İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/185 E. 2022/327 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/185
Karar No
2022/327
Karar Tarihi

T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/185 Esas - 2022/327 T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/185 Esas KARAR NO : 2022/327 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2021 KARAR TARİHİ : 20/05/2022 KARAR YAZMA TARİHİ : 15/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ... Ortaklığı 25.03.2021 tarihli dava dilekçesinde; kendileri ile davalı ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. arasında 14.06.2018 tarihinde ...Güvenlik 5. Kısım TP Genel Müdürlüğü Gölbaşı Tesisleri Hizmet Alımına Ait Sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin 01.07.2018- 31.12.2018 tarihleri arasında Ortaklıklarının özel güvenlik hizmeti işlerini yürüttüğünü, Ortaklığa ait davalı firmanın güvenlik hizmetini sağladığı yerlerden biri olan Gölbaşı Tesisleri'nin Bakanlar Kurulu'nun 12.06.2017 tarih ve 2017/10472 sayılı kararıyla dava dışı TPIC'e devredildiğini, devirden sonra ...bünyesinde Gölbaşı tesislerinde çalışmış olan sekiz işçinin Ortaklık ve ...'e karşı ihbar tazminatı talebiyle... E. Sayılarına kayıtlı davalar açtıklarını, yerel mahkemenin davaların kabulüne karar verdiğini, ... ve ...'in müşterek ve mütesel sorumlu olduğuna hükmettiğini, yerel mahkeme kararına karşı ...ve Ortaklık tarafından istinaf başvurusu yapıldığını, bölge adliye mahkemesinin yerel mahkeme kararlarının hukuka uygun olduğundan bahisle istinaf başvurularını reddettiğini ve kararların miktar itibariyle kesinleştiğini, yerel mahkeme kararlarının kesinleşmesine binaen işçilerin vekili tarafından Ortaklık ile ...'e karşı ... 32. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5350 - 5351 - 5352 - 5353 - 5354 - 5355 - 5356 - 5357 sayılı dosyalarıyla ilamlı icra takipleri başlatıldığını, bu takipler neticesinde 21.07.2020 tarihinde Ortaklıkları tarafından Gelir Vergisi Kanunu'na 05.12.2019 tarihinde eklenen md. 94/3 hükmü gereğince ilam ve icra avukatlık vekalet ücretlerinden vergi tevkifatı yapılarak vergi tevkifatı miktarı olan 5.958,76 TL'nin ilgili vergi dairesine, 77.034,27 TL'nin icra müdürlüğünün hesabına yatırıldığını, Ortaklıkları tarafından 21.07.2020 tarihinde ödenen toplam miktarın 82.993,03 TL olduğunu, asıl işveren ile alt işverenin işçilere karşı sorumluluğunu düzenleyen İş Kanunu md. 2/6 hükmü uyarınca yerel mahkemenin ... ile ...'i işçilik alacaklarından birlikte sorumlu tuttuğunu, her ne kadar bu hüküm uyarınca işçilik alacaklarından asıl işveren ve alt işveren işçiye karşı müteselsil sorumlu olsa da bu sorumluluğun yalnızca işçiye karşı geçerli olduğunu, taraflar arasındaki iç ilişkide ise Borçlar Hukuk ve Sözleşmeler Hukuku kapsamında değerlendirilmesi gereken bir husus olduğunu, 6098 sayılı TBK'nın 167. Maddesinde müteselsil sorumluluk halinde iç ilişkide sorumluluğun kime ait olacağının taraflar arasında özgürce kararlaştırılabilecek bir husus olduğunun, kararlaştırılmadığı taktirde ise bu maddenin uygulama alanı bulacağının düzenlendiğini, Ortaklık ile davalı ...arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereği rücu mekanizmasının işletilmesi gerektiğini, hizmet alımı sözleşmesinin 36. Maddesinin 1. Bendinde her türlü işçilik alacaklarından ve bunlarla ilgili üçüncü kişilere yapılan ödemelerden davalı şirketin sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, teknik şartnamenin 9.15. maddesinde davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, Ortaklığın işbu sözleşme kapsamında işçilik alacaklarına dair ödeme yapması halinde iç ilişki itibariyle davalının bu ödemelerden sorumlu olacağını, ...'in dava dışı işçilerin son alt işvereni olması nedeniyle ihbar tazminatının tamamından ve takipler neticesinde ödenen tüm miktarlardan sorumlu olduğunu, Ortaklık tarafından yapılan ödemelerin tahsili amacıyla 20.08.2020 tarihinde iadeli taahhütlü resmi yazı gönderildiğini, ...'in bu yazı ile kendisine verilen süre içerisinde ödeme yapmaması üzerine kendileri tarafından ... 9. İcra Müdürlüğünün 2021/2443 sayılı dosyasıyla ...'e karşı icra takibi başlatıldığını, 82.993,03 TL ana para ve ödeme tarihi olan 21.07.2020 tarihinden takip tarihine kadar işleyen avans faizi (416,75) miktarı olan 8.112,28 TL'nin toplamıyla takip tutarının 91.105,31 TL olduğunu, davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, davalının işçilerin açtığı davalarda davalı ve icra takiplerinde de borçlu taraf olduğunu, işçilerin alacak miktarlarının da yargılama sonucunda belirlendiğini, dava konusunun likit olduğunu ve davalının borcun miktarını bildiğini, dolayısıyla davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, belirterek; ... sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine dava değerinin 420'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. 15.04.2021 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafça talep edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, itirazın iptali davalarının dayanağı olan takiple sıkı sıkıya bağlı olduğunu, davamın takibe bağlılığının alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğunu, somut olayda icra dosyasından gönderilen ödeme emrinde “Asıl Alacak 82.993,03 TL” olarak talep edilen alacağın hangi alacağa ilişkin olduğunun belirtilmediğini, davaya konu icra dosyasında da alacağa dayanak herhangi bir ek evrak bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, kendileri ile davacı taraf arasında 01.07.2018-31.12.2018 tarihlerini kapsayan Gölbaşı Tesisleri Hizmet Alımına Ait Sözleşmenin imzalandığını, kendilerinin sözleşmeden doğan yükükalerini eksiksiz yerine getirdiğini, belirtilen sürede özel güvenlik hizmeti işlerini yürüttüğünü, davacının dava dilekçesinde de belirtildiği gibi sözleşmeye konu Gölbaşı Tesisleri'nin Bakanlar Kurulu'nun 12.06.2017 tarih ve 2017/10472 sayılı kararı ile TPIC'e devredildiğini, yapılmış olan bu devir nedeniyle sekiz işçinin ihbar tazminatı talebi ile dava açtığını ve davaların kesinleşerek davacı tarafından ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerde kendilerinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kendileri ile davacı taraf arasında imzalanan sözleşmede ve ihale evraklarında Gölbaşı Tesisinin TPIC'e devredileceğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, yapılan devir işleminin tamamen kendi hakimiyetinde olduğunu ve bu nedenle ortaya çıkan zarardan kendilerini sorumlu tutmasının mümkün olmadığını, dava dışı işçilerin kıdem tazminatı ödemelerinin de davacı tarafından yapıldığını, kendilerinden kaynaklı olarak dava dışı işçilerin işine son verilmediğini, davacı tarafın kıdem tazminatını ödemesine rağmen ihbar tazminatını kendilerine rücu etmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, davacının kamunun verdiği gücü kullanarak keyfi hareket ettiğini ve kendilerini mağdur ettiğini, ... ... ... devredilmesinin kendilerinin bilgisi dahilinde olmadığını ve bu durumun kendilerine bildirilmediğini, davacı tarafın bu durumu bilmesine rağmen sözleşmede ve şartnamelerde bu durumu belirtmeyerek kötü niyetli davrandığını, matbu olarak hazırlanan genel işlem koşulları içeren müzakere edilmeyen ve müzakere edilme imkanı bulunmayan teknik şartname ve hizmet sozleşmelerınde işçiye yönelik haklardan kimin ne kadar sorumlu olacağının açıkça belirtilmediğini, aralarındaki sözleşmede ihbar tazminatından kimin sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığını, dava dışı işçiye ödenen ihbar tazminatının kendilerine rücu edilmesinin mümkün olmadığını, davacı kurumun ihaleleri başka şirketlere devretmesine rağmen aynı işçilerle çalışmalarına devam etmesinin yanı sıra bu İşçileri emir ve komutasını da yüklenmiş olmasının ihaleyi kazanan her şirketin davacı kurum ile asıl işveren alt işveren ilişkisi içerisinde olmadığının ispatı olduğunu, her işveren gibi kamu kuruluşlarının da işlerinin ya da işçilerinin bir bölümünü başka işverenlere devredebileceğini, böyle bir durumda işçi çalıştıran işverenin emir ve talimat verme hakkının tamamen kendisine ait olduğunu, aksi halde Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince alt işverenin işçilerin aslında asıl işveren işçisi olduğunu ve asıl işverenin bir takım mali yükümlülüklerinden kaçınmak amacı ile böyle bir yola gittiğinin kabul edildiğini, kendilerinin davacı taraf ile sadece 01.07.2018- 31.12.2018 tarihlerini kapsayan sözleşme imzaladığını ve işçilerle de bu tarihler esas alınarak belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle ihbar tazminatının ödenmemesi gerektiğini, faiz talebine ve faiz başlangıç talebine itiraz ettiklerini, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi gereğince davacı tarafından davalılara ait iş yerinde çalıştırılan dava dışı 8 işçinin ihbar tazminatı talebi ile açmış oldukları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarının icra yolu ile tahsiline girişilmesi üzerine davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarını davalıdan dava dışı işçileri çalıştırdığı dönem oranında rücuen tahsili için başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde çalıştırılan işçileri mahkemece hüküm altına alınan ve davacı tarafça ödemeleri yapılan işçilik alacaklarından sorumlu olup olmadığı, davacının davalının hizmet sağladığı tesisin bakanlık kurulu kararıyla TPICe devredilmesini, davalının sorumluluğu etkileyip etkilemeyeceği, davalının sorumlu olması halinde sorumlu olduğu miktarın tespiti, faizin oranı ve başlangıcına ilişkin olduğu tespit edildi. DELİLLER: ... Esas Sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, Alacaklısının davacı, Borçlusunun davalı olduğu, Alacaklı tarafından 82.993,03 TL asıl alacak, 8.112,28 TL işlemiş faiz toplamı 91.105,31 TL alacak üzerinden icra takibinde bulunulduğu, ödeme emrinin 11/03/2021 tarihinde tebliği üzerine, borçlu vekili tarafından 11/03/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi verilerek borçunun bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiği, davanın ve takibe itirazın yasal süresi içerisinde olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığa konu ... sayılı dosyaları dosyamıza kazandırılmıştır. İş Mahkemesi kararlarının infazına yönelik... sayılı dosyaları ve ödeme belgeleri ve davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgeler dosyamıza kazandırılmıştır. Davalı ile imzalanan sözleşme ve ekleri davacı vekili tarafından dosyamıza delil olarak sunulmuştur. Tüm deliller toplandıktan sonra dosya hesap uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi ... 03/12/2021 tarihli raporunda; davacı tarafından dava dışı işçiler için ödenen tutarı davalıdan rücuen talep edilebileceği; bu durumda, davacının dava dışı işçiye işçilik alacakları kalemleri olarak ödediği tutarların toplamı olan 82.993,03 TL'yi davalıdan tahsil edebileceği mütala edilmiştir. Taraf vekillerinin beyan ve itirazlarının karşılar nitelikte ek rapor hazırlanması için dosya yeniden hesap uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi Halit Bayır 18/04/2022 tarihli raporunda; davalının takdir sayın mahkemenizde olmak üzere aşağıda 82.993,03-TL'den sorumlu olabileceği, kök raporda tespit edilen alacak miktarını 82.993,03 TL olduğu ve ödeme tarihinin de 21.07.2020 olduğu gözetilerek, tarafların tacir olması sebebi ile 8.112,28-TL işlemiş avans faizi dahil olmak üzere 91.105,31-TL'den sorumlu olabileceği, davalı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi hususunda ise takdir yetkisi sayın mahkemenize ait olmak üzere 91.105,31-TL'ye dair %20 oranında icra inkar tazminatının 18.221,06-TL olabileceği mütala edilmiştir. Delillerin takdiri ve değerlendirilmesi mahkememize ait olmakla bilirkişi raporuna karşı itirazların reddine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı tarafından çalıştırılan işçiler yönünden, sorumlu oldukları tazminatın rücuen ödenmesi isteminde bulunmuş olup, Dava Hizmet Alım Sözleşmelerine istinaden açıldığından, iş alacaklarından sorumluluk hizmet alım sözleşmesi hükümleri çerçevesinde belirlenir, hizmet alım sözleşmesinde hüküm bulunmaması halinde İş hukuku mevzuatına göre yüklenici ve işveren işçiye karşı işçilik alacaklarından müteselsilen sorumludurlar. Ancak işçinin yüklenici işçisi olması nedeniyle işçilik alacaklarından hizmet sözleşmesi kapsamında nihai olarak yüklenici sorumludur. İş kanunda, alt işveren tarafından çalıştırılan işçiye karşı asıl işverenin de sorumlu kılınması, asıl işverenin iç ilişki açısından da, asıl sorumlu konuma geldiği şeklinde değerlendirilmez. Bu çerçevede davalı ile imzalanan sözleşmelerde, davalının İş hukuku mevzuatı uyarınca tam sorumlu olduğu dikkate alınmakla ve iş bu davalılarla akdedilen sözleşmelerde belirtildiği üzerine işçi alacaklarından alt işverenlerin sorumluluğu kararlaştırıldığından, davacı işçi alacakları çerçevesinde yapmış olduğu ödemeleri ödeme yapılan işçiyi çalıştıran alt işverenlerden, ihbar tazminatından son alt işveren sorumlu olacak şekilde, kıdem tazminatından ise çalıştırdıkları süreye isabet eden pay çerçevesinde ve diğer tazminat kalemleri yönünden ise kendi dönemleri ile sınırlı olarak alt işverenlere yaptığı ödeme tarihinden itibaren faizi ile rücu edebilir. Bu kapsamda bilirkişi raporunda yapılan ve mahkememizce davalının dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemlerde tam sorumlu olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre; Davanın kabulü ile; itirazın iptaline, takibin takibin 82.993,03 TL asıl alacak, 8.112,28 TL işlemiş faiz toplamı 91.105,31 TL üzerinden devamına, 82.993,03 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,75 oranını geçmemek üzere avans faizi işletilmesine ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davanın KABULÜ ile davalının... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 82.993,03 TL asıl alacak, 8.112,28 TL işlemiş faiz toplamı 91.105,31 TL üzerinden devamına, 82.993,03 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,75 oranını geçmemek üzere avans faizi işletilmesine, Davalı takibe haksız olarak itiraz ettiğinden takibin devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olmak üzere 18.221,06 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.223,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.100,33 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.123,07 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle, suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL zorunlu alabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 12.605,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 1.100,33 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 135,00 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 2.202,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nun 333 ve GAT'nin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2022

Atıf: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/185, K. 2022/327, T. 20.05.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-185-e-2022-327-k-d3781f3f0583