İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/682 E. 2025/685 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/682
Karar No
2025/685
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/682 Esas - 2025/685 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/682 Esas KARAR NO : 2025/685 HAKİM : ....... KATİP : ....... DAVACI : ....... VEKİLLERİ : Av. ....... Av. ....... Av. ....... Av. ....... Av. ....... DAVALI : ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04.10.2024 KARAR TARİHİ : 01.10.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03.10.2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine ....... E. sayılı dosyası ile, ....... E. sayılı icra dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takibi başlatıldığını, konu ilamsız icra takibinde ödeme emrine borçlu davalı tarafından 26.07.2024 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun, ... Şirketi yetkilisi olduğunu, konu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını, öncelikle ... Şirketi tarafından kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiğini, bu itibarla dilekçe ekinde sunulan kaçak elektrik tüketimi bedelinden davalı şirket yetkililerinin haksız fiil sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalı tarafın itirazının haksız olduğunu belirterek davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ....... E. sayılı dosyasına yapılan itirazının iptali ile takibin devamını, davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun ... Şirketi'nin doğal taş ebatlama fabrikasında kullanmış olduğu elektriğin kaçak elektrik tüketimi ile ilgili olduğu gözetildiğinde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, dava zamanaşımına uğradığından reddi gerektiğini, 7 yıl sonra şahsına yönelik icra takibi açılmış olmasının davacının kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde 30.06.2017-15.09.2017 tarihleri arasında kaçak elektrik kullanıldığı ve ...'ün borçlu olduğunun beyan edildiğini, ...'ün şirket ile hiçbir ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddini, icra takibi haksız ve kötüniyetli olduğundan tarafına %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava dışı ... Şirketi'nin kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirket ortağı davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Somut olayda, davaya konu icra takibine dayanak kaçak elektrik kullanımından dava dışı şirketin davalı ortağının sorumluluğu, özel hukuk tüzel kişilerinin haksız fiilleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceğinden temsile yetkili kişilerin şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu esasına dayandırılmıştır. Bir diğer ifadeyle dava, şirket ortağı davalının haksız fiiline dayandırılmış olup eldeki davada şirket tüzel kişiliği ise taraf değildir. Mevcut haliyle dava konusu uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Dolayısıyla, bu türden uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi ve ticaret mahkemesinde görülebilmesi için tarafların her ikisinin de tacir ve dava konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davacı taraf tüzel kişi tacir ise de, davalının tacir olup olmadığının tespit edilmesi gerekmekte olup dosya kapsamından davalının şirket ortağı olduğu tespit edilmiş ise de bir kişinin şirket ortağı veya yetkilisi olmasının tek başına tacir olmasını gerektirmeyeceği, (Emsal: ....... Dairesinin 30/09/2015 tarih ....... ve 27/03/2013 tarih ....... sayılı emsal kararları), dosyaya mübrez ...'nın 05.03.2025 tarihli müzekkere cevabından davalının tacir kaydının bulunmadığı, davalının UYAP üzerinden dosyaya kazandırılan ... dairesi kaydından ...'nde olan kaydının işi terk nedeniyle 30.11.2015 tarihinde kapandığı da dikkate alındığında davalının tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir (Emsal: ........'nin 21.06.2022 tarih ve....... sayılı, 11.06.2020 tarih ve ....... sayılı ilamları; ........'nin 19.02.2024 tarih ve ....... sayılı ve 11.11.2022 tarih ve ....... sayılı ilamları; ........'nin 24.11.2023 tarih ve .......sayılı ilamları; benzer şekilde ........'nin 11.07.2025 tarih ve ....... sayılı ilamı). HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın HMK 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının da istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, daha önce ....... Mahkemesi’nce de görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından dava dosyasının merci tayini için ....... Dairesi’ne gönderilmesine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme ile karar verildi. 01/10/2025 Katip ....... e-imzalıdır Hakim ....... e-imzalıdır

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/682, K. 2025/685, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-682-e-2025-685-k-ec9b8ee21a52