İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/828 E. 2025/66 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/828
- Karar No
- 2025/66
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/828 Esas - 2025/66 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/828 Esas KARAR NO : 2025/66 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI :...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av....... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 07/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ...... Esas sayılı dosyası ile 21/07/2023 düzenleme tarihli 300.000,00 TL bedelli, 04/08/2023 düzenleme tarihli 300.000,00 TL bedelli ve 28/07/2023 düzenleme tarihli 300.000,00 TL bedelli çek alacağı için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu icra takibine dayanak çeklerin üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığını, Çeklerin üzerinde davacıya ait olduğu iddia edilen 3 imza, birbiri ile örtüşmediğini, Yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde çek üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğu açıkça görüleceğini belirterek öncelikle teminatsız olarak veya davacının ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının borçlu olmadığının tespiti ile ...... Esas sayılı icra takibinin iptaline, davacının iş bu takip sebebiyle zor duruma düştüğünden dolayı adli yardım talebimizin kabulüne, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet, yetki, görev, derdestlik, kesin hüküm, hak düşürücü süre ve zamanaşımı gibi nedenlerden dolayı reddini talep ettiklerini, Davacı borçluya karşı ilamsız takip başlatıldığını, Davacı/ borçlu icra takibine itiraz etmediğini, davalı ile ödeme hususunda ödeme takvim ve ödeme miktarı hususunda anlaşmaya varmaya çalıştığını, davalı şirket yetkilileri de ödeme takvimi hususunda yarımcı olduklarını, davalıya defalarca taahhütler veren davacı borçlu taahhüdüne uymadığını, İcra işlemleri devam ederken de bu defa arabuluculuk aşamasını başlatarak; yine ödeme miktarı ve ödeme takvimi hususunda bir anlaşmaya varmaya çalıştığını, davacı borçlu olduğunu bilmekte ve kabul etmekte olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava takipten sonra açılan kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasıdır. ...... Esas sayılı takip dosyasında, davalı tarafından davacı aleyhine toplamda 900.000,00 TL asıl alacak, 378.085,00 TL işlemiş faiz üzerinden takip yapıldığı, takibe dayanağın ise mal satışına istinaden verilen çeklerin karşılığı üzerine çek bedellerinin iadesine yönelik ilamsız icra takibi olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davası, 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Bir başka anlatımla; kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (...... ). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Bu aşamada "ispat yükü" kavramına genel olarak değinilmelidir. Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir ve Türk Hukuk Lûgatında “kanıtlama, tanıtlama” olarak ifade edilmektedir (...... ).Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspatın konusu HMK'nın 187 nci maddesinin birinci fıkrasında "tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar" olarak açıklanmıştır. Kanun maddesinde zikredilen vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve ...... sayılı ...... İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı konusu TMK'nın “İspat yükü” başlıklı 6 ncı maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesine göre de “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Madde metninde geçen "karine" sözlük anlamıyla bilinen bir olgudan bilinmeyen bir olguyu anlamaya yarayan çıkarımlardır ve her şeyden önce süregiden hayat seyrini düzene koyan hukukta doğabilecek belirsizlikleri gidermek için kullanılırlar (...... ). İspat yüküyle ilgili olarak uyuşmazlıklarda belirsizliğin önüne geçmeye yarayan karinelerden biri de havale konusunda karşımıza çıkar. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, taraflar arasındaki ihtilaf, takibe dayanak yapılan çekler üzerindeki ciranta imzasının davacıya ait olup olmadığı ve menfi tespit talebinin yerindeliğine ilişkindir. Menfi tespit davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır, dosyanın incelenmesinde davacı iddiasının aksine takibin kambiyo senedinden kaynaklanmadığı, takibin davalı tarafından keşide edilen toplamda 900.000,00 TL bedelli çeklerin, ticari satımdan kaynaklı olarak verildiği ancak ürünlerin gönderilmemesi nedenine dayandığı gibi kambiyo takibi yapılmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve satım sözleşmesine konu mal ve hizmetin teslim edilip edilmediğinin incelenmesi gerektiği, salt ciranta imzasının incelenmesinin yargılamanın konusu olmadığı anlaşıldığından davanın reddi ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alınan 21.826,49 TL'den mahsubu ile bakiye 21.211,09 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ...... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 138.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/02/2025 Katip...... e-imzalı Hakim...... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.