önce görevsizlik kararı veren... 30. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, Taraflarca görevsizlik kararına karşı kanun yoluna müracaat edilmeden kararın kesinleşmesi halinde dosyada daha önce... 30. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair, tarafların YOKLUĞUNDA, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) İKİ HAFTA içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/10/2024 Katip ... Hakim ... e - imzalıdır e - imzalıdır Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/719, K. 2024/714, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-719-e-2024-714-k-61e4dac7d31b